Ana içeriğe geç
Sözlük

baskın ile cümle

baskın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Afrikanerler, Avrupa ve Amerika’dan farklı olarak baskın şekilde Hristiyan Kalvinistler’den oluşmaktadır.유럽이나 남미 기독교민주당들과 달리 미국처럼 개신교적 성향이 강하다.
Mart 1970'te Müfettiş Yardımcısı Seymour Pine, "Zodiac" ve "17 Barrow Street" barlarına baskın düzenledi.1970년 3월, 윤리감사심의관 세이모 파인(Seymour Pine)은 별자리와 17 바로우 길을 습격했다.
Salim (Cezmi Baskın): Mahallede kırtasiye dükkânı vardır.상가(商街): 가게가 모여 있는 길거리.
Tubnam bu baskın gününü şöyle anlatacaktı: " Hayatımda hiç böyle biɾ manzara görmedim.레논은 "전 그렇게 비가 심하게 오던 것을 본 적이 없었어요.
Hala epey küçük olan bu grup o zamanlar Fransız katolik topluluğuna şaşırtıcı baskınlar yapıyordu.הקבוצה הקטנה הזאת באותו זמן חלחלה באופן מפתיע לקהילה הצרפתית הקתולית באותו זמן.
12 Kasım Raw programında Lynch, SmackDown kadınlarını toplayarak Raw'a baskın yaptı.ב-12 בנובמבר בתוכנית Raw, לינץ' הובילה את מחלקת הנשים של סמאקדאון לפלישה לתוכנית Raw.
Baskın erkekler dişilerle çiftleşmeye hak kazanırlar."אני מצטערת שקראתי לך כלבה עם רווח בשיניים.
Aynı anda Kuzey Afrika'da da bir baskın gerçekleştirildi.באותה תקופה עבר מספר קרבות בצפון אפריקה.
Oyunlarında, dram ve trajedi baskındır.עכשיו, אחים, קחו לכם דרמה, טרגדיה מן החיים.
Bart'ın en baskın kişilik özellikleri yaramazlığı, asiliği ve otoriteye karşı saygısızlığıdır.תכונות האופי הבולטות ביותר באישיותו של בארט הן נטיותו למרדנות וחוסר הכבוד שלו לסמכות.
"Bâb-ı Âli Baskını: 100.ימי הביניים המוקדמים, עמ' 100.
Örgüt günümüzde Tokyo'da Yamaguçi-gumi'ye ait olmayan yerlere bile baskın yapıyor.כיום האזור נכלל בתוך מחוז אסוסה שמדינת בנישנגול-גומאז שבאתיופיה.
Ubıhlar yalnız geceleri sabaha yarım saat kaldığı zaman baskın yaparlardı.באותו לילה הם עצרו למנוחה במחצית הדרך.
İlk baskının edisyonu: 1972.הטבעת השנייה של העוצמה (1971).
23 Mart sabahında altı adrese baskın düzenlendi ve 8 kişi tutuklandı.ב-12 במרץ נעצרו ונחקרו שמונה אנשים.
Otel baskınında Suzi tarafından öldürüldü.נהרג במהלך הפריצה למלון סבוי בתל אביב.
Baskın olan genler genelde yabanıl genlerdir.אם נוצרים כלאיים הם בדרך כלל עקרים.
Bu baskının çevirmeni ise Hüsen Portakal'dır.התקן לשפה זו קרוי EMCAScript.
Baskında Nazım Paşa öldürüldü.הגנרל Dupuy, נרצח.
Minör gam a göre daha baskın tonlar hakimdir ve daha coşkuludur.לעומת טובי הנחוש, היא מקצועית ומפורסמת יותר.
Baskının hemen ardından İngiliz ve Fransız donanmaları Karadeniz'e girdiler.ועד מהרה הגיעו הכוחות האמריקנים והצרפתים למרסיי.
Victor 2 yıl sonra Tommy Vercetti'ye uyuşturucu satarken baskın sırasında öldürülmüştür.לאחר שנתיים נרצח על ידי טומי ורסטי (VICE CITY) לאחר שבגד בו.
EDonkey'in 2005 yılında kapanmasıyla eMule, eDony anahtar ağının baskın müşterisi oldu.С изключването на eDonkey през 2005 г. Emule става доминиращият клиент на мрежата eDonkey.
2006 yılında polis baskınları, ed2k sunucusunu ele geçirdi ve geçici olarak The Pirate Bay'ı devirdi.През 2006 г. полицейски акции свалят Razorback2 от eDonkey сървъра и временно свалят The Pirate Bay.
Dişiler genelde baskın ve sosyal açıdan hoşgörüsüzdür.Женските типично са доминантни и социално нетолерантни.
Baskın tür dişbudaktır (Fraxinus angustifolia).По-особена форма на стрептодермията е (angulus infectiosus s. impetigofissurica).
Bu dönem hiçbir önemli Slav baskınları gerçekleşmedi.Не са известни и големи набези на славяни в този период.
Ülkede, Ortodoks mezhebi Katolikliğe nazaran daha baskındır.В сравнение с католицизма, протестантството стои по-далеч от православието.
