basit ile cümle

basit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Değişiklik, Taraf Devletlerin basit çoğunluğuyla onaylanacaktır.Ändringsförslagen kan endast antas med absolut majoritet i kammaren.
En basit tanımıyla çevrim bir buhar üreteci, bir türbin, bir yoğunlaştırıcı ve bir pompadan oluşur.Hela processen består i sin enklaste form av en kompressor, en brännkammare och en turbin.
Anayasanın kabul edilmesi için basit oy çoğunluğuna ihtiyaç vardı.Där röstade en majoritet för fördraget.
Bu en basit ifadeyle bir cep telefonu arayüzü olabilir.Ett exempel på detta kan vara att slå ett telefonnummer.
En basit örneği dizi şifresidir.Det enklaste räknesättet är addition.
Kamuoyu hâlâ sadece basitçe şehirlerin yok edileceğini düşünüyor.Ursprungligen räknades endast städer som tätorter.
Basit aletler yapılmıştır.De är enkelt uppbyggda.
Astronomide birçok yıldız basitçe katalog numaraları ile adlandırılmaktadır.I astronomi hänvisar man till stjärnor med hjälp av deras katalognummer.
Fakat basit yapısı sebebiyle özelleştirilerek kullanılabilir.Den kan dock konstrueras med användning av Neusis konstruktion.
Avantajları; Çok basit.Svårighetsgrad: Mycket lätt.
Mikoyan'ın ölümünden sonra, tasarım bürosunun adı Mikoyan-Gurevichten basitçe Mikoyan olarak değiştirildi.Vid Mikojans död ströks Gurevitjs namn från byråns namn.
Bir alçak Dünya yörüngesi, yapay uydu konumlandırmak için en basit ve en ucuzudur.En låg omloppsbana är enklast och billigast för placering av satelliter.
Buralarda görülen davalar trafik cezaları, basit suçlar ve medeni konuları kapsar.De har det gemensamt att de kan döma i enklare civilmål och brottmål.
Basit sözcükler çekim eki almış halde olabilir.Might i frågor uttrycker försiktighet.
Bunlardan en basiti kuzey yarım kürede kutup yıldızının açısal yüksekliğini bulmaktır.Enklast är att mäta höjden för polstjärnan.
Aracın basit bir zırhı ulunmaktadır.Bilen hade en enkel öppen kaross.
Postfix hem emin hem de çabuk ve basitçe yönetmeklidir.Fördelar med Postfix är att den är snabb, säker, samt lätt att använda och konfigurera.
Basit meyveler bir çiçeğe ait bir tek ovaryumun gelişmesiyle meydana gelir.En äkta frukt har bildats enbart från en blommas fruktämne.
Teknikte iyi geliştirmeler elde edilmişti ve ekipmanlar basite indirgenmişti.Nackdelarna ansågs problematiska och tekniken lades ner.
Filmin geri kalanında ise daha basit bir makyaj kullanılıyordu.Under resten av framträdandet bar hon en kort glittrande klänning.
Vezikül veya koful (vaküol) gibi basit bölmeler başka zarlardan tomurcuklanarak meydana gelir.Liksom hos den andra arten i samma släkte finns en klaff (diastema) mellan överkäkens premolarer.
Bu biçim, sıklıkla bir rol yapma oyunu olarak basit bir biçimde atfedilir.Uppfattas ofta som ett väldigt starkt spel.
Bu teknik basitçe şu şekilde izah edilebilir.Vad teknologin beträffar skulle vi gott och väl kunna ha det så.
Bu, en basit anlamda buyruk kümesi mimarisine karar vermektir.Från minsta knapp till den hierarkiska ordningen.
Tabi bu yan etkilerden kaçınmak çok basittir.Det blir svårt att undvika känsliga områden.
İtiyadi suçlar basit itiyadi suçlar ve nitelikli itiyadi suçlar olmak üzere iki çeşittir.Det förbjuder två åtal för samma identiska brott.
Oyunun kuralları oldukça basit olmasına rağmen oynarken çok fazla uğraş gerektirir.Trots att reglerna är mycket enkla, kan spelet bli mycket svårt.
Ana madde: Eratosten kalburu Eratosthenes asal sayıları bulmak için basit bir algoritma geliştirmiştir.Eratosthenes såll är en enkel algoritm som uppfanns av greken Eratosthenes och används för att hitta primtal.
Basit evsizlerken birden çocuk sahibi olmanın bize büyük bir etkisi oldu.För enträget stillasittande gör att barnen blir rastlösa.
Bunun nasıl ortaya çıktığı için bir basit örnek verilebilir.Ett enkelt exempel kan åskådliggöra detta.
Bu bulmaca üç soruyla basitçe çözülebilir.Hakremmen kan justeras på tre punkter.
(Çarpanların asallığı AKS asallık testi ile, çarpımlarının N olduğunu da basitçe çarparak kontrol edilebilir.)(Det är dessutom ett vanligt skrivfel i handskrifterna att L förväxlas med H.)
Kullanıcı dostu ve basit kullanım.Material och användning.
Bu bir basitleştirmedir.Så de skapade ett enklare sätt.
Aslında dizaynı çok basitti.Konstruktionen hos dem var mycket enkel.
Ajan tabanlı modelleme fikri, ilk olarak 1940'ların sonunda oldukça basit bir kavram olarak geliştirildi.Den fjärde var en i slutet av 1930-talet ombyggd motordressin, som var ganska enkel.
Bu durumda bazı basit içtenlik simgeleri uygun olur.En del av dessa gamla vädermärken är sanna.
A 2: Kısa, basit notlar ve iletiler yazabilirim.Я можу писати прості короткі листи і повідомлення.
FreeRTOS işdüzenleyicisi küçük ve basit olacak şekilde tasarlanmıştır.FreeRTOS розроблялась як проста і легка система.
Bu nedenle, önemli bir düşünce, basit davranış kurallarının karmaşık davranışlar üretmesidir.Таким чином, ключовим поняттям є те, що прості правила поведінки генерують складну поведінку.
Bundan sonraki adım da çok basit.Наступний крок також давався не так просто.
F-4F Almanya için basitleştirilmiş F-4E ihraç modeli.F-4F - це спеціально розроблена модифікація F-4E для Німеччини.
Bükülme ile yerçekiminin, basit ve en doğal teorisi, Einstein Cartan teorisidir.Найпростішою та найбільш природною теорією гравітації з крученням є теорія Ейнштейна-Картана.
Necid'deki bütün önemli kentlerin her birine tek bir yargıcın var olmasını sağlayan basit bir sistem vardı.У Неджді існувала проста система окремих суддів у кожному з великих міст.
Burada basit bir örneği var.Ось тільки один приклад.
Konuyu basitleştirmiş.Простота пристрою.
Feynman ve Wheeler bu güçlüğün üstesinden basit bir şekilde geldiler.Фейнман та Вілер обійшли цю складність дуже простим шляхом.
Bir S-kutusu genellikle basitçe bitlerin bir yer değiştirmesi değildir.S-скрині це зазвичай не просто перестановка бітів.
A 2: Kısa ve basit metinleri okuyabilirim.Читання Я розумію дуже короткі прості тексти.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.Перевагою моделі Мура є спрощення поведінки.
Basit bir Arapça isim, verilmiş - orta - aile isiminden oluşur.Арабська назва країни, Міср (араб.
Basit bir forma sahiptir.Вона має прямокутну форму.
Coenler, basitçe sınıflandırılamayacak filmler yapmalarıyla tanınır.Брати Коен відомі тим, що робили фільми, які суперечать простій класифікації.
Basit bir köylü ka­dınıdır.Мабуть, він був простим селянином.
Yapılması da oldukça basittir.Зроблено це було дуже просто.
O anki gereksinime ya da çok bildik konulara ilişkin alanlarda basit sorular sorabilir ve cevap verebilirim.Я можу ставити прості запитання і відповідати на них в рамках відомих мені тем.
Bu sorun ise basit bir çözümle giderildi.Через ці розбіжності було зроблено просте рішення проблеми.
Fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır.Причина цього природного феномену пояснюється досить просто.
Bu basit çalışma kendi dönemi için yenilikçiydi.Навчальна програма була особливо інноваційною для свого часу.
Ev içi mobilyalar gayet basitti.Внутрішнє обладнання житла було скромним.

İlgili Sayfalar