bas ile cümle
bas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu daire, binadaki herhangi başka birinden daha büyüktür.This apartment is bigger than any other one in the building.
Bu ikinci şokta ben ağlamaya başladım.At this second shock, I began to cry.
Burada benden başka kimse yok.There's no one but me here.
Dizüstü bilgisayarımı burada bulamıyorum; onu başka yere koymuş olmalıyım.I can't find my notebook here; I must have put it elsewhere.
Burada yeni bir parağrafa başla.Start a new paragraph here.
Aramızda kalsın, onun patronuyla başı belada.Between you and me, he's in trouble with the boss.
Bu, başbakanın yaşadığı evdir.This is the house in which the prime minister lives.
Bir fincan kahve benim baş ağrımı hafifletti.A cup of coffee relieved me of my headache.
Başka ne yapabilirdim?What else could I have done?
Böylece onun kalbini kazanmada başarılı oldu.Thus he succeeded in winning her heart.
Böylece o başarılı oldu.Thus he succeeded.
Bu tür kılavuzlarun basit bir dilde yazılmaları gerekir.Such manuals should be written in simpler language.
Ken konuşmayı durdurdu ve yemek yemeğe başladı.Ken stopped talking and began to eat.
Ken yeterince sıkı çalışmadı, bu yüzden sınavda başarısız oldu.Ken didn't work hard enough, so he failed the exam.
Ken bir baş ağrısından şikayetçi.Ken complained of a headache.
Kelly boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.Kelly cleared his throat and begin to speak.
Başkan Kennedy öldürüldü ama onun efsanesi sonsuza kadar yaşayacak.President Kennedy was killed, but his legend will live on forever.
Bay Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak göreve başladı.Mr Kennedy was inaugurated as the President of the United States.
Plan sonuçta başarısız oldu.The plan failed after all.
Bu sabah kalktığımda, başım ağrıyordu.When I got up this morning, I had a headache.
Bu sabah sorunu çözmeyi başardım.I was able to solve the question this morning.
Kek yapmakta başarısız oldum.I failed to make a cake.
Herkes Kate'in bir deha olduğunu ve başarılı bir geleceğe sahip olacağını söylüyor.Everyone says that Kate is a genius and will have a successful future.
Clint Eastwood, Carmel belediye başkanı seçildi.Clint Eastwood was elected mayor of Carmel.
Konuşmaya başlamadan önce düşünmelisin.You should think before you begin to speak.
Zavallı küçük kız ağlamaktan başka bir şey yapmadı.The poor little girl did nothing but weep.
Aniden annem şarkı söylemeye başladı.All of a sudden, my mother began to sing.
Çay içtikten sonra konuşmaya başladık.After we had tea, we began the discussion.
Çay ve kahve, güne başlamaya yardımcı olur.Tea and coffee helps to start the day.
Her zaman başka birini suçlamaya çalışıyorsun.You always try to blame somebody else.
Başarabileceğini biliyorum.I know you can make it.
Acelen yoksa çaya veya başka bir şeye ne dersin?How about cup of tea or something, if you aren't in a hurry?
Bir fincan çaya veya başka şeye ne dersin, acelen yoksa.How about cup of tea or something, if you aren't in a hurry?
Kontrolümü kaybetmeye başlarım.I begin to lose control of myself.
Başladığın yere geri dön.Get back to where you started.
Neredeyse boğulmuş olan adam nefes almaya başladı.The man who nearly drowned began to breathe.
Opera yedide başlar.The opera starts at seven.
Teyzem benim başarımdan memnundu.My aunt was pleased with my success.
Ottawa, Kanada'nın başkentidir.Ottawa is the capital of Canada.
Belki başaracaksın.Maybe you'll succeed.
Bana başka bir sıcak havlu getirir misin?Could you bring me another hot towel?
Amcam sürekli olarak ailesine başına bela olur.My uncle constantly causes his family trouble.
Amcam İspanyanın başkenti Madrit'de yaşıyor.My uncle lives in Madrid, the capital of Spain.
Genel olarak organizasyon başarılıydı.On the whole, the event was successful.
Eric şarkı söylemeye başladı.Eric has begun to sing.
Onun başarıya ulaşacağını umuyorum.I hope it pans out.
İyi bir başarı şansı var.There is a good chance of success.
Bir baş sallama bir onay işaretidir.A nod is a sign of agreement.
Basketbol takımımız uzun boylu erkekleri alıyor.Our basketball team is recruiting tall boys.
Büyükannem tek başına yaşıyor.My grandmother lives by herself.
Bütün çabalarından sonra bu kez de başarısız oldu.After all his efforts, he also failed this time.
Şimdi bir baş ağrım var.I have a headache now.
Ne zaman başlayacağını bana söyle.Tell me when to start.
Asıl sorun ne zaman başlanacağıdır.When to start is the main problem.
Her zaman başkalarının duygularını dikkate almalıyız.We must always consider the feelings of others.
Ben hep baskı altındayım.I'm always under pressure.
Diğer taraftan, onun başka bir görüşü vardı.On the other hand, he had a different opinion.
Her zaman başını sokacak bir evin olacak.You'll always have a roof over your head.
Bir kere konuşmaya başladığında, onu durdurmak yok.Once she starts talking, there is no stopping her.
O varır varmaz, başlayabiliriz.Once she arrives, we can start.