Başın belada değil, değil mi?You aren't in trouble, are you?
Başın dertte değil, değil mi?You're not in trouble, are you?
Şimdi başın belada, değil mi?You're in trouble now, aren't you?
Şimdi başın büyük belada, değil mi?You're in big trouble now, aren't you?
Başın büyük belada, değil mi?You're in serious trouble, aren't you?
Tom kendi başına, değil mi?Tom is on his own, isn't he?
Bunu kendi başına yapacak kadar yeterince yaşlısın, değil mi?You're old enough to do that by yourself, aren't you?
Bunu kendi başına yapacak kadar büyüksün, değil mi?You're old enough to do that on your own, aren't you?
Hiç kendi başına yüzüyor musun?Do you ever swim by yourself?
Bu senin de başına gelebilirdi.That could've happened to you, too.
Böyle şeyler senin başına gelmez, değil mi?Things like this don't usually happen to you, do they?
Şimdiye kadar başınıza gelen en güzel şey nedir?What's the best thing that's ever happened to you?
Hepsi Tom'un başının altından çıkıyor.It's all Tom's doing.
Tom tek başına, değil mi?Tom is all by himself, isn't he?
Hiç tek başına dağa tırmanmaya gittin mi?Have you ever gone mountain climbing alone?
Aslında bunu kendi başına yapmak mümkün.It's actually possible to do that by yourself.
Tom tek başına oturup kitap okuyordu.Tom was sitting alone, reading a book.
Tom'un kibri kendi başını yedi.Tom's arrogance led to his own undoing.
Tom muhtemelen bunu kendi başına yapmayacak.Tom is unlikely to do that by himself.
Kan basıncını düşürmek için hangi ilaçlar kullanılır?What drugs are used to lower blood pressure?
Bazı şeyler tek başına yapılamaz.Some things can't be done alone.
Seni burada tek başına bırakmak istemiyorum.I don't want to leave you here on your own.
Türk Lirası senenin başından itibaren %40'tan fazla düşüş yaşadı.The Turkish lira has fallen more than 40 percent since the start of the year.
Tom atın başını okşadı.Tom stroked the horse's head.
Daha önce hiç böyle bir şey başına geldi mi?Has something like this ever happened to you before?
Tom, Avustralya'da kendi başına yaşıyor.Tom lives by himself in Australia.
Tom her şeyi kendi başına yapar.Tom does everything by himself.
Tom'un bunu kendi başına yapabileceğini sanmıyorum.I don't think that Tom could do that by himself.
Tom'un bunu kendi başına yapabileceğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom can do that on his own.
Leyla başını örtmeye karar verdi.Layla decided to wear the hijab.
Leyla başını kapatmaya karar verdi.Layla decided to wear the hijab.
Sami bunu yalnız başına yapmak istemez.Sami doesn't want to do this alone.
Neden bu şeyler hep Tom'un başına geliyor?Why do these things always happen to Tom?
Tom bütün gün bilgisayarın başında.Tom sits at a computer all day.
Tom bunu kendi başına yapmayı planlıyor.Tom is planning on doing that by himself.
Sami dedesinin mezarı başında Yasin okudu.Sami recited Surah Yaseen at his grandfather's grave.
İşi tek başına bitirebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can finish the job alone.
Tek başına yap.Do it by yourselves.
Tom zaman zaman başını derde sokuyor.Tom gets into trouble from time to time.
Tom bütün kurabiyeleri tek başına yemiş.Tom ate all the cookies by himself.
Tom bazen başını belaya sokuyor.Tom sometimes gets into trouble.
Tom'un bugün işi başından aşkın gibi duruyor.Tom looks awfully busy today.
Tom hep tek başına çalışır.Tom always works alone.
Bu cihazı kan basıncını ölçmek için kullanıyoruz.We use this device to measure blood pressure.
En başından beri şüphelerim vardı.I had my doubts from the get-go.
Onu kendi başına mı yaptın?Did you do it yourselves?
Bunu kendi başına yapman gerekecek.You're going to have to do that by yourselves.
Bunu tek başına yapmak zorunda olacaksın.You're going to have to do that by yourselves.
Bunu sahiden kendi başınıza mı yapmıştınız?Did you really do that by yourselves?
Bunu kendi başına mı yaptın?Can you do this yourselves?
Tom tek başına seyahate çıktı.Tom went on a trip by himself.
Herkesin başına gelebilir.It can happen to everyone.
Polislerin görev başında içki içmesi yasaktır.Policemen aren't allowed to drink on duty.
Tom mesai başında alkol alıyor.Tom has been drinking on the job.
Kaç yıldır direksiyon başındasın?How many years have you been driving?
Mark'ı bu ayın başından beri tanıyorum.I've known Mark since the start of this month.
Tom tek başına durmaya alışık.Tom is accustomed to being on his own.
Başına sert bir darbe aldı.He received a heavy blow on the head.
Bize başının ağrıdığını söyledi.She told us that you had a headache.
Seninle kavga etmeyecek kadar aklı başında.He knows better than to fight with you.