basit ile cümle

basit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Basit Sesli harfler: Sessiz harfler:أحاديث أدبية: أصوات الصمت.
Necid'deki bütün önemli kentlerin her birine tek bir yargıcın var olmasını sağlayan basit bir sistem vardı.في نجد، كان هناك النظام البسيط المكون من قاضٍ واحد لكل مدينة أساسية.
Bu teknik basitçe şu şekilde izah edilebilir.كيف ذلك؟ هذا ما سنحاول ايضاحه بطريقة مبسطة في هذا المقال.
1650'den sonra plaka zırh, Dragonların kullandığı basit göğüs plakaları (gövde zırhı) haline gelmiştir.وبعد عام 1650، تراجع استخدام الدرع الصفيحية إلى درع الصدر البسيط (الدرع) التي كان يرتديها الفرسان.
Basit bir mantığa sahiptir.وتحمل معاني طبيعية فريدة.
Bu yalnızca basit bir sezgiyle kavranabilir.يمكن لأي أحد أن يكون بليغا عند الحديث عن أمر بسيط.
Anayasanın kabul edilmesi için basit oy çoğunluğuna ihtiyaç vardı.يجب أن ينتخب الرئيس بالأغلبية البسيطة من أصوات الناخبين.
Yapılandırmak için basit yazı dosyaları kullanır.تكوين باستخدام ملفات نصية بسيطة.
Bunlara ek olarak basit log kayıtlarının tutulması gerçek zamanlı eylemlerin hata ayıklamasında faydalı olur.ويمكن أن يحل احتفاظ الأطباء بسجلات صوتية محل الخدمات القانونية اللازمة لتجنب قضايا أخطاء الممارسة.
Dualizm basitçe, İmanı ve Aklı birbirlerinden koparır ve her ikisini farklı odalara yerleştirir.وينقسم الاتجاه العقلانى إلى وظيفتى التفكير والشعور وكليهما له اتجاهه الخاص.
Çoğu gaz normal atmosfer basıncı altında basitçe soğutularak sıvı haline getirilebilir.وكثير من الغازات يمكن تسييله تحت الضغط الجوي العادي بعملية تبريد بسيطة .
Bu basit program, birçok işe yarayabilir.بعض هذه الألائل قد تكون نافعة.
Bu etkiye verilecek en basit örnek tek eksenli eşyönsüz maddelerde görülür.يعني هذا أن الحدث الفريد من نوعه يحدث فقط في حالة صحة المعادلة أعلاه.
Sunucu adları, tek bir sözcük veya deyimden oluşan basit adlardan oluşturulabilir.قد تكون أسماء المضيفين أسماء بسيطة تتكون من كلمة أو عبارة واحدة ، أو قد تكون منظمة.
En basit ester H-COO-CH3'dür (metil format veya metil metanoat olarak adlandırılır).قاعدتها المترافقة هي أسيتات (CH3COO−).
Basit sözcükler çekim eki almış halde olabilir.وكل ما يمكن هو ابداء التعاطف فقط.
Oyunun kuralları oldukça basit olmasına rağmen oynarken çok fazla uğraş gerektirir.على الرغم من بساطة قواعد اللعبة فإن استراتيجيتها معقدة إلى درجة كبيرة.
Yaşam etkinlikleriyle ilişkili, ancak basitçe onun aynısı değildirler.Eles se relacionam com sua atividade de vida e não são simplesmente idênticos a ela.
Aksesuarlar ve özel efektler oldukça basit ve bütçeyle sınırlıydı.Acessórios e efeitos especiais foram simples e limitados ao orçamento.
Moore modelinin avantajı davranışın basitleşmesidir.A vantagem do modelo de Moore é a simplificação do comportamento.
Google Cardboard kulaklıkları basitdir, düşük maliyetli bileşenlerden oluşturulmuştur.Os headsets do Google Cardboard são construídos de forma simples, com componentes de baixo custo.
Bu öngörülerin yapılması sıradan değildir, basit sistemler için dahi.Fazer estas previsões não é trivial, mesmo para sistemas simples.
8 bitlik mikroişlemci etrafına kurulmuş basit bir sistem düşünelim.Consideremos um sistema simples construído sobre um microprocessador de 8-bit.
Yapraklar basit, alternat.Folhas simples, alternas.
En basit strateji basit olarak her hücrenin dışındaki ölü dizileri varsaymaktır.A estratégia mais simples é considerar que todas as células fora da grade estão mortas.
En basit vaka, SU(1), tek bir elementi olan trivial gruptur.O caso mais simples, SU(1), é um grupo trivial, tendo um único elemento.
İyi haberlerin vurgulanması için bir yöntem olarak basit bir logo kullanılması fikrini çıkarmıştır.Ele teve a ideia de um logótipo simples para ser utilizado como forma de destacar as boas notícias.
En basit faz diagramları bir maddenin örneğin suyun basınç-sıcaklık diagramlarıdır.Os mais simples diagramas de fase são diagramas pressão-temperatura de uma única substância, tais como a água.
İlk zamanlarda toner basit bir karbon tozuydu.Primeiramente era simplesmente pó de carbono.
Çoğunlukla Çinli köylüler ya da çiftçiler basit, mekanik olmayan tarım araçlara bağımlıdırlar.A maior parte dos camponeses e dos fazendeiros ainda é dependente de implementos agrícolas não-mecanizados.
Bu renksiz sıvı en basit organik nitril ve en yoğun kullanılan çözücüdür.Este líquido incolor é a mais simples nitrila orgânica.
Hopkins belirtilen sahneyi bitirdikten sonra, basitçe rolünü terk eder ve daha sonra onları hatırlamaz.Hopkins já disse que após terminar uma cena, ele simplesmente descarta as falas, não mais se recordando delas.
Burada basit bir örneği var.Um exemplo simples é o seguinte.
Bu program için basittir ama aktif bölge sınırı geçtiği zaman, yanlış sonuçlar gösterir.Isto é fácil de programar, mas leva a resultados imprecisos quando a área ativa atravessa este limite.
Kalıplar üzerine düşünülmüş güzelliğin bir formu olabilen basit kurallardan ortaya çıkar.Os padrões que emergem das regras simples pode ser considerado uma forma de beleza.
İşte Galois teorisinin basit bir özeti.Isto é o que diz a Teoria de Galois.
Basit 3-d spiraller için, üçüncü değişken, h (yükseklik) de θ açısının tekdüze bir sürekli fonksiyonudur.Para as espirais 3D simples, a terceira variável, h (altura), também é uma função contínua, monotônica, de θ.
Bu elemanlar basit veya istenildiği kadar karmaşık olabilir.As propostas podem ser simples ou complexas tanto quanto o necessário.
Bunlardan en basitleri kuşkusuz Cesàro toplamı ve Abel toplamıdır.Dois destes métodos mais simples são: soma de Cesàro e soma de Abel.
Özel birimsel grup SU(n) basit bağlantılıdır.O grupo SO(3) é simplesmente conectado.
“Basit” uzayzaman metriklerinde ışık konisi zamana doğru yönelmektedir.Em exemplos "simples" de métricas do espaço-tempo o cone de luz é dirigido para a frente no tempo.
Bu sayede basit sorulara evet-hayır karşılıkları verebilir.As respostas para essas perguntas são negativas.
Ancak bu açıklama fazla basitleştirilmiştir.Esta descrição é simplificada.
Avantajları; Çok basit.Dificuldade: Muito Fácil.
Örneğin,A + B = 4 denklemi basitçe B + A = 4 olur.Por exemplo, a equação A + B = 4 {\displaystyle A+B=4} torna-se simplesmente B + A = 4 {\displaystyle B+A=4} .
Eğer bu ikisinin basit bir ortalaması alınırsa, bu ortalama 85% olarak bulunur.Fazendo a média entre tais resultados obtidos, temos uma média de 85.
Schaunard ve Colline çok basit ve ucuz hazır yemekle dönerler.Chegam Schaunard e Colline trazendo comida.
Bu cisimlerin pek çoğu basit cüce galaksilerdır.Muitos desses objetos são simplesmente galáxias anãs próximas.
Dişli çark, bir basit makine örneğidir.O plano inclinado é um exemplo de máquina simples.
Hizmet tasarımında temel ilkesi "mümkün olduğunca basit, ama bundan daha tutunma" olmasıdır.Princípio da Eficiência: "Deve o Estado prestar seus serviços com a maior eficiência possível.
Yapısı çok basittir.É uma construção muito simples.
Bunlar basit yapılı ya da karmaşık olabilirler.Pode ser simples ou composta.
Orikayeşi Sanmayi Honsanmayi metodunun basitçe geliştirilmiş hâlidir.A jogabilidade de Master of Orion é bem simplificada.
Bazı karikatürler basit komedi veya popüler kültür referansı tarzındadır.Alguns são de um humor simples ou com referências a cultura pop.
Bir düğümden atalarına doğru giden tüm basit yollar aynı sayıda siyah düğüm içerir.Todo caminho de um dado nó para qualquer de seus nós folhas descendentes contem o mesmo número de nós pretos.
Örneğin basit bir yazılım takvimi Unix'te sadece aylık veya yıllık takvim çıkartan cal komutudur.cal é um comando dos sistemas operacionais unix-like que imprime um calendário ASCII do mês ou do ano dado.
Süreç oldukça basittir.O processo é bem simples.
Tarihyazımı, basit haliyle, tarihin yazılış biçimidir.A historiografia, de maneira restrita, é a maneira pela qual a história foi escrita.
En basit ürünler dahi ithal edilmek zorundaydı.Todos os restantes bens alimentares tiveram que ser importados.
Ohm yasası, devre teorisinin basit bir yasasıdır.A Lei de Ohm é uma lei básica da teoria do circuito.

İlgili Sayfalar