bas ile cümle
bas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir gün başaracaksın.You will succeed some day.
İtalya'nın başkenti Roma'dır.The capital of Italy is Rome.
Italya'nın başkenti Romadır.The capital of Italy is Rome.
Ne kadar çok denersen dene çok kolay bir şekilde başarılı olamayacaksın.No matter how hard you may try, you won't succeed so easily.
Hiçbir ülkenin başka bir ülkenin içişlerine müdahale etmemesi gerekir.No country should interfere in another country's internal affairs.
Başka bir deyişle, o tembel.In other words, he is lazy.
Anne bir şey başarmayacak.Anne will not accomplish anything.
Bir grup yağmur ormanlarını korumak için bir kampanya başlattı.A group started a campaign to preserve rain forests.
Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.If a tree dies, plant another in its place.
Bir toplumda doğru olan bir şey başka bir toplumda yanlış olabilir.What is right in one society can be wrong in another.
Bu sadece başka bir gündür.This is just another day.
Alice utanç içinde başını eğdi.Alice hung her head in shame.
Alice şiddetli bir baş ağrısı yüzünden işten eve erken döndü.Alice returned home early from work with a severe headache.
Amerikan üniversitelerine başvururken, TOEFL skorunuz yalnızca bir etkendir.When applying to American universities, your TOEFL score is only one factor.
ABD'nin başkenti nedir?What is the capital of the United States?
Başkalarına çok bağımlı olmayın.Don't be too dependent on others.
Mektubu o kadar arkadaşçaydı ki, o derinden etkilendi ve ağlamaya başladı.So friendly was his letter that she was deeply moved and began to cry.
Başkası için riske girmek istemiyorum.I don't want to go out on a limb.
Savaş başladığında, o, İngiltere'de yaşıyordu.He was living in England when the war broke out.
Öğretmen, öğrencilerle iyi başa çıkıyor.The teacher handles his pupils well.
Bir şey söylüyor, başka bir şey kastediyor.He says one thing and means another.
Kimse bana onun başarısızlığından bahsetmedi.No one informed me of his failure.
Onun "sadece arkadaş olalım" diyerek onu başından savdığını duydum.I heard she brushed him off, saying "Let's just be friends."
O başkanın sekreteri her zaman aşırı resmîdir.That president's secretary is always prim.
Başkana yaklaşmak zordur.The president is difficult to approach.
O zaman sıkı çalışmış olsaydı başarılı olurdu.If he had worked hard at that time, he would have succeeded.
O çocuk tam bir baş ağrısı.That child is a headache.
Çocuk bir baş belasıdır.The kid is a pain in the neck.
Restoran her zaman tıka basa doludur.The restaurant is always packed.
O güzel kuş her gün ötmekten başka bir şey yapmadı.That pretty bird did nothing but sing day after day.
Tek başınıza düşünmelisiniz.You must think by yourselves.
Okulunuzun 8.30'da başlaması ve 3.30'da bitmesini bilmek şaşırtıcı.It's surprising to know that your school starts at 8:30 and ends at 3:30.
Sadece yaklaşık 15 dakika boyunca iş başındaydınız.You've only been on the job for about 15 minutes.
Başka bir dil konuşabiliyor musun?Can you speak another language?
Başarılı olacağından eminim.I'm sure you will succeed.
Hayatında yeni bir başlangıç yapmalısın.You should make a fresh start in life.
Basketbolu iyi oynar mısın?Do you play basketball well?
Sen hiç Washington'a gittin mi, Amerika Birleşik Devletlerinin başkenti?Have you ever been to Washington, the capital of the United States of America?
Asla şiddete başvurmamalısınız.You must never resort to violence.
Başka bir şey düşünmüş gibi görünüyorsun.You seem to have thought of something else.
Başka bir şey düşünebiliyor musun?Can you think of anything else?
Tüm yapmanız gereken düğmeye basmaktır.All you have to do is press the button.
Siz sadece butona basmalısınız.You have only to push the button.
Yakında başlamalısın.You must start soon.
Senin başaracağına inanıyorum.I believe that you will succeed.
Ne zaman golf oynamaya başladın?When did you begin playing golf?
Altı ve yedi arasında başlamalısın.You should start between six and seven.
Bunu yapar yapmaz akşam yemeği hazırlığına başlamanı istiyorum.As soon as you have done that, I would like you to start preparing supper.
Baş ağrın aşırı çalışmaktan kaynaklanıyor.Your headache comes from overwork.
Tavsiyen olmasaydı başarısız olurdum.If it were not for your advice I would fail.
Tavsiyen olmasaydı, başaramazdım.If it had not been for your advice, I could not have succeeded.
Ben sizin başarınız için umutluyum.I hope for your success.
Başarınızı umut ederim.I hope for your success.
Ben başarınızdan mutluluk duyuyorum.I am delighted at your success.
Yardımın olmasaydı, zorlukla baş edemezdim.But for your help I could not have got over the hardship.
Ama yardımın olmasaydı, ben başarısız olurdum.But for your help, I would have failed.
Yardımınız olmasaydı, ben başarılı olamazdım.If it were not for your help, I could not have succeeded.
Senin yardımın olmasaydı başarısız olabilirdim.If it had not been for your help, I might have failed.
Başarınızı duyduğuma çok memnun oldum.I am very pleased to hear of your success.
Senin oyununla ilgili olumlu eleştiriler gelecek basımda görünecek.A favorable review of your play will appear in the next issue.