Burada küçük dişler var ama büyük dişler baskındır.Mam tu allel małych zębów, ale i tak duże zęby dominują.
Burada küçük dişler var ama büyük dişler baskındır.Tady jsou malé zuby, ale velké zuby dominují.
Burada küçük dişler var ama büyük dişler baskındır.Tuve un pequeños dientes aquí, pero dominan los dientes grandes.
Burada küçük dişler var ama büyük dişler baskındır.Тук имам малки зъби, но големите зъби са доминантни.
Burada küçük dişler var ama büyük dişler baskındır.لدى أسنان صغيرة ,لكن الأسنان الكبيرة سائدة
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Aici contravenția este malignă. Nu funcționează.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Aqui a violação é maligna. Não funciona.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Aquí la violación es maligna. No funciona.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Da ist die Störung bösartig. Es funktioniert nicht.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Deze inbreuk is kwaadaardig. Het werkt niet.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Ici, la transgression est maligne. Ça ne fonctionne pas.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.여기서 이 위반은 악한 것입니다. 이렇게 해서는 안되죠.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Ở đây sự vi phạm đã trở thành phỉ báng. Nó không phù hợp.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Qui la violazione è nociva. Non funziona.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.To poważne zakłócenie. Nie zadziała.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Zde je násilí škodlivé. Nefunguje to.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Η παραβίαση εκεί είναι κακόβουλη. Δε λειτουργεί.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Здесь нарушение вредное. Оно не работает.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.Тут паплюження згубне. Так воно не працює.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.אז כאן הפגיעה היא מזיקה. זה לא עובד.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.إذن الانتهاك هناك ضار. وغير مفيد.
Burada şiddet baskın geliyor.Yürümüyor.どんな場面でも面白いなどというものはありません
Bu sorunun püf noktası, önceki örneklerde de gördüğümüz gibi, hangi terimin baskın olduğudur.Kluczem do zrozumiena tego Jak i innych przykładów , jest zobaczenie Jakie warunki będą dominowac
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.C'est le manière agressive de penser aux débats.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Das ist die dominante Art, über Streitgespräche nachzudenken.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Đó là phương thức áp đảo khi suy nghĩ về lập luận.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.È il più diffuso fra i modi di pensare alle discussioni.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.E modul dominant de a concepe dezbaterea.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Es la forma dominante de pensar sobre los debates.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Ez az uralkodó felfogás a vitákról.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Het is de dominante manier van denken over discussies.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Itu adalah cara dominan untuk berpikir mengenai berdebat.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.이런 식의 사고가 논쟁에 대한 태도를 지배하고 있습니다.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.To dominujący sposób myślenia o kłótniach.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.To je dominantní způsob jakým o hádkách přemýšlíme.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Είναι ο κυρίαρχος τρόπος που σκεφτόμαστε γύρω από τα επιχειρήματα.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Вот что доминирует в нашем представлении о спорах.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.І так думає більшість людей.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.Този е доминиращият начин на мислене за споровете.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.זו הצורה הדומיננטית של החשיבה על ויכוחים.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.إنها الطريقة المهيمنة على التفكير بالجدل.
Bu tartışmalar hakkında düşünmenin baskın şeklidir.議論と聞いて思い浮かぶのは
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Dari ketiga hal itu, perdebatan sebagai perang adalah yang dominan.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.De discussie als oorlog is de dominante.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.De esos tres, el debate bélico es el dominante.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Dintre acestea, dezbaterea ca război e cea dominantă.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Di questi tre modelli, quello delle argomentazioni come atti di guerra è quello dominante.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Dominuje wśród nich kłótnia jako wojna.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Ebből a háromból a vita, mint harc az uralkodó.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.세 가지 중에서 전쟁으로써의 논쟁이 가장 지배적이죠.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Parmi ces trois, le débat comme un combat est celui qui domine.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Trong số ba hình mẫu này, các lập luận như chiến tranh là áp đảo hơn cả.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Von diesen dreien ist der Streit als Krieg das dominanteste.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Z těch tří je hádka jako válka ta dominantní.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Από τα τρία, το επιχείρημα ως σύρραξη/διαμάχη είναι αυτό που κυριαρχεί.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Доминирующей моделью является спор как война.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.Звичайно сварка переважає поміж трьох.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.От тях трите, спорът като война е доминиращият модел.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.מבין שלושתם, הוויכוח כקרב הוא השליט.
Bu üçü içinde savaşıyor gibi tartışmak baskın olandır.من بين هذه الثلاثة، المجادلة كحرب هو النموذج السائد.