basını ile cümle
basını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama hayat siz plan yaparken başınıza gelen şeymiş.Život však skrížil jeho plány.
Robert Venturi bu hareketin başını çekenlerdendir.Robert Venturi bol jedným z prvých architektov, ktorí konkretizovali toto hnutie.
Bu sırada bir bebek, başını büyük belaya sokar.Medzitým jednému dieťaťu zlyháva srdce.
Oxford University Press (OUP), üniversite basını dünyasının en büyük ve ikinci en eski yayımcısıdır.Oxford University Press je najväčšie univerzitné vydavateľstvo na svete.
Orada dağıldılar, herkes kendi başının çaresine bakmaya çalıştı.Chvíľu nato sa všetci rozdelili a každý odišiel sám preč.
Başlangıçta ön ayaklarının, başının ağırlığını taşıyabilmek için yanlara doğru açılı durduğuna inanılırdı.Na začetku so mislili, da so sprednje noge podpirale vrat, da bi lažje prenašale težo glave.
Pupienus, Maximinus'la yüz yüze gelmek için ordunu başını ona gönderdi, Balbinus Roma'da kaldı.Pupijen se je z vojsko odpravil proti Maksiminu, Balbin pa je ostal v Rimu.
Birleşik Krallık basını ondan bahsederken "İngiliz Schindler" lakabını kullanmaktadır.Britanski tisk ga je poimenoval »britanski Schindler«.
Tüm bu gelişmeler dış basının da dikkatini çekti.Vse novice so povzete po tujih časnikih.
Orada dağıldılar, herkes kendi başının çaresine bakmaya çalıştı.Vsi so se lepo redili, saj so lepo skrbeli za njih.
Başını yere sertçe vurur ve ölür.Na licu mesta se zgrudi po tleh in umre.
Başının ucunda yumuşak kısa bir hortumu vardır.Na mehkem zadku je par kratkih cerkov.
(Rusya'da İşçi Basınının Tarihinden) Nasıl Yapmalı?(Kako ustvariti najboljše delovne rezultate?)
Yahya, onun başını suya daldırdı.Juozapas nukirto jam galvą.
Japon basını grubun önceki davranışları hakkında çok bahsetti.Dauguma japonų pagarbiai vertina savo šalies praeitį.
Bir köpeğin başını andıran Vagar adasının şekli çok farklıdır.Žemėlapyje Vagaras panašus į šuns galvą.
Yolda bir taşa başını yaslayıp uykuya daldı.Priilsęs buvo, atsigulė pas tą akmenį ir užmigo.
Birleşik Krallık basını ondan bahsederken "İngiliz Schindler" lakabını kullanmaktadır.Britų žiniasklaida praminė Wintoną „Britų Šindleriu”.
Önce anneliğinin başını darp eder, sonra boğar ve evi yağma ederek kaçar.Ponia tik nusišypso, palinguoja galva ir išnyksta.
(Rusya'da İşçi Basınının Tarihinden) Nasıl Yapmalı?Seega kuidas õigustada induktsiooni kogemuse abil?
Tommy başlangıçta saldırının kimin başının altından çıktığını bilmiyordu.Esialgu ei olnud teada, kes täpselt rünnaku korraldas.
Sonra göğüsünüzü şişirin, çenenizi kaldırın ve başınızı aşağı indirmeden yürüyün.Tõmba jalad kokku, käed vastu külgi ja vii pea taha.
Marburg virüsü, 1967'de tespit edildi, 2005'te Angola'da meydana gelen salgın basının dikkatini çekmişti.2005. aasta aprillis sai Marburgi viirus pärast puhangut Angolas suure avaliku tähelepanu osaliseks.
Birleşik Krallık basını ondan bahsederken "İngiliz Schindler" lakabını kullanmaktadır.Suurbritannia ajakirjandus nimetas ta aastaid hiljem selle eest "Briti Schindleriks".
Çünkü Voldemort'un yüzü başının arkasındadır.Kursuste juhataja oli Voldemar Päts.
Başının yukarısında geniş gözleri yer alır.Silmad asuvad kõrgel pealael.
-246 elde ettik. Bunu kendi başınıza gerçekleyebilirsiniz.-246 이 니왔습니다. 이게 맞는지는 직접 확인해보세요.
-246 elde ettik. Bunu kendi başınıza gerçekleyebilirsiniz.וקיבלנו 246-. ותוכלו לאמת זאת בעצמכם
-246 elde ettik. Bunu kendi başınıza gerçekleyebilirsiniz.حصلنا على -246. بإمكانك التأكد من الناتج بنفسك
-246 elde ettik. Bunu kendi başınıza gerçekleyebilirsiniz.今度はあなた自身で変数の確認してみてください。
4 mermi doldurulabilen kasnağı, aynı kademedