bask ile cümle
bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Başkent tekrar tekrar bombalandı.The capital was bombed again and again.
Başka hiç kimse toplantıya gelmedi.No one else came to the meeting.
Bire karşı on o başkan seçilecek.Ten to one he will be elected chairman.
Yürütme komitesi onu şirketin başkanlığına atadı.The executive committee appointed him the president of the company.
İlk baskı on yıl önce yayınlandı.The first edition was published ten years ago.
İçecek başka bir şeyi yoktu.She had nothing else to drink.
Belediye başkanı ve eşi misafirler arasındaydı.Among the guests were the mayor and his wife.
Sen buna herhangi başka bir renkte sahip misin?Do you have this in any other colors?
Japonya'daki başka bir nehir Shinano'dan daha uzun değil.No other river in Japan is longer than the Shinano.
Shinano Japonya'daki başka herhangi bir nehirden daha uzundur.The Shinano is longer than any other river in Japan.
Yeni başkan ordu kurmak istiyor.The new president wants to build up the army.
Başkası konuşuyorken sözünü kesme.Do not interrupt when another is speaking.
Başkalarının hakkında kötü konuşarak bir şey kazanamazsın.You gain nothing by speaking ill of others.
Başkalarının talihsizliğini nakletmek istemiyorum.I wouldn't like to cash in on other people's misfortunes.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
Başkalarını rahatsız ettiklerini öğrendiklerinde yüksek sesle konuşuyorlardı..They are talking loudly when they know they are disturbing others.
Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.It's good to put yourself in someone else's place now and then.
Başkalarının yardımlarını beklememelisiniz.You should not expect the help of others.
Başkalarının sözünü kesmek kabalıktır.It is rude to interrupt others.
İnsan su baskınları ve yangınlar gibi felaketlerden korkar.Man fears disasters such as floods and fires.
Başkalarına gülmek iyi değildir.It is not good to laugh at others.
İnsanlar, Devlet Başkanı'nın imzasını almak için sıraya girdiler.The people were in a line to get the signature of the president.
Onlar onu ABD Başkanı seçtiler.They elected him President of the USA.
Sudan başka hiçbir şey görünmüyor?Nothing is to be seen but water.
Yüzmeyi ve basketbol oynamayı severim.I like swimming and playing basketball.
Birçok siyasetçi komite üzerine güçlü bir baskı uygulamıştır.Several politicians exerted strong pressure on the committee.
Dünyada Everest dağı kadar yüksek başka bir dağ yoktur.No other mountain in the world is so high as Mt. Everest.
Hükümet kamuoyu baskısına boyun eğmeyi reddediyor.The government refuses to bow to public pressure.
Vergi reformu için baskı artıyor.The pressure for tax reform is growing.
Koltuklar hazır oluncaya kadar bir süre beklemekten başka bir şey yapamayız.We can do nothing but wait for a while until the seats are available.
Geçen haftanın sağanak yağışları nedeniyle su baskınımız vardı.We had flooding because of last week's heavy rains.
Öğretmenimiz daha çok çalışmamız için baskı yaptı.Our teacher urged us to study harder.
Bayan Asada başkan atandı.Ms. Asada was appointed chairperson.
Hızlı bir karar için endişeli olduğundan, başkan bir oy için çağrıda bulundu.Anxious for a quick decision, the chairman called for a vote.
Sendika yüzde on oranında ücret zammı için baskı yapıyor.The union is pressing for a ten-percent pay hike.
Onların arkasından başkaları hakkında kötü şeyler söyleme!Don't say bad things about others behind their backs.
Başkan istifa etmek zorunda.The minister had to resign.
Başka bir işlem yapmak ister misiniz?Do you wish to make any other transaction?
Başka bir şey istedin mi?Did you want anything else?
Başka türlü düşünemiyorum.I can't think otherwise.
Başka bir şeye ihtiyacın var mı?Need anything else?
Başka bir şey var mı efendim?Anything else, sir?
Başka ne istiyorsun?What else do you want?
Başka bilgi eklemek istersen lütfen bize bildir.If you want to include other information, please let us know.
Başka seçeneğim yoktu.I had no other choice.
Ben başka bir şey yapmadan önce bu mektupla uğraşmak istiyorum.I want to deal with this letter before I do anything else.
Başka bir otel önerebilir miyim?May I recommend another hotel?
Başka bir otel tavsiye eder misiniz?Could you recommend another hotel?
Başkaları var mı?Do you have any others?
Başka bir tane gösterebilir misin?Could you show me another one?
Başkaları hakkında kötü konuşmamalısın.You should not speak ill of others.
Hataları için başkasını suçlama.Don't blame another for his faults.
Başka birini düşünemiyorum.I can't think of anybody else.
Başka birine sormak zorunda kalacaksın.You'll have to ask someone else.
Başka kimse yapamaz.Nobody else can.
Başka ülkelerin işgali utanç verici bir etkinliktir.The invasion of other countries is a shameful action.
Başkalarının hatalarından öğrenin.Learn from others' mistakes.
Başkalarının söyleyeceği ne olursa olsun, planı uygulamaya koymaya kararlıyım.I am determined to put the plan into practice no matter what others may say.
Başkalarına karşı nazik olmalısın.You must be kind to others.
Başkalarıyla sabırlı olmaya çalış.Try to be patient with others.