basit ile cümle
basit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sorun ise basit bir çözümle giderildi.Ten trudny problem rozwiązano w prosty sposób.
Çekirdek ve örtü sıvısını ayırmanın kazanımları şunları içerir: Basitleştirilmiş yakıt işlemi.Korzyści wynikające z oddzielenia od siebie płynów rdzenia i płaszcza to: Uproszczone przetwarzanie paliwa.
Hiçbir şekilde basit göz (ocelli) yoktur ve ağzının bölümleri çiğnemek için uyarlanmıştır.Twarz jednego z nich nie została pokazana, siedział tyłem i bokiem do widza.
Aranjmanların çoğunda kompozisyonal yapı basitti.W większości układ kompozycyjny jest taki sam.
En basit şifreleme kipi elektronik kod defteri (ECB) kipidir.Pierwszy z nich to opisany powyżej prosty schemat elektronicznej książki kodowej(ECB).
Gelişmekte olan ülkelerde basit bir köy tuvaletinin maliyeti tipik olarak 25 ila 60 Amerikan Dolarıdır.W krajach rozwijających się koszt prostej latryny waha się od 25 do 60 USD.
En basitiyle; fiziksel engeller bakteri veya virüs gibi patojenlerin vücuda girmelerini engeller.Najprostsze są bariery fizyczne, które zapobiegają wejściu do ciała takim patogenom, jak bakterie czy wirusy.
Bir düğümden atalarına doğru giden tüm basit yollar aynı sayıda siyah düğüm içerir.Każda ścieżka z ustalonego węzła do liścia liczy tyle samo czarnych węzłów.
Metil alkol (metanol, karbinol) CH3OH, en basit yapılı alkol.Metanol, alkohol metylowy, CH3OH – organiczny związek chemiczny, najprostszy alkohol alifatyczny.
Bu bir basitleştirmedir.Jest to jednak uproszczenie.
İşletim sistemi basit ve alete özeldir.Układ elektryczny jest prostym i szczególnym przypadkiem.
Saf ve basit.”"Mocno i szczerze").
Her topolojik vektör uzayı basit bağlantılıdır.Dowolna grupa topologiczna jest przykładem przestrzeni jednostajnej.
İlk resim basit bir kompozisyona sahiptir ve koyu renklidir.Obraz pierwszy jest mroczny, a jego kompozycja prosta.
Plan aslında basit gibi görünmektedir.Wnętrze cechuje się prostotą.
26 Temmuz 2006'da Basit İngilizce Vikipedi sürümünün 10.000. maddesi oluşturuldu.26 lipca 2006 roku Wikipedia w języku Simple English przekroczyła liczbę 10 tysięcy artykułów.
Şifreler ya birebir aynı ya da basit bir yöntemle birbirine dönüştürülebilir olmalıdır.Zabawki mogą być układane raz za razem w podobny, zrytualizowany sposób.
Sahne basit bir merdiven ve iki adet platformdan oluşuyordu.Poza tym scena składa się z małych schodów oraz dwóch platform.
Basit bir arayüze sahiptir, .Ma prosty przebieg.
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.Urządzenie to jest równie proste co skuteczne.
Yapılması da oldukça basittir.Jest też bardzo łatwy w wykonaniu.
Ana madde: Eratosten kalburu Eratosthenes asal sayıları bulmak için basit bir algoritma geliştirmiştir.Eratostenes użył algorytmu nazwanego sitem Eratostenesa do szybkiego znajdowania liczb pierwszych.
Basit örmeklerin anlaşılması teorinin modern halinin kullanılmasıyla epey basitleşmiştir.Bardzo prosta konstrukcja świątyni sprawia, że wygląda ona nowocześnie.
Fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır.W konsekwencji modeli danego zjawiska jest tyle, ile samych zjawisk.
Kamuoyu hâlâ sadece basitçe şehirlerin yok edileceğini düşünüyor.Dla uproszczenia przyjmujemy, że w mieście znajdują się wyłącznie jego mieszkańcy.
Ancak bu açıklama fazla basitleştirilmiştir.Są to jednak zbytnie uproszczenia.
Kesin olan, basit olandır, karmaşık olan değil.Wybrano to, co łatwe, proste, nieskomplikowane.
Basit aletler yapılmıştır.Uproszczono konstrukcje.
Aslında, bu uydu, ABD'nin "basit uydusu" Vanguard'dan çok daha ağırdı.Chciał zobaczyć upadek Saddama nawet bardziej niż Amerykanie.”
Yapraklar basittir, almaşık veya karşılıklı dizilmiş olurlar.Na nim osadzone są cebule – pojedynczo lub (rzadziej) parami.
Karbon ile oksijenin oluşturduğu iki basit bileşik vardır: Karbon dioksit (CO2) ve karbon monoksit (CO).Najprostsze i spotykane powszechnie tlenki węgla to tlenek węgla (CO) i dwutlenek węgla (CO2).
Basit yön tuşları ile karakteri öncelikle WC'den dışarı çıkarıp arabadaki haritayı almak gerekmektedir.Próbki należy zebrać rano przed kąpielą i skorzystaniem z toalety.
Eğer bu ikisinin basit bir ortalaması alınırsa, bu ortalama 85% olarak bulunur.Unifikacja posunięta do tego stopnia, że 85% części było wspólnych dla tych modeli.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Związki te mogą być proste lub złożone.
Google Cardboard kulaklıkları basitdir, düşük maliyetli bileşenlerden oluşturulmuştur.Gogle wirtualnej rzeczywistości typu Google Cardboard tworzone są z prostych komponentów.
En basit tür üç düzeyli lazerdir.Najprostsza plecionka to warkocz z trzech nitek.
Savaş ilmi bir kişiyi basitçe saf diktatörlüğe yöneltir.Wiedzę o tej wojnie skryto przed zwykłymi ludźmi.
Yhprum kanunun basit bir özeti, "Çalışabilen her şey, çalışır." olarak da gösterilebilir.Może też mieć w sobie wbudowaną sugestię, wyrażoną wprost „Dasz sobie radę”.
Yapraklar basit veya lopludur.Szczecinki proste lub złożone.
Basit meyveler, kuru ve etli meyveler olmak üzere ikiye ayrılırlar.Owoce Torebki rozdzielające się na dwie części i zawierające liczne, drobne nasiona.
Komutanı Obi-Wan ile birbirlerine basit ve küçük şakalar yapmışlardır.Jedynie „Jewstafij” i „Goeben” nawzajem spowodowały sobie niewielkie uszkodzenia.
Köpek basit komutları fazla tekrara gerek bırakmadan kolayca öğrenebilir.Gąsienicojad reunioński może być trudny do zauważenia i łatwo przeoczony.
Çok basit ancak bir o kadarda kolay yön verme sağlar.Ale to zbyt podniecające, żeby ot tak po prostu wyjść.
Bu silah MP35'in basit sürümüydü.Pas - pas był podobny do pasa pistoletowego M1936.
Yaprakları her daim yeşil basit 15–35 cm uzunluğunda ve 6–16 cm genişliğindedir.Liście Wiecznie zielone, proste, umiejscowione skrętolegle, osiągające długość 15–35 cm i szerokość 6–16 cm.
En basit ürünler dahi ithal edilmek zorundaydı.Głównym produktem eksportowym był len.
Böylece basit bir reel yöney uzayının oluşumu gösterilebilir.Przedstawia w przystępny sposób realia podróży kosmicznych.
Deneysel fizikteki dersleri sırasında, en basit uygulama ekipmanını kullanmak bile neredeyse imkânsızdı.Najwłaściwszym było podczas pouczania zastosowanie stylu prostego.
Bütün sistem çok basittir ve dışarıda montajlanabilir.Konstrukcja jest bardzo lekka i umożliwia płynną jazdę po mieście.
Karışık stenografi sistemini basitleştirdi.Uproszczono konstrukcję widelca teleskopowego.
İşte Galois teorisinin basit bir özeti.Odwrotna hipoteza teorii Galois.
Bu bize Hubble’ın bulduğu basit formülü vermektedir.Detta ger det empiriska uttrycket som hittades av Hubble.
Windows Connect Now (WCN) ile Wi-Fi yapılandırmayı basitleştirmek.Windows Connect Now (WCN) för att förenkla Wi-Fi-inställningar.
Basit İYE’ler için, çocuklar genellikle üç günlük bir antibiyotik kullanımına yanıt verirler.För enkla UVI:er svarar barn ofta på en tredagarskur med antibiotika.
Navier-Stokes denklemleri daha sonra Euler denklemleri içine basitleştirmek.Navier-Stokes ekvationer förenklas därmed till Eulers ekvationer.
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.Gröna växtdelar äter de sällan och därför är deras mage relativt enkelt uppbyggd.
Ancak bu açıklama fazla basitleştirilmiştir.Denna beskrivning är förenklad.
Basit üstel büyüme olarak da bilinir.Fascinerande även för en vuxen.
Saf ve basit.”Lätt och lekande."
Onun basit saldırıları pek güçlü değildir ancak büyü saldırıları güçlüdür.Hon kämpar förtvivlat mot, men trolldomen är för stark.