basını ile cümle
basını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir."רוח ההרים של נהר הפחם" הוא המורשת שלה. והיא אולי לא תזכה
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.و قد لا تستطيع رؤية قمة الجبل تلك.
Bir daha dağ başını... ...göremeyebilir.見ることはないかもしれません でもマニフェストのようなものを
Bir erkeğin başının üzerinde.Jaffersはそれを握りしめて、それだけをやってのける助け、彼は口の中で打たれた
Bir erkeğin başının üzerinde.사람의 머리.
Bir erkeğin başının üzerinde.فوق رأس الرجل.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Aztán egy nap, Emma bejött, az ölébe temette az arcát és majdnem egy egész órán át zokogott.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Bene, un giorno Emma entrò nello studio e tenendosi la testa tra le mani pianse per quasi un'ora.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Bueno, un día Emma llegó puso su cabeza sobre sus piernas y lloró durante casi toda la hora.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Eines Tages kam Emma sehr niedergeschlagen an und weinte fast die ganze Stunde lang.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.En dag kommer Emma ind, hun hænger hovedet nedaf, og så hulkede hun det meste af timen.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.En dag kommer Emma in, hon lägger huvudet i knät, och gråter större delen av timmen.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Într-o zi, Emma vine, își pune capul în poală și plânge în hohote aproape o oră.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Jedného dňa Emma znovu prišla, stočila sa do klbka a skoro hodinu mi plakala.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Jednoho dne Emma přišla se svěšenou hlavou a plakala skoro celou hodinu.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.어느날 엠마가 제게 와서는 무릎에 고개를 묻고 계속 흐느껴 울더라고요.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Nekega dne Emma vstopi, položi glavo v svoje naročje in joče večino najine ure.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Op een dag komt Emma naar de praktijk, haar hoofd hangt naar beneden. Ze snikt het grootste deel van het uur.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Pewnego dnia Emma weszła, zwiesiła głowę i łkała prawie całą godzinę.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Puis un jour, Emma est entrée elle a posé sa tête sur ses genoux et a sangloté pendant presque toute l'heure.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Và một ngày nọ, Emma đến, cúi gằm mặt xuống, và khóc nức nở hàng tiếng đồng hồ.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Един ден, Ема дойде при мен, подпря главата си в скута си и рида през по-голямата част от времето.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Однажды, придя ко мне, Эмма уронила голову себе на колени и проплакала почти целый час.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Одного дня Емма зайшла, обхопивши голову руками, і ридала майже годину.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.ובכן יום אחד, אמה נכנסה וטמנה את ראשה בחיקה, ובכתה במשך רוב השעה.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.حسناً في أحد الأيام، دخلت إيما و قد دفنت رأسها في حضنها، و نحبت أغلب الجلسة.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.ひざを抱え うなだれて 診察時間の大半を むせび泣いていました 彼女はちょうど新しい連絡帳を買って
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Być może spędziłeś tydzień w domu całkiem sam.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Có lẻ là bạn đã ở nhà một mình một tuần.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün. Ev berbat bir halde.Tal vez tuvieron la casa a cargo por una semana, y está en un estado terrible.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Ficaram em casa sozinhos, uma semana.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Forse siete stati a casa per una settimana da soli.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.예를 들어 여러분이 일주일동안 여러분 집에 혼자 머무르게 된다면
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Možná jste někdy byli sami týden doma.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Mungkin Anda berada di rumah sendirian selama 1 minggu.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Să zicem că sunteți singuri acasă de o săptămână.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Tegyük fel, hogy egyedül voltál otthon egy hétig.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Vielleicht waren Sie eine Woche alleine zu Hause.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Vous êtes peut-être resté tout seul à la maison pendant une semaine.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Waarschijnlijk ben je al eens een weekje alleen thuis geweest.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Ίσως να μείνατε μόνοι στο σπίτι για μια εβδομάδα.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Вероятно сте били сами в къщи за седмица.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Можливо ви були цілий тиждень удома самі.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.Представим, что вы были один дома целую неделю.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.אולי יצא לכם להישאר בביתכם לבד במשך שבוע.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.ربما قد تكون في البيت لأسبوع لوحدك.
Bir hafta kendi başınıza kaldığınızı düşünün.散らかし放題になっている時に
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Aber ein Weib warf einen Mühlstein Abimelech auf den Kopf und zerbrach ihm den Schädel.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Akkor egy asszony egy malomkõdarabot gördített le Abimélek fejére, és bezúzta koponyáját.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Ale nejaká žena hodila vrchný žernov na hlavu Abimelechovi a rozbila mu lebku.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Alors une femme lança sur la tête d`Abimélec un morceau de meule de moulin, et lui brisa le crâne.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Atunci o femeie a aruncat o piatră de rîşniţă pe capul lui Abimelec, şi i -a sfărîmat ţeasta capului.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Da var det en kvinne som kastet en kvernsten ned på hans hode og knuste hans hjerneskall.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.kastede en Kvinde en Møllesten ned på Abimeleks Hoved og knuste hans Hjerneskal.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.한 여인이 맷돌 윗짝을 아비멜렉의 머리 위에 내려던져 그 두골을 깨뜨리니
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Ma una donna gettò giù il pezzo superiore di una macina sulla testa di Abimèlech e gli spaccò il cranio
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Men en kvinna kastade en kvarnsten ned på Abimeleks huvud och bräckte så hans huvudskål.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Mutta eräs nainen heitti jauhinkiven Abimelekin päähän ja murskasi hänen pääkallonsa.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Neka žena pa vrže vrhnji kamen ročnega mlina Abimeleku na glavo in mu razbije lobanjo.
bir kadın değirmenin üst taşını Avimelekin üzerine atıp başını yardı.Nhưng một người nữ ném thớt cối trên đầu A-bi-mê-léc làm bể sọ người .