bask ile cümle

bask kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Kimin USA'nın başkanı seçileceğini düşünüyorsun?Who do you think will be elected president of the USA?
Yeni plana karşı çıkan başkaları var mı?Does anyone oppose the new plan?
Soruma başka kim cevap verebilir?Who else can answer my question?
Başka birisi cevap verebilir mi?Can anybody else answer?
Başka birinin elbiselerini giymeyi sevmem.I do not like wearing anybody else's clothes.
Başkasının elbiselerini giymeyi sevmem.I do not like wearing anybody else's clothes.
Öğrenmek bir şeydir, öğretmek başka bir şeydir.To know is one thing, to teach is another.
Öğrenmek bir şey, öğretmek tamamen bir başka şeydir.Knowing is one thing, teaching quite another.
Bilmek başka şey, yapmak başka şey.To know is one thing, and to do is another.
Bütün şehir hayrete düştü, belediye başkanı tutuklandı.To the astonishment of the whole city, the mayor was arrested.
Onu başka şekilde ifade edeyim.Let me rephrase it.
Onların başkenti yıllarca Cuzco idi.Their capital was Cuzco for many years.
Tokyo Japonya'nın başkentidir.Tokyo is the capital of Japan.
Tokyo Japonya'daki başka bir şehirden daha kalabalık.Tokyo is more populous than any other city in Japan.
Çalışmaktan başka alternatifimiz yok.We have no alternative but to work.
Japonya'da kendi biranı doldurmazsın; bunu başka biri senin için yapar.In Japan you don't pour your own beer; someone else does it for you.
Japonya'daki başka hiçbir nehir Shinano kadar uzun değildir.No other river in Japan is as long as the Shinano.
Japonya'da başka hiçbir göl Biwa gölü kadar büyük değildir.No other lake in Japan is as large as Lake Biwa.
Japonya'da başka hiçbir şehir Tokyo kadar büyük değildir.No other city in Japan is as large as Tokyo.
Japonya'da onun kadar sevilen başka hiçbir şarkıcı yok.No other singer in Japan is as popular as she.
Japonya'nın başkenti Tokyo'dur.The capital of Japan is Tokyo.
Japonya, dört büyük ada ve daha küçük birçok başka adadan oluşur.Japan consists of four main islands and many other smaller islands.
Yıkıcı bir deprem eyalet başkenti vurdu.A devastating earthquake hit the state capital.
Yıkıcı bir deprem eyaletin başkentini vurdu.A devastating earthquake hit the state capital.
O almak zorunda olduğu başka bir şey olmadığı için mağazadan ayrıldı.She left the store because she didn't have anything else that she had to buy.
İsyancılar başkentin kontrolünü ele geçirdiler.The rebels took control of the capital.
O, bir aptaldan başka bir şey değildir.He is anything but a fool.
O başka bir söz söyleyecek kadar yaşamadı.He didn't live to say another word.
O, başkan seçildi.He was elected chairman.
O dönünceye kadar onun için beklemekten başka yapacak bir şey yoktu.There was nothing for it but to wait till he came back.
Onun başka bir oğlu var.He has another son.
Bazı konularda çekingen olmasına rağmen, başkalarında çok cesurdu.Though timid in some respects, he was very bold in others.
Onun başkan olma kapasitesi yok.He doesn't have the capacity to be president.
Onun başka birine vermek için yeterli yiyeceği yoktu.He never had enough food to give to someone else.
Onun istediğini yapmaktan başka seçeneğim yoktu.I had no choice but to do what he asked.
Onun için üzülmekten başka bir şey yapamıyorum.I cannot but feel sorry for him.
Paris'e seyahatinin sebebi başkanla tanışmaktı.His object in traveling to Paris was to meet with the President.
Onun iyileşmesi mucizeden başka bir şey değildi.His recovery was nothing short of a miracle.
Onun erkek kardeşinin aklında bilgisayarlardan başka hiçbir şey yok.His brother has nothing but computers on his mind.
Onun planını kabul etmekten başka seçenek yoktur.There is no choice but to agree to his plan.
Ebeveynlerinden başka hiç kimse onu çok iyi tanımıyor.Apart from his parents, no one knows him very well.
O çok kibardır. Başkalarının hakkında asla kötü konuşmaz.He is very nice. He never speaks ill of others.
O, üç yıl başkan olarak görev yaptı.He served as chairman for three years.
Başkanlık için uygundur.He's eligible for the presidency.
Başka türlü yapamadım.I couldn't do otherwise.
O, Amerikan başkanlık adaylarından biri.He is one of the American presidential candidates.
O sürekli bir şey ya da başka bir şey hakkında şikayet ediyor.He complains about one thing or another all the time.
O her zaman başkalarını bir aptal yerine koyar.He always makes a fool of others.
O her zaman başkalarının hatalarını buluyor.He is always finding fault with others.
Daima başkalarında kusur buluyor.He is always finding fault with other people.
Daima başkalarında kusur bulur.He is always finding fault with other people.
O her zaman başkalarının iyi tarafını görmeye çalışır.He always tries to see the good in others.
O yalancıdan başka bir şey değil.He is nothing but a liar.
O, sınıfında başka bir öğrencinin çalıştığından daha çok çalışır.He studies harder than any other student does in his class.
O her zaman sınıfın başkanı olmuştur.He has always been at the head of the class.
Sınıfındaki başka bir çocuktan daha iyi tenis oynayabilir.He can play tennis better than any other boy in his class.
O, sınıfındaki başka bir çocuktan daha hızlı yüzebilir.He can swim faster than any other boy in his class.
O başka bir sınıf arkadaşı kadar hızlı koşar.He runs as fast as any other classmate.
Kulübün başkanı olmaya davet edildi.He was invited to be the chairman of the club.
O, bu şehirdeki herhangi başka birinden daha zengin.He is richer than anyone else in this town is.

İlgili Sayfalar