bas ile cümle
bas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Başınız belada olduğu zaman, bana güvenebilirsiniz.When you are in trouble, you can count on me.
Başım dertte iken amcam bana iyi bir tavsiye verdi.My uncle gave me some good advice when I was in trouble.
O, başı belaya girdiğinde yardım için ebeveynlerine döndü.When he got into trouble, he turned to his parents for help.
Başka bir dünya savaşı asla olmasın!May there never be another world war!
En kötü dost ve düşman, ölümden başkası değildir.The worst friend and enemy is but Death.
Bugünlerde birçok yaşlı insan kendi başına yaşıyor.These days many old people live by themselves.
Bir kadının tek başına seyahat etmesi günümüzde normaldir.Nowadays it is not unusual for a woman to travel alone.
Son zamanlarda yeni bir iş başlattı.Recently he launched a new business.
Sonunda başaracaksın.You will succeed in the end.
Nihai karar başkana kalır.The final decision rests with the president.
İlk başta, testte başarısız oldum.At first, I failed the test.
İlk başta, kendi başıma yüzemedim.At first, I could not swim by myself.
İlk başta sahne korkum vardı, ama çabucak atlattım.I had stage fright at first, but I got over it quickly.
İnsanlar ilk başta Anne Teresa'ya karşıydı ama o asla pes etmedi.People were against Mother Teresa at first, but she never gave up.
Başında başlayalım.Let's begin at the beginning.
Başlangıçta stajyerler bu şirkette sakardılar.At first, the trainees were awkward in his company.
Çorbayla başladık.We began with the soup.
İlk başta onu sevmedim ama şimdi seviyorum.I didn't like her at first, but now I do.
Başlangıçta, çok hızlı konuştukları zaman insanları zorlukla anlardım.At first, I had difficulty understanding people when they spoke too fast.
İlk baskı makinesi Gutenberg tarafından icat edilmiştir.The first printing machine was invented by Gutenberg.
İlk başta, ne yapacağımı bilmiyordum.At first, I didn't know what to do.
Başlangıçta yeni ortamımla baş etmeyi zor buldum.Initially I found it difficult to deal with my new environment.
İlk başta onun dediğini anlamadım.At first, I couldn't understand what he said.
Başta onu sevmemiştim ama şimdi seviyorum.At first I didn't like him, but I do now.
Başta ona inanmadım.I didn't believe him at first.
İlk başta onun ne söylediğini anlayamadım.At first, I couldn't make out what he was saying.
İlk başta, Meg vatan hasreti çekti.At first, Meg was homesick.
En başta gitar çalamıyordum.At first, I couldn't play the guitar.
Ben elimden gelenin en iyisini yapmış olsaydım, başarabilirdim.Had I done my best, I might have succeeded.
Elinden geleni yap ve başarılı ol.Do your best, and you will succeed.
Elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, başarılı olursunuz.If you do your best, you will succeed.
Biz nükleer kriz ile başa çıkmak için mümkün olan tüm çabaları harcıyoruz.We are making all efforts possible to deal with the nuclear crisis.
Karısı onu terk ettikten sonra içmeye başladı.He took to drinking after his wife left him.
Aklı başında adam yıkılmaz.You can't keep a good man down.
Karakterli insan başarısız olmaz.You can't keep a good man down.
Kaynaklar tükenmeye başlıyor.The supplies are beginning to give out.
Yazarlar genellikle bir sözlüğe başvururlar.Writers often refer to a dictionary.
Dün başıma gelen her şeyi sana söyleyemem.I cannot tell you everything that happened to me yesterday.
Başkan tarafından yapılan konuşma taraftarlarını mutlu etti.The speech made by the president yesterday delighted his supporters.
Dün berbat bir baş ağrım vardı. Bulunmama nedenim oydu.I had a bad headache yesterday. That was why I was absent.
Geçen yıl, Tom final sınavlarının ikisinde başarısız oldu.Last year, he failed two of his final examinations.
Dün akşam televizyonda başkanın konuşmasını dinledik.Yesterday evening we heard the President talk on television.
Dün gece TV'nin önünde uyuklamaya başladım.Last night I began to nod off in front of the TV.
Dün gece bu mahallede bir yangın başladı.A fire broke out in this neighborhood last night.
Dün gece polisi aramaktan başka seçeneğimiz yoktu.We had no choice but to call the police last night.
Bir dağ yangını başladı ve ormanı yaktı.A mountain fire broke out and burnt the forest.
İşin geri kalanını başka bir zaman yapacağım.I'll do the rest of the work another time.
Biz, başvurunuzun kabul edilmediğini üzülerek bildiririz.We regret that your application has not been accepted.
İş gittikçe zorlaşmaya başlar.The work begins to get more difficult.
İş o kadar başarılıydı ki, onun şimdi hala hali vakti yerinde.The business was so successful that he is still well off now.
İşine başlamadan önce kafanı topla.Collect your thoughts before you begin your work.
İşine nasıl başlayacağı konusunda bir fikri yoktu.She had no idea how to set about her work.
Bir iş başvurusu yapıyorum.I'm applying for a job.
İşe başlayalım, değil mi?Let's get down to business, shall we?
Bu işteki başarımız senin gayretine bağlı.Our success in this work depends on your efforts.
İş her zaman dokuzda başlamaz.Work doesn't always begin at nine.
Haftamıza başlayalım.Let us start our week.
İşimi kaybedersem tasarruflarıma başvurabilirim.I can fall back on my savings if I lose my job.
Görevi başardın mı?Did you accomplish the task?
O bir iş aramaya başladı.He began to look for a job.