Baskında Nazım Paşa öldürüldü.Отец Вега е убит в тази битка.
Taşkın, su baskınlarına verilen addır.Остатъкът се изхвърля като отпадъчна вода.
Her iki canlının fenotipi baskın görünümlüdür.Окачването на всяка двойка е идивидуално, пружинно.
Şirvanşah Manuçehr'in saltanat yılları iç karışıklıklar, düşman baskınları ve taht entrikaları ile geçmiştir.Управлението на Сулейман е последвано от период на слаби императори, конфликти и размирици.
Bu durumda baskın olan el sağ veya sol el olabilir.Галопът може да бъде с ляв или с десен крак.
Toplumda hiçbir grup baskın olmamalıdır.Няма правила за пребиваване в групата.
Bunun bir sebebi de korsanların baskınlarıdır.Причината са пиратските нападения на илирийците.
Tropik palyaço balıklarında, bir gruptaki baskın birey dişi olurken diğerleri erildir.При тропичната риба клоун доминантният мъжки в групата става женска докато другите запазват пола си.
Barselona Olimpiyatlarında sergilediği baskın performansla çıktığı 15 karşılaşmayı da kazandı.Това е рекордно осмо участие на Барселона.
Sesliler, gürültüden daha fazla tonun baskın olduğu ünsüzlerdir.Съгласните, при които преобладава повече тон, отколкото шум, се наричат сонорни.
Gey barlarda sürekli polis baskınları yer alıyordu; ortalama ayda bir kez her bara bir baskın yapılırdı.Policijske racije u gejskim barovima bile su česte, u prosjeku jednom mjesečno po baru.
Gey bar baskınları Stonewall ayaklanmalarının ardından durmamıştı.Racije u gejskim barovima nisu se zaustavile nakon stonvolskih nereda.
Bununla birlikte devamlı polis baskınlarını önlemek için polise para öderlerdi.Ipak, mafija je također plaćala reket policiji da bi spriječili stalne racije.
Logan eve dönmeye karar verirken Munny ve Kid kovboyların çiftliğine baskına giderler.Munny ostaje za stolom dok Logan i Kid odlaze gore k prostitutkama.
Baskın, planlandığı şekilde olmadı.Racija nije išla predviđenim tijekom.
Bir önceki dönem olan Jura döneminin baskın florası, Kretase'nin sonlarına kadar baskın olmaya devam etmiştir.Živjeli su od razdoblja rane jure do kraja perioda krede.
Erikli Baskını Aydın'da bulunan İngiliz istihbarat subayı tarafından protesto edildi.UPA se iz praktičnih razloga podredila engleskoj obavještajnoj službi.
Ancak daha sonra Spetsnaz baskın düzenler.Kasnije zajedno osnivaju Loudness.
Sosyal baskınlık yönelimi, sosyal baskınlık kuramının bireysel tutumsal yönüdür.Zastupao je načelo ekonomskog izjednačavanja ljudi kao temelj društvene harmonije.
Cumhuriyetçilik klasik liberalizmin bir biçimiyle beraber baskın ideolojidir.Partija zastupa ideologiju klasičnog liberalizma.
Bar yönetimi, polis uyarılarından dolayı genellikle polis baskının yer alacağını biliyordu.Mnogi vlasnici barova znali su za racije unaprijed, zahvaljujući korupciji policije.
Aynı anda Kuzey Afrika'da da bir baskın gerçekleştirildi.Također je bio korišten u borbama u sjevernoj Africi.
Bu nedenle, dönem içerisinde Karahoca'daki en baskın kültür Çin kültürü olmuştur.Kr. kada je u njemu cvala Chavín kultura.
Beta dişisi; Baskın dişidir.Zubovići - Zubović.
Bastille baskınıIzvori baštine
Bu yaklaşık 10.000 evi şu baskınından korumak için yılda 8-12 defa indirilmektedir.Býva využívaná asi 8 až 12-krát ročne a chráni pred povodňami asi 10 000 obyvateľov.
Bu etkileşme tarzının bir oyunun parçası mı ya da bir baskınlık gösterisi mi olduğu bilinmemektedir.Nie je známe, či sú tieto dotyky časťou hry alebo vyjadrením dominancie.
Filmin baskın başrolünü yönetmen Demirkubuz üzerine almıştır.O nafilmovanie ho požiadal bývalý minister vnútra.
Ayrıca klasik fizik sıcaklık ve radyasyonun baskın frekansı arasındaki ilişkiyi açıklayamamıştır.Napriek tomu klasická fyzika nedokázala vysvetliť vzťah medzi teplotou a vyžarovaným svetlom.
Roussel bu baskından kaçmayı başardı.Rosalinde sa našťastie podarí uniknúť.
Buna çok kızan Alusian Delyan'a bir baskın vermiş ve onu yakalayıp gözlerini kör ettirip burnunu kestirmişti.Alusian dal Petrovi odseknúť nos a oslepil ho.
Artık genç erkeklerin baskınlığı yok.Ne bojimo se več žrtev...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod