Basitçe bu mümkün değildir.以上が構成要素です
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerine"Als je een 'Wat is mijn saldo' aanmaakt"
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineAnda tentunya tidak mau. Saya berkata, "Jika Anda membuat, kenyataannya, "beritahu saldo saya."
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineBien. Simplemente no lo harías. Dije, "si haces, de hecho, 'muéstrame mi balance'.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineDet skulle du helt enkelt inte. Jag sade, "Om ni istället skapar 'visa mitt saldo.'
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineJedoducho nebudete. Povedal som "Ak skutočne spravíte 'ukážte mi zostatok'
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineJe leur ai dit "Si vous faites en sorte que le 'donnez-moi mon solde'
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerine"만약 잔고를 알려달라고 하는 것을,
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineMan tut es einfach nicht. Ich sagte: "Wenn Sie das in 'Zeig mir meinen Kontostand an.' ändern,
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineProstě to dělat nebudete. Řekl jsem:
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerinePur şi simplu nu aţi face asta. Le-am spus:
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineSå jeg sagde:
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineSemplicemente non lo fate.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerine"Umieszczając tylko link do stanu rachunku, dacie im wybór, zamiast przymusu.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineΤους είπα, "Αν φτιάξετε την επιλογή, "Δείξε μου το υπόλοιπό μου".
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineПросто недейте.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineאו לפחות יכול להודות שהוא כל כך אנאלי עד כדי כך שיעשה את זה.
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineلقد قلت،" إذا جعلتم "أطلعني على رصيدي"
Basitçe bunu yapmazsınız. " Ekran açılır açılmaz bakiyenin gözükmesi yerineデフォルトではなく選択肢にすれば
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Jste jednoduše tady - uvnitř kterého pro vás všechno toto vyvstává, včetně pocitu duchovnosti.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Olet yksinkertaisesti tässä, missä kaikki joka nousee sinusta, mukaanlukien henkisyyden tunne.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Tu sei semplicemente quì, e tutto sta manifestandosi per te, incluso il senso della spiritualità.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Wat een vreemd iets, dat ik gewoon bén.
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.Вы просто Здесь, внутри которого все, что для вас проявляется, включая чувство "духовности"...
Basitçe buradasın işte, her şey senin için doğuyor, ruhsallığın hissi de dahil.אתם פשוט כאן במקום שבו הכל מופיע בשבילכם כולל תחושת הרוחניות,
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Básicamente se reduce a la planta de energía nuclear de Bushehr y a la planta de enriquecimiento de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Ca se réduit en gros à la centrale nucléaire de Bushehr et à l'usine d'enrichissement d'uranium de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.De fapt se reduce la centrala nucleară Bushehr și la instalația de îmbogățirea a uraniului din Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Det kan faktisk koges ned til Bushehr atomkraftværket og til brændselsberigelsesfabrikken i Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Det kokar praktiskt taget ned till Bushehrs kärnkraftverk och Natanz bränsleanriktningsfabrik.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Im Grunde läuft es hinaus auf das Buschehr Atomkraftwerk und auf die Urananreicherungsanlage in Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Kemungkinannya tinggal PLTN Bushehr dan pusat pengayaan Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.기본적으로 부시르 핵발전소와 나탄즈 연료 농축 공장으로 압축시킬 수 있습니다.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Natanz 燃料濃縮プラントに 落ち着きます。 それで、アシスタントに言いました、
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Praktycznie wszystko ogranicza się do elektrowni atomowej w Buszehr i ośrodka wzbogacania paliwa w Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Praticamente ci si riduce alla centrale elettrica di Bushehr e alla centrale di arricchimento di Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Resume-se apenas à central nuclear de Bushehr e à central de enriquecimento de combustíveis de Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Rõ ràng chỉ có nhà máy điện hạt nhân Bushehr và cơ sở làm giàu thanh nhiên liệu Natanz.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Tulajdonképpen csak a bushehri atomerőműről és a natanzi üzemanyagdúsítóról lehet szó.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.В кінці-кінців все зводиться до атомної електростанції в Бушері та до заводу по збагаченню урану в Натанзі.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.Всё сводится в итоге к ядерной электростанции в Бушере и к заводу по обогащению урана в Натанзе.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.По същество това се свежда до атомната електроцентрала Бушер и до завода в Натанц за горивно обогатяване.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.זה בעיקרון מצטמצם לכור הגרעיני בבושהר ולמפעל העשרת הדלק הגרעיני בנתנז.
Basitçe Bushehr nükleer güç tesisi ve Natanz yakıt zenginleştirme tesisi arasında kaldık.وفي النهاية قلصت الاهداف المحتملة الى مجمع بوشهر النووي ومركز تخصيب اليورانيوم في " نتناز "
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Alapjában véve egy jelentős demográfiai esemény zajlik.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Básicamente, hay un evento demográfico importantísimo llevándose a cabo.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Bon, il se passe quelque chose de majeur démographiquement parlant.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Bρισκόμαστε σε μια περίοδο μεγάλων δημογραφικών αλλαγών.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Derzeit, machen wir eine riesige demografische Verwandlung durch.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.En stor demografisk händelse är på gång.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Er is een grote demografische omwenteling bezig.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Está a dar-se uma grande mudança demográfica.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Există un eveniment demografic major ce se desfăşoară acum.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Faktisk er der en kæmpe demografisk begivenhed igang.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Jesteśmy świadkami ważnego procesu demograficznego.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Nhìn chung có một hiện tượng về nhân khẩu đang diễn ra.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Pada dasarnya, ada peristiwa demografis besar yang sedang terjadi.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Právě dochází k zásadní demografické změně.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.Sostanzialmente, sta avvenendo una rivoluzione demografica.
Basitçe, büyük bir demografik olay süre geliyor.V bistvu, se odvija velik demografski dogodek.