Kongre basitçe sınai üretimdeki süreçleri akıl etmişti. Sonuç olarak -Il Congresso che lo approvò si riferiva chiaramente ai processi di fabricazione industriale.
Kongre basitçe sınai üretimdeki süreçleri akıl etmişti.Webbink:
Koşunun konularına çevre, göğüs kanseri, Lübnan sevgisi, barış ya da basitçe koşmak dahildi.Biegaliśmy już dla środowiska, dla osób z rakiem piersi, dla Libanu, dla pokoju i dla samego biegania.
Koşunun konularına çevre, göğüs kanseri, Lübnan sevgisi, barış ya da basitçe koşmak dahildi.Temaer har inkluderet løb for miljøet, brystkræft, af kærlighed til Libanon, for fred, eller bare for at løbe.
Koşunun konularına çevre, göğüs kanseri, Lübnan sevgisi, barış ya da basitçe koşmak dahildi.Тематиката на маратона включва: околна среда, рак на гърдата, любов към Ливан, мир, или просто бягане.
Lübnan sevgisi, barış ya da basitçe koşmak dahildi.레바논에 대한 애정, 평화, 혹은 그저 달리기를 좋아하는 마음. 이 모든 것을 주제로하여 달려왔습니다.
Lübnan sevgisi, barış ya da basitçe koşmak dahildi.le cancer du sein, l'amour du Liban, la paix, ou tout simplement pour le plaisir de courir.
Lübnan sevgisi, barış ya da basitçe koşmak dahildi.למען סרטן השד, אוהבי לבנון, למען השלום, או פשוט לרוץ.
Lübnan sevgisi, barış ya da basitçe koşmak dahildi.سرطان الثدي، حب لبنان، السلام، أو فقط ببساطة للجري.
Lübnan sevgisi, barış ya da basitçe koşmak dahildi.そしてただ走るため 地域で唯一の 女性の権利のための定期レースは
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.パソコンの上に落としてやれば 続きを大きなパソコンでやることができます (拍手)
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.여기에 제 자리로 돌아와서 제가 정리했던 내용을 제 데스크탑으로 집어 옮길 수 있습니다. 바로 컴퓨터에서 활용 할 수 있도록 말입니다.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.Po návratu ke stolu můžu přenést kus informace opět do počítače a využít klasický počítač.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.W domu mogę podnieść informacje i wrzucić na pulpit, żeby pracować dalej na dużym komputerze.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.Когда я приближаюсь к своему компьютеру, я могу вернуть эту информацию на монитор.
Masama geri gelince bu bilgiyi basitçe masaüstüme geri atabiliyorum ki tam-boy bilgisayarımı kullanabileyim.عندما أعود الى مكتبي بإمكاني إدخال هذه المعلومات... في حاسوبي على المكتب وبهذا أتمكن من استخدام حاسوبي كله.
Mevcut pazarda işimiz basitçe yıldan yıla... ...iyi bir icra ile rakiplerin pazar paylarını çalmaktır.그럴 경우, 기존 시장에서 여러분이 할 일은 한 해 한 해 경영을 해가면서 기존 기업들의 지분을 뻿어오는 겁니다
Mevcut pazarda işimiz basitçe yıldan yıla... ...iyi bir icra ile rakiplerin pazar paylarını çalmaktır.وظيفتنا في السوق القائمة، عامًا بعد عام إن التزمنا بالتنفيذ الصحيح، هو أخذ حصة من شاغليها.
Mevcut pazarda işimiz basitçe yıldan yıla... ...iyi bir icra ile rakiplerin pazar paylarını çalmaktır.既存の市場占有者のシェアを奪うことです だから既存市場の売上グラフは文字通り シェアを表すものです
Moskova'daki bir meslektaşı, basitçe şöyle demektedir,동료의 전화를 받았습니다.
Moskova'daki bir meslektaşı, basitçe şöyle demektedir,מקולגה במוסקבה שאמר לו,
Moskova'daki bir meslektaşı, basitçe şöyle demektedir,من زميل في موسكو يسأل بشكل أساسي،
Moskova'daki bir meslektaşı, basitçe şöyle demektedir,「やあ、ウラジミールだ 誰がロンドンの
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,A abordagem de engenharia diz apenas:
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,Abordarea inginereasca spune doar
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,A mérnöki módszer azt mondja:
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,De ontwerp-aanpak houdt in:
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,Der Ingenieurs-Ansatz sagt einfach nur
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,El enfoque de la ingeniería simplemente dice,
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,기계적인 접근을 간단하게 말하자면
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,L'approccio ingegneristico dice semplicemente
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,L'approche de l'ingénierie dit tout simplement:
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,Pendekatan rekayasa hanya mengatakan,
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,Phương thức công nghệ nói rằng,
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,Η μηχανική προσέγγιση απλά λέει
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,Инженеринговият подход казва просто:
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,הגישה ההנדסית אומרת בפשטות,
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,إلّا أنّ المنظور الهندسي يرى ببساطة،
Mühendislik yaklaşımı basitçe şunu söyler,「あらゆる種類のダメージを 定期的に修復しましょう
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Eftersom man kan inte bara ge den typen av energi och lägga ned den tiden om du verkligen inte bryr dig.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Hiszen egyszerűen nem fektetnéd bele azt a fajta energiát és időt, ha nem számítana igazán!
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Je besteedt dat soort van energie en tijd niet als je er niet echt om geeft.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Karena Anda tidak akan mengeluarkan energi dan waktu sebanyak itu jika Anda tidak peduli.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.왜냐하면, 만약 여러분이 별 관심이 없다면 그런 에너지와 시간을 쏟겠냐는 것이지요. 그리고 또 우리는
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Parce que vous ne dévouerez pas ce genre d'énergie et de temps si vous ne vous sentez pas concerné.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Pentru că n-ai depune atâta efort şi timp dacă nu ţi-ar păsa.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Perché non si investe tutta quell'energia e quel tempo se non per qualcosa a cui si tiene davvero.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Porque uno simplemente no invierte tanta energía y tiempo si realmente no le importa.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Protože prostě nemůžete obětovat tolik energie a času, pokud je vám to jedno.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Weil man einfach nicht diese Art von Energie und Zeit aufbringt, wenn es einen nicht wirklich kümmert.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Γιατί πολύ απλά δεν αφιερώνεις τόση ενέργεια και χρόνο αν δεν σε νοιάζει.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.Защото просто няма да отдадете цялата тази енергия и време, ако не искате.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.כי אף אחד לא ישקיע אנרגיה וזמן כאלה אלא אם באמת אכפת לו.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.لأنك ببساطة لن تلتزم بهذا النوع من الطاقة والوقت إذا لم تهتم حقًّا.
Nedeni ise basitçe şu ki, böylesine bir enerji ve zamanınızı gerçekten umursamadığınız birine harcamazsınız.割けるものでしょうか それは同時に 我々が考えを切り替える必要があることを意味している
Oh anlıyorum. Problemi çok basitçe çözmüş.Ben bile anlayabiliyorum.아... 그렇구나.
Öncelik, kategori veya tarih gibi özellikleri, basitçe üzerine sağ tıklayarak düzenleyebileceğinizi...To-Do リストで優先度、カテゴリ、締切などのプロパティの上で右クリックすると、それらを素早く編集することができます。
Onlar çok basitçe şeyler yapıyorlardı.Apa yang mereka lakukan lebih sederhana.
Onlar çok basitçe şeyler yapıyorlardı.Ei făceau ceva mult mai simplu.
Onlar çok basitçe şeyler yapıyorlardı.Estaban haciendo algo mucho más simple.