basını ile cümle
basını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.우리는 머리에 씌운 작은 알갱이 장치로 아이의 머리를 추적했습니다. 그래서 완전히 구속되지 않은 상태로 자유롭게 움직입니다.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Monitorujeme posici její hlavy pomocí terčíků v čepičce, takže se může hýbat naprosto bez omezení.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Njeno glavo spremljamo preko kroglic v kapici, zato je prosta, da se giblje.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Pään likettä mitataan myssyn pienillä pelleteillä, vauva pystyy liikkumaan täysin vapaasti.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Seguiamo la sua testa con dei piccoli sensori in una cuffia, così può muoversi senza costrizioni.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Seguimos su cabeza con unas bolitas en la gorra de modo que pueda moverse con absoluta libertad.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Sledujeme pohyby jej hlavy pomocou senzorov v čiapke, takže sa môže úplne voľne pohybovať.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Śledzimy jej głowę za pomocą drobnych elektrod w hełmie więc może ruszać się bez ograniczeń.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Vi følger hendes hoved via små kugler i en kasket, så hun kan bevæge sig fuldstændig utvunget.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Vi följer hennes huvud med små pellets i en hätta, så hon kan röra sig helt obehindrat.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.We volgen haar hoofd met behulp van kleine knikkers in een muts. Ze kan volkomen vrij en ongehinderd bewegen.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.Ние проследяване главата и с малки топчици в шапката, така че тя е свободна да се движи съвсем непринудено.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.אנו עוקבים אחר ראשה בעזרת לוחיות קטנות בכיפה, כך שהיא חופשיה לנוע ללא שום מגבלות.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.وكنا نتتبع ما يدور بدماغها مع تثبيت كرة صغيرة على الخوذة, ما يعطيها مطلق الحرية في تحريك رأسها بإرتياح.
Başlıktaki ufak topaklarla onun başını takip ediyoruz, kısıtlanmadan, özgürce hareket edebiliyor.データを取っているので 赤ちゃんはまったく不自由なく 体を動かせます 技術的に大変良くできています
Baş masaj aleti. Sürekli başının ağrıdığından şikayetçiydin.Je to na masaž hlavy.
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi?¿A vosotras también os ha pasado?
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi?-Hände det er också, ms Pinako?
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi?-Kävikö niin teillekin, Pinako?
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi?Ms. Pinako, também aconteceu convosco?
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi?Også dig, Pinako?
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi? Öyle görünüyor.-Κυρία Πινάκο, συνέβη και σε εσάς; -Έτσι φαίνεται.
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi?Signora Pinako, è successo anche a voi?
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi?Też to pani czuła, Pinako?
Bayan Pinako, sizin de mi başınıza geldi?Госпожа Пинако, вы тоже почувствовали?
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıA veces, en su agotamiento general que no podía escuchar nada más y dejar que la cabeza
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıJoskus hänen yleisen uupumuksen hän ei voinut kuunnella mitään lisää, niin hänen päänsä
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıKadang-kadang dalam kelelahan umumnya ia tidak bisa mendengarkan lagi dan membiarkan kepalanya
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdı가끔은 그의 일반적인 피로에 그는 더 이상 듣고 그의 머리를 둘 순
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNěkdy se v jeho celkové vyčerpanosti nemohl poslouchat nic víc a nechal hlavu
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNiekedy sa v jeho celkovej vyčerpanosti nemohol počúvať nič viac a nechal hlavu
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNogle gange i sit generel udmattelse kunne han ikke høre noget mere og lad hovedet
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıParfois, dans son épuisement général, il ne pouvait pas écouter plus et laissez-tête
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıΜερικές φορές σε γενική εξάντληση του δεν μπορούσε να ακούσει πια και αφήστε το κεφάλι του
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıИногда в его общем истощении он не мог слушать больше, и пусть его голову
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıІноді в його загальному виснаженні він не міг слухати більше, і нехай його голову
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıלפעמים, תשישות כללית שלו הוא לא יכול להקשיב יותר ולתת את ראשו
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıفي بعض الأحيان في استنفاد تقريره العام قال انه لا يستطيع سماع أي أكثر وترك رأسه
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıビッグバンは力なくドアに対して、彼はすぐにのために、一緒に自分自身を引っ張ら
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.A veces solamente quieres estar parado en silencio, solo con tus pensamientos.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle başbaşa kalmak istiyorsunuz.A volte vuoi solo startene in silenzio, da solo con i tuoi pensieri.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Câteodată vrei să stai tăcut, cu gândurile tale.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Đôi khi bạn chỉ muốn đứng một mình trong yên lặng, theo đuổi những suy nghĩ của mình.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.여러분은 종종 조용히 혼자 사색을 하며 서 있고 싶기도 합니다.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Manchmal möchten Sie einfach nur still dort stehen, allein mit Ihren Gedanken.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Někdy chcete jen potichu stát sám se svými myšlenkami.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Niekedy chcete len stáť potichu, sám s vlastnými myšlienkami.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Nogen gange vil man bare stå der i stilhed, alene med ens tanker.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Parfois on voudrait juste être là, silencieux, seul avec nos pensées.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Qualche volta si vuole solo stare lì in silenzio, soli con i propri pensieri.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Soms wil je daar gewoon staan, in gedachten verzonken.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Včasih bi rad samo tiho stal tam, sam s svojimi mislimi.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Καμιά φορά θέλεις απλώς να στέκεσαι σιωπηλός, μόνος με τις σκέψεις σου.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.Понякога просто искате да седите тихо, сами с мислите си.
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.לפעמים אתה פשוט רוצה לעמוד שם בשקט, לבד עם המחשבות שלך
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.أحياناً ترغب فقط في الوقوف صامتاً وحيداً مع أفكارك
Bazen sadece sessizce tek başınıza, düşüncelerle baş başa kalmak istiyorsunuz.角のほうに立ち尽くして窓の外を 見つめていたい時もあるでしょう
Bebeğim, anlatacak hiçbir hikayem yok Fakat seninle ilgili bir hikaye duydum ve başını yakacağımΜωρό μου δεν έχω ιστορία να ειπωθεί αλλά άκουσα μια δική σου και θα κάνω την καρδιά σου να καεί
"Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz.Menolak aku untuk menjadi merengek-rengek oleh wartawan.
"Ben gazetecilere tarafından başının etini yiyordu olmayı reddediyoruz.Proč? " Odmítám se otravování novináři.