basını ile cümle

basını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz."Отказват да се badgered от репортери.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.(139:10) Да покроет головы окружающих меня зло собственных уст их.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.(140:10) Que sur la tête de ceux qui m`environnent Retombe l`iniquité de leurs lèvres!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Asupra capului celor ce mă înconjoară să cadă nelegiuirea buzelor lor!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Das Unglück, davon meine Feinde ratschlagen, müsse auf ihren Kopf fallen.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.En cuanto a los que me rodean, la maldad de sus propios labios cubrirá sus cabezas
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Glave njih, ki me obdajajo – ustnic njih nadloga naj jih pokrije!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.HERE, voorkom dat mijn vijanden hun zin krijgen. En laat, als zij mij aanvallen, hun aanslag mislukken.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Herre, gi ikke den ugudelige hvad han attrår, la ikke hans onde råd få fremgang! De vilde da ophøie sig. Sela.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.나를 에우는 자가 그 머리를 들때에 저희 입술의 해가 저희를 덮게 하소서
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Lad dem ikke løfte Hovedet mod mig, lad deres Trusler ramme dem selv!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Não levantem a cabeça os que me cercam; cubra-os a maldade dos seus lábios.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Ne add meg Uram, a mit a gonosz kíván; rossz szándékát ne segítsd elõ, mert felfuvalkodik! Szela.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Nedaj, Hospodine, žiadostí bezbožníka; nedaj vykonať jeho zámer; povýšili by sa. Sélah.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Nguyện sự gian ác của môi những kẻ vây tôi Bao phủ đầu chúng nó!
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Nguyện sự gian_ác của môi những kẻ vây tôi Bao_phủ đầu chúng_nó !
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Nie dawaj, Panie! bezbożnemu czego żąda; ani myśli jego złej góry nie dawaj, żeby się nie podniósł. Sela.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Signore, non soddisfare i desideri degli empi, non favorire le loro trame
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Η πονηρια των χειλεων των περικυκλουντων με ας σκεπαση την κεφαλην αυτων.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.Нечестието на собствените им устни нека покрие главата На ония, които ме окръжават.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.ראש מסבי עמל שפתימו יכסומו׃
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.اما رؤوس المحيطين بي فشقاء شفاههم يغطيهم‎.
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.至 於 那 些 昂 首 圍 困 我 的 人 、 願 他 們 嘴 唇 的 奸 惡 、 陷 害 〔 原 文 作 遮 蔽 〕 自 己
Beni kuşatanların başını, Dudaklarından dökülen fesat kaplasın.至於 那些 昂首 圍 困 我 的 人 、 願 他 們 嘴唇 的 奸惡 、 陷害 〔 原文 作 遮蔽 〕 自己
Ben şimdi kaç yaşındadır? bir kere daha bunu kendi başınıza çözmeye çalışın지금 Ben은 몇 살입니까? 먼저, 스스로 풀어보는 게 좋고
Ben şimdi kaç yaşındadır? bir kere daha bunu kendi başınıza çözmeye çalışınHvor gammel er Ben nu? Igen er det en god idé først at prøve selv og derefter se videoen med gennemgangen.
Ben şimdi kaç yaşındadır? bir kere daha bunu kendi başınıza çözmeye çalışınまず、ビデオを止めて 自分で解いてみましょう。 それから、一緒に解きましょう。
'Ben yapmayacağım' dedi Alice. 'Kapalı başını!' Kraliçe bağırdı sesindeki üst.'난 안됩니다! "앨리스는 말했다. '끄기 그녀의 머리와 함께! "여왕은 소리지르
'Ben yapmayacağım' dedi Alice. 'Kapalı başını!' Kraliçe bağırdı sesindeki üst."אני לא!" אמרה אליס. "כרתו את ראשה!" המלכה צעקה
'Ben yapmayacağım' dedi Alice. 'Kapalı başını!' Kraliçe bağırdı sesindeki üst."انني لن!' وقال اليس. "اقطعوا رأسها!" صاح الملكة في
'Ben yapmayacağım' dedi Alice. 'Kapalı başını!' Kraliçe bağırdı sesindeki üst.彼女の声のトップ。誰もが移動しません。
Beş maddeler. Onu yere koy başını çevirdi.다섯 재료. 그것을 내려 놔, 고개를 돌렸다.
Beş maddeler. Onu yere koy başını çevirdi.خمسة عناصر. ضعها ؛ تحول رأسه.
Beş maddeler. Onu yere koy başını çevirdi.窓からの空気のドラフトでは、紙を持ち上げた。
Besmele'ye inanç kalmadı. Kalmadıysa başınıza geleni çekin.لا إعتقاد في بسم الله ، إذا لم يعد هناك إيمان
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Aceasta este atitudinea de un prizonier care asteapta sa fie scoase la un şanţ şi de a fi împuşcat în cap.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Det är samma attityd som hos en fånge som väntar på att tas ut till ett dike och bli skjuten i bakhuvudet.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.É a atitude de um prisioneiro que esta esperando para ser levado a uma trincheira para levar um tiro na nuca.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.E' l'abitudine di un prigioniero in cella che aspetta di essere giustiziato a morte.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Es ist die Einstellung eines Gefangenen, der nur auf seine eigene Exekution durch Genickschuß wartet.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Es la actitud de un preso que está esperando que lo saquen a una zanja y le disparen en la nuca.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Je to postoj vězně, který čeká na to, až ho odvedou k příkopu a střelí zezadu do hlavy.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu. Şansımız nedir?C'est l'attitude du prisonnier qui attend d'être sorti du fossé pour qu'on lui tire une balle dans la tête.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Se on vangin asenne, joka odottaa tulevansa ammutuksi takaraivoon.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Είναι σαν την στάση ενός καταδικασμένου που περιμένει να το εκτελέσουν.
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.هذا تصرف سجين يريد أن يتم سحبه للخندق وإطلاق النار على مؤخرة رأسه.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.E lei potrebbe non riuscire a vedere la cima di quella montagna.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Et elle pourrait ne pas voir le sommet de cette montagne.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.I prawdopodobnie nie zobaczy ona tego szczytu.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.그녀는 어쩌면 그 산꼭대기를 보지 못할지도 모릅니다.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Možná že neuvidí tyto vrcholky hor.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Och hon kanske inte får se den bergstoppen.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Și s-ar putea ca ea să nu ajungă să vadă acest vârf de munte.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Und sie wird womöglich diese Bergspitze nicht mehr sehen können.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Và cô ấy sẽ không thể nhìn thấy những ngọn núi.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Y quizás ella no llegue a ver esa cima de montaña.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Ze mag het dan misschien niet meer meemaken...
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.Και μπορεί να μην καταφέρει να δει τη βουνοκορφή αυτή.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.И возможно, она не увидит эту установку на вершине горы.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.И тя може да не види този планински връх.

İlgili Sayfalar