Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.저는 간단하게 나무가지 끝자락 위를 묶었습니다.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.Pur şi simplu am prins capătul unei pensule de o ramură.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım. Rüzgarın gelmesini ve tuvale değmesini bekledim.Przywiązałam do gałązki pędzel, trzymając płótno czekałam na wiatr.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.Sidoin oksan päähän pensselin.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.Simplemente até una brocha a una rama.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.Tôi đơn giản chỉ buộc một đầu cây cọ vẽ vào một cành cây nhỏ.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.Πολύ απλά, έδεσα ένα πινέλο σ' ένα βλαστό.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.Просто завързах края на четка към вейка.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.Я просто прив'язала кінець пензлика до гілки.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.Я просто привязала конец кисти к ветке.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.אני רק חיברתי קצה של מברשת לענפים.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.لقد قمت ببساطة بوصل نهاية فرشاة الى غصين.
Basitçe bir dalın üzerine fırçanın arkasını bağladım.風を待ち、カンバスを保持しました
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Anda mengambil proton ini dan Anda menabraknya dengan elektron.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Brało się proton i uderzało w niego elektronem.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Devi solo prendere un protone, e lo scolpisci rapidamente con un elettrone.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Egyszerűen veszi az ember a protont, melyet igazán élesen megüt egy elektronnal.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Je neemt het proton en je knalt er een elektron tegen aan.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.단순하게 양성자를 취해서 전자로 그것을 매우 빠르게 때리는 겁니다.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Luai pur şi simplu protonul şi îl loveai într-adevăr puternic de un electron.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Man nahm einfach das Proton und schoss scharf mit einem Elektron darauf.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Man tar helt enkelt protonen, och träffar den väldigt skarpt med en elektron.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Simplemente se toma un protón y se golpea fuertemente con un electrón.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Simplesmente pega-se no protão, e acerta-se nele mesmo em cheio com um eletrão.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Vous prenez simplement le proton, et vous le heurtez à très grande vitesse avec un électron.
Basitçe şarkı söyleyerek.Simplemente a través del canto.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Παίρνεις απλώς το πρωτόνιο και το χτυπάς με μεγάλη ακρίβεια με ένα ηλεκτρόνιο.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Взимаш протона и го сблъскваш много силно с един електрон.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Ви просто берете протон і різко зіштовхуєте його з електроном.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.Просто берёте протон и сильно ударяете его электроном.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.אתה פשוט לוקח פרוטון, ואתה פוגע בו בעוצמתיות עם אלטרון.
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.حيث يؤخذ البروتون ويتم ضربه بالكترون بقوة
Basitçe bir protonu alırsınız, ve ona hızla bir elektron çarptırırsınız.電子で鋭くたたくのです ファインマン・ダイアグラムはこのような現象の解析用です
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.En clair, à ce stade, vous êtes en danger.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.Enkelt i denna status, så är vi i en farlig skede.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.In poche parole, in questo stato, ci troviamo in un campo pericoloso.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.Nói ngắn gọn, Ở tình trạng này, công ty đang gặp nguy hiểm.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.Pe scurt, in conditia asta, ne aflam intr-o faza periculoasa.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.Secara sederhana, Dalam keadaan ini, kita ada dalam tingkat yang membahayakan.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.Simpel gezegd, in deze staat, zijn we in een gevaarlijke stadium.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.Να το θέσω απλά, σε αυτή την κατάσταση, βρισκόμαστε σε επικίνδυνο στάδιο.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.Проще говоря, на данный момент мы в опасном положении.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.,במילים אחרות
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.ببساطة ، ولكن في هذه الحالة ، أنت في مرحلة خطيرة.
Basitçe,... ...bu durumda, tehlikeli bir devredeyiz.この会社は危機的状況にある それに加えて 新しいゲームの発売も無くなり 我が社は薄氷の上に居る
Basitçe bu mümkün değildir.Ce n'est simplement pas possible.
Basitçe bu mümkün değildir.Đơn giản là không thể.
Basitçe bu mümkün değildir.Es algo simplemente imposible.
Basitçe bu mümkün değildir.Es ist einfach nicht möglich.
Basitçe bu mümkün değildir.Het is gewoon niet mogelijk.
Basitçe bu mümkün değildir.Itu tidak mungkin.
Basitçe bu mümkün değildir.그냥 불가능합니다.
Basitçe bu mümkün değildir.Non era possibile.
Basitçe bu mümkün değildir.Pur și simplu nu ar fi fost posibil.
Basitçe bu mümkün değildir.To po prostu niemożliwe.
Basitçe bu mümkün değildir.Απλά δεν ήταν δυνατό.
Basitçe bu mümkün değildir.Просто не е възможно.
Basitçe bu mümkün değildir.Это просто невозможно.
Basitçe bu mümkün değildir.זה פשוט בלתי-אפשרי.
Basitçe bu mümkün değildir.هذا وببساطة، غير ممكن.