Ana içeriğe geç
Sözlük

basın ile cümle

basın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bilgisayar başında haddinden çok zaman geçiriyor.Tom spends too much time on the computer.
Tom bilgisayarın başında çok fazla zaman geçiriyor.Tom spends too much time on the computer.
Tom hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmaktan daha iyisini bilir.Tom knows better than to go out alone after dark.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına yürüyerek gitmemesi gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't walk alone after dark.
Tom Mary'nin tek başına parkta oturduğunu gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary sitting in the park by herself.
Tom muhtemelen oraya tek başına gitmemesi gerektiğini düşündü.Tom thought he probably shouldn't go there by himself.
Tom onu tek başına yapmaya çalıştı.Tom tried to do it by himself.
Annem iş başında.Mom is at work.
Neden benim kan basıncım yüksek?Why is my blood pressure high?
O ona başını salladı.She shook her head at him.
O, başını omzuma koydu.She put her head on my shoulder.
Tek başına yolculuk etmekten hoşlanır mısın?Do you like to travel by yourself?
Tom bu raporu tek başına yazdı.Tom wrote this report by himself.
Ebeveynlerinin Boston'a tek başına gitmene izin vereceklerini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think your parents will let you go to Boston by yourself?
Benim tek başına kişisel bir bilgisayarım var.I have a stand-alone personal computer.
Tom hâlâ iş başında mı?Is Tom still at work?
Onun başının arkasında gözleri vardır.He has eyes in the back of his head.
Başınızı korumak için bir kask takmanız gerekir.To protect your head, you need to wear a helmet.
Eğer tuhaf bir şey olursa kırmızı marş düğmesine basın.If something strange happens, press the red starter-button.
Tom işten başını kaldıramadı.Tom worked his fingers to the bone.
Ben de onu tek başına yapabilip yapamayacağını merak ediyorum.I wonder whether you could do it alone as well.
Sadece başının belada olup olmadığını bilmek istiyordum.I just wanted to know if you were in trouble.
Devam etmek için bir tuşa basın.Press any key to continue.
Beethoven piyanonun başına gidip oturdu ve çalmaya başladı.Beethoven went over to the piano, sat down and began to play.
Beni kolayca başından savamayacaksın.You won't get rid of me that easily.
Basınç muazzamdı.The pressure was tremendous.
Biletler kişi başına 30 dolar.Tickets are $30 per person.
Tom çok başına buyruktu.Tom was very independent.
Basınç çok büyük.The pressure is enormous.
Sen tek başına mısın?Are you by yourself?
Biletler kişi başına 30 $ ve peşin veya kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 per person and may be purchased in advance or at the door.
Kan basıncını kontrol edeyim.Let me check your blood pressure.
Lastik basıncını kontrol edin.Check your tire pressure.
Tom, Boston'a kendi başına gitmeye karar verdi.Tom decided to go to Boston by himself.
Tom kendi başına yemek yedi.Tom ate by himself.
Tom başını belaya sokmaya devam ediyor.Tom keeps getting into trouble.
Tom asla başını belaya sokmaz.Tom never gets into trouble.
Tom tek başına Boston'a gitmeyi planlıyor.Tom plans to go to Boston by himself.
O herkesin başına gelir.That happens to everyone.
Herkes başını salladı.Everyone shook their heads.
Tom'un orada tek başına durduğunu gördüm.I saw Tom standing there all by himself.
Çocuklar itaatkar bir şekilde başını salladı.The kids nodded obediently.
Tom bir gülümseme ile başını salladı.Tom nodded with a smile.
O, otoparkta tek başına duruyordu.She was standing alone in the parking lot.
Basın her zaman iyi bir skandalı sever.The press always loves a good scandal.
O tek başına bir başarı.That alone is an achievement.
Dünyada her saniye başına dört bebek doğuyor.Four babies are born every second around the world.
Onun kız arkadaşı az önce onu başından attığı için aksiliği üstündeydiHe was in a bad mood because his girlfriend had just thrown him out.
Özgür bir basın demokrasi için gereklidir.A free press is essential for democracy.
Bunu kendi başına yapmak istiyor.She wants to do it on her own.
Tom tek başına hareket etmedi.Tom didn't act alone.
Tom kendi başına kasabayı terketti.Tom left town on his own.
Tom'un kan basıncı tehlikeli bir seviyeye düştü.Tom's blood pressure dropped to a dangerous level.
Bir cümleyi favorilerinize eklemek için beyaz kalp butonuna basın.To add a sentence to your list of favorites, click on the white heart icon.
Cümleyi favorilerinizden çıkarmak için siyah kalp butonuna basın.To remove a sentence from your list of favorites, click on the black heart icon.
O tek başına kahvaltı yedi.He ate breakfast alone.
Tom otuzlu yaşlarının başında profesyonel bir dansçı oldu.Tom became a professional dancer in his early thirties.
Kafein kan basıncını geçici olarak artırabilir.Caffeine can temporarily increase your blood pressure.
Tom kendi başına onunla uğraşmak zorunda kalacak.Tom is going to have to deal with that on his own.
Tom onun hepsini kendi başına yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do it all by himself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod