bas ile cümle
bas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
"Belediye başkanlığı seçimi hakkında ne düşünüyorsun?" "Bilmiyorum.""What do you think of the election for mayor?" "I don't know."
"Başka bir şey var mıydı?" "Yok, bu kadar.""Anything else?" "No, that's all."
"Bitirdin mi?" "Aksine, yeni başlıyorum.""Have you finished it?" "On the contrary, I'm just starting."
Patronu gerçeği öğrendiğinde, yalan onun başını derde soktu.The lie got him in trouble when his boss found out the truth.
Patronu gerçeği öğrendiğinde yalan onun başını belaya soktu.The lie got him in trouble when his boss found out the truth.
Başkalarıyla konuşurken, kollarınız çaprazlama bağlı şekilde onu yapıyorsunuz.When you talk to others, you're doing it with your arms crossed.
Başka bir deyişle, sağduyudan şüphe etmelisin.In other words, you should doubt common sense.
Bu civardaki en başarılı askerin adını biliyor musun?Do you know the name of the most successful military man from this area?
Sen bir baş belasısın.You are a troublemaker.
Asla güce baş vurmamalısın.You must never resort to force.
Senden başka hiç kimse beni mutlu edemez.Nobody but you can make me happy.
Kalabalık başkanı uğurlamak için hava alanında toplandı.The crowd gathered at the airport to see the President off.
Kalabalık kapıya doğru bastırdı.The crowd pressed toward the gate.
Silahlı kuvvetler bütün bölgeyi ele geçirmede başarılıydı.The armed forces succeeded in occupying the entire territory.
Askerler Yunanistan'a ayak bastı.The troops landed in Greece.
Askerler kısa sürede isyanı bastırdı.The troops soon put down the rebellion.
Her ne zaman başım dertte olsa erkek kardeşim hâlâ beni destekler.My brother still stands by me whenever I am in trouble.
Top şimdi başkasında.Now the shoe is on the other foot.
Keiko, sınıf başkanıdır.Keiko is at the head of her class.
Odanın ortasındaki dansçı başlamak için hazır.The dancer in the middle of the room is ready to begin.
Bu floresan lamba titreşmeye başlıyor. Onu değiştirmemiz gerekecek.This fluorescent lamp is starting to flicker. We'll have to replace it.
Polis cinayet davasını incelemeye başladı.The police started to look into the murder case.
Polis konuyu incelemeye başladı.The police began to look into the matter.
Polis yasadışı parkta sıkı önleme başladı.The police began a crackdown on illegal parking.
Polis ülke çapında yüzlerce uyuşturucu baskınları yaptı.The police have made hundreds of drug busts across the country.
Polis cinayetle ilgili herhangi bir yeni kanıt bulmakta başarısız oldu.Police have failed to turn up any new evidence about the murder.
Polis arabanın sahibini bulmayı başardı.The police managed to track down the owner of the car.
Polis suçlu için ülke çapında bir ava başladı.The police have started a nationwide hunt for the criminal.
Polis isyanla başa çıkmak için hemen harekete geçti.The police took immediate action to deal with the riot.
Polislerin görev başında içmelerine izin verilmez.The police aren't allowed to drink on duty.
Oyun tam zamanında başladı.The play began exactly on time.
Çekim yaklaşık öğleyin başladı.The shooting started around noon.
Şiddetli fırtınalarla baş etmeye hazır olmalıyız.We have to be prepared to cope with violent storms.
Başkalarının hakkında asla kötü konuşma.Never speak ill of others.
Başkaları hakkında asla kötü konuşma.Never speak ill of others.
O sonunda başarısız olacak.She will fail eventually.
Sağlığın bir basınç ölçeri olarak kan basıncı önemlidir.Blood pressure is important as a barometer of health.
Kan basıncım 155'e 105.My blood pressure is 155 over 105.
Sen yaşına bakılmaksızın bir fiziksel uygunluk testi için başvuruda bulunabilirsin.You can apply for a physical fitness test regardless of your age.
Sağlık başarı için önemli bir koşuldur.Health is an important condition of success.
İyi sağlık başka herhangi bir şeyden daha değerlidir.Good health is more valuable than anything else.
Denetim oldukça baştan savmaydı.The inspection was quite perfunctory.
Köpek ona doğru uzandığımı görüp havlamaya başladı.The dog, seeing me beyond his reach, began barking.
Eğitim oturumunun 16:00'da başlaması planlandı.The training session is scheduled to begin at 4 p.m.
Sınavı çok başarılı bir biçimde geçtim.I passed the test with flying colors.
Gözün görebildiği kadar okyanustan başka hiçbir şey yoktu.There was nothing but the ocean as far as the eye could see.
Gözün görebildiği kadarıyla sudan başka bir şey yoktu.There was nothing but water as far as the eye could see.
Bay Suzuki, eski bir Başbakan, komitenin başkanı olacak.Mr Suzuki, who is a former Prime Minister, will be chairman of the committee.
Nakitin tükenirse bankadaki tasarruflarına baş vurabilirsin.If you run out of cash, you can fall back on your savings in the bank.
Şimdiki başbakan törende bulunmadı.The present prime minister was not present at the ceremony.
Bu şartlar altında teslim olmaktan başka seçeneğimiz yok.Under the circumstances we have no choice but to surrender.
Modern felsefe 19. yüzyılda başlamıştır.Modern philosophy has its beginnings in the 19th century.
Başka bir deyişle, onunla çalışmayı sevmiyorum.In other words, I don't like to work with him.
Bir başka deyişle, o bize ihanet etti.In other words, he betrayed us.
Sözler beni başarısız etti.Words failed me.
Bir kelimenin anlamını bilmiyorsan bir sözlüğe başvursan iyi olur.You had better consult a dictionary when you don't know the meaning of a word.
Bir yetim olan babam on yaşında para kazanmaya başlamak zorunda kalmıştı.Being an orphan, my father had to start earning money at ten.
Başkalarına sana davranılmasını istediğin gibi davran.Do unto others as you would have them do unto you.
Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.Do unto others as you would have them do unto you.
Bay Togawa belediye başkanlığı için aday olarak gösterildi.Mr Togawa was nominated for mayor.