bas ile cümle

bas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Oraya tek başına gitmeni istemiyorum.I don't like your going there by yourself.
Sonunda başarısız oldum.I failed after all.
Kan basıncım düşük.I have low blood pressure.
Öğleden sonra 4.00'te stadyuma geldim ama maç zaten başlamıştı.I arrived at the stadium at 4:00 p.m., but the game had already started.
Gitmekten başka seçeneğim yoktu.I had no choice but to go.
Şimdi hafif bir baş ağrım var.I have a slight headache now.
Ben sadece başlıyorum.I'm just beginning.
Bugün kötü bir baş ağrım var.I have a bad headache today.
Bugün başvuru formumu patrona verecektim ama o erken davrandı.I was going to hand in my application form to the boss today, but he beat me to the punch.
Bu akşam başlıyorum.I am starting this evening.
Başım belada.I am in trouble.
İlk başta gergindim ama yavaş yavaş daha rahatladım.I was nervous at first, but gradually got more relaxed.
İlk başta onu anlayamadım.I couldn't understand him at first.
İlk başta onu tanıyamadım.I couldn't recognize her at first.
Ben geçen yıl yelken açmaya başladım.I started sailing last year.
Ben seni iş başında görmek için geldim.I have come to see you on business.
Yirmi yıldan daha fazla bir süredir belediye başkanıyla tanışıyoruz..I have been acquainted with the mayor for more than twenty years.
Belediye başkanı için koştum.I ran for the mayor.
Başımla düşünüyorum.I think with my head.
Onun adını şimdi benden başka hatırlayan var mıdır, şüpheliyim.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Onun adını şu an benden başka hatırlayan olduğunu sanmıyorum.I doubt if anyone even remembers his name now, except for me.
Başımın üstünde durmaya çalıştım.I tried standing on my head.
Sınavda başarısız oldum.I failed the exam.
Bir bursa başvuracağım.I am going to apply for a scholarship.
Benim her zaman başım belada.I am forever in trouble.
İşi tek başıma bitirmek istiyorum.I want to finish the work on my own.
İşi kendi başıma bitirmek istiyorum.I want to finish the work on my own.
Problemi kendi başıma çözeceğim.I'm going to work out the problem by myself.
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.
Odayı baştan aşağı temizleyeceğim.I will sweep out my room.
Operasyonun başarılı olduğunu bilmek beni rahatlattı.I was relieved to know that the operation was a success.
Başımı salladım.I shook my head.
Dağın tepesine ulaşmayı başardım.I succeeded in reaching the top of the mountain.
Düzeltmek için masayı baş aşağı çevirdim.I turned the table upside down to fix it.
Ben başlayacağım.I'm going to start.
Ben başlamaya hazırım.I am ready to start.
Ben gülme arzumu bastıramadım.I could not subdue the desire to laugh.
Onun ağladığını fark ettiğimde yemek yemeye başladım.I had hardly started to eat when I noticed that she was crying.
Yıllar önce golf oynamaya başladım.I began playing golf years ago.
Başarılı olmak niyetindeydim.I intended to have succeeded.
Çok az bir başarı ümidim var.There is little hope of my success.
Elimden geleni yaptım, yine de başarısız oldum.I tried my best, only to fail again.
Oğlumun resitaldeki başarısından çok mutluyum.I am very happy about my son's success in his recital.
Ben başka bir şey yapamam.I can't do anything else.
Ben onu herhangi başka adamdan daha içten seviyorum.I love him more deeply than any other man.
Başka gezegende hayat hayal edemiyorum.I can't imagine life on another planet.
Başkalarına karşı nazik olmayı zor buldum.I found it difficult to be kind to others.
Başkalarının önünde gülünmeye katlanamam.I can't stand being laughed at in front of others.
Başkanlığa aday olmaktan vazgeçtim.I gave up running for president.
Küçük kız beni başıyla kibarca selamladı.The little girl made a polite bow to me.
Başkan olarak uzun yıllar geçirdim, zamanın geldiğini hissettiğim için istifa ettim.I've spent so many years as chairman that I feel it's time I stepped down.
Hemen başladık, aksi halde onu kaybetmiş oluruz.We started at once, otherwise we would have missed him.
Baş ağrısından hastalandım.I've been down with a headache.
Kabul ettiğimi göstermek için başımı salladım.I nodded to show that I agreed.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
Tek başıma yürüdüm.I walked alone.
Problemi tek başıma çözeceğim.I am going to work out the problem by myself.
Fuarda görevli olmak için başvuruda bulundum.I applied to be an attendant at the exposition.
Ben onun başarısından eminim.I'm sure of his success.
Nihayet onun aklı başına geldiğini gördüğüme sevindim.I was glad to see that he finally came to his senses.

İlgili Sayfalar