Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.E se vocês simplesmente mostrarem estas figuras a alguém, eles vão dizer que são pessoas muito atraentes.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.I jeśli po prostu pokaże się ludziom te zdjęcia, powiedzą, że to są całkiem atrakcyjni ludzie.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Jos näitä kuvia näyttää ihmisille, he sanovat näiden olevan melko hyvännäköisiä.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.만약에 이 사진들을 다른사람들에게 보여준다면 그들이 꽤 매력적인 사람들이라고 말할것입니다
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Och om man helt enkelt visar folk dessa bilder, sägs det att de är rätt så attraktiva personer.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Og hvis man bare viser disse billeder til mennesker, siger de at dette er nogenlunde attraktive mennesker.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Se vi limitate a mostrare alla gente queste immagini, vi diranno che sono persone piuttosto attraenti.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Si uno les muestra a las personas estas imágenes dirán que son personas bastante atractivas.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Si vous montrez simplement ces photos à des gens, ils diront que ces personnes sont très attrayantes.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Wenn man den Leuten einfach diese Bilder zeigt, sagen sie, das seien ganz attraktive Menschen.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Και αν απλά δείξετε στους ανθρώπους αυτές τις φωτογραφίες, θα πουν πως είναι αρκετά ελκυστικοί άνθρωποι.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Если просто показать людям эти картинки, они скажут, что это довольно привлекательные люди.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.И ако просто покажете на хората тези снимки, те ще кажат, те това са доста привлекателни хора.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.Якщо ви просто покажете аудиторії ці зображення, вони скажуть, що це вельми привабливі люди.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.ואם פשוט תראו לאנשים את התמונות הללו, הם יאמרו כי אלו אנשים מושכים למדי.
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.واذا عرضت للناس هذه الصور سوف يقولون انها صور لاشخاص جذابون
Ve eğer bu fotoğrafları insanlara basitçe gösterdiyseniz bunların bir hayli çekici kişiler olduğunu söylerler.なかなか魅力的だと言います でもどのくらい魅力的に感じるか
Ve gidiyorlar. Buradasın, basitçe.És ki van Ez-en kívül, aki ismerheti?
Ve gidiyorlar. Buradasın, basitçe.Вы просто здесь.
Ve nasıl tamamen temizleneceğimi öğrendim. Bu basitçe sık sık soluk almak demek.Und dann lernte ich zu purgieren, was so viel ist wie hyperventilieren.
Ve onlara - 68 farklı değere yönelik soru verdim ve basitçe fikirlerini sordum.그리고 아이들에게 물었습니다. 68 개의 서로 다른 가치 지향적인 문제들을 주고 그들의 의견을 간단히 물었지요.
Ve onlara - 68 farklı değere yönelik soru verdim ve basitçe fikirlerini sordum.Dal jsem jim asi 68 různých otázek o hodnotách a jednoduše se zeptal na jejich názory.
Ve onlara - 68 farklı değere yönelik soru verdim ve basitçe fikirlerini sordum.Ho posto loro 68 domande riguardanti dei valori, e chiesto loro di esprimere il loro parere.
Ve onlara - 68 farklı değere yönelik soru verdim ve basitçe fikirlerini sordum.Zadałem im 68 pytań na temat systemu wartości i zwyczajnie zapytałem o ich opinię.
Ve onlara - 68 farklı değere yönelik soru verdim ve basitçe fikirlerini sordum.שאלתי אותם -- נתתי להם כ-68 שאלות שונות הקשורות בערכים ושאלתי אותם לדעתם.
Ve onlara - 68 farklı değere yönelik soru verdim ve basitçe fikirlerini sordum.ولقد سألتهم -- طرحت عليهم حوالي 68 سؤالاً مختلفاً موجّه المنحى وسألتهم ببساطة عن آرائهم.
Ve onlara - 68 farklı değere yönelik soru verdim ve basitçe fikirlerini sordum.簡単に意識調査を行ないました 回答例は 「はい」「いいえ」「わかりません」です
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.제 생각에는 CEO가 근본적으로 의미의 중요성을 이해하지 못하고 있는 것 같았습니다.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Cred că directorul n-a înțeles importanța semnificației muncii.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Dan saya pikir CEO tadi pada dasarnya tidak memahami pentingnya makna.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.De CEO begreep het belang van betekenis niet.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.E credo che l'amministratore delegato non ha capito l'importanza del senso.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.És azt hiszem, hogy a vezérigazgató nem értette meg a jelentés fontosságát.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Et je pense que le PDG n'a tout simplement pas compris l'importance donnée au sens.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Já si myslím, že tento ředitel prostě nerozuměl důležitosti smyslu.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Myślę, że dyrektor generalny po prostu nie doceniał wagi znaczenia.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Och jag tror att VD:n helt enkelt inte förstod vikten av meningsfullhet.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Og jeg tror den administrerende direktør dybest set ikke forstod betydningen af mening.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Penso que o diretor executivo, basicamente, não entendeu a importância do sentido.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Und ich denke, dass der Geschäftsführer im Grunde nicht verstanden hat, wie wichtig Sinn ist.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Và tôi nghĩ rằng vị giám đốc điều hành về cơ bản không hiểu được tầm quan trọng của ý nghĩa.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Y creo básicamente que el presidente no entendió la importancia de lo que tiene sentido.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Και νομίζω ότι ο Διευθύνων Σύμβουλος δεν κατάλαβε πόσο σημαντικό είναι το νόημα.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.И вярвам, че директорът не е разбрал важността на значимостта.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.И я подумал, что директор просто не понимает важности смысла.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.Я гадаю, що директор не зрозумів, наскільки важлива змістовність.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.ואני חושב שהמנכ"ל בעצם לא הבין את חשיבותה של המשמעות.
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.وأنا أظنّ أنّ الرئيس التنفيذي لم يدرك أساساً أهميّة المضمون .
Ve sanırım CEO basitçe anlamın önemini anlamamıştı.もし先ほどの実験結果を予測した人たち同様
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.A trepanação é simplesmente cortar um buraco no crânio.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.E la trapanazione consiste semplicemente nel fare un buco nel cranio.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.천공술은 간단히 말하면 두개골에 구멍을 내는 것을 말하죠.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.La trépanation consiste simplement à percer un trou dans le crâne.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.Trepanace je jednoduše vytvoření díry do lebky.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.Trepanacja to po prostu wycięcie dziury w czaszce.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.Trepanația este doar tăierea unei găuri în craniu.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.Trepanatie is eenvoudig: een gat maken in de schedel.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.Und Trepanation heißt im Grunde nur, ein Loch in den Schädel zu fräsen.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.Y la trepanación es simplemente hacer un hoyo en el cráneo.
Ve trepanasyon, basitçe kafatasında sadece bir delik açmak demektir.Ο τρυπανισμός είναι απλά η δημιουργία μιας τρύπας στο κρανίο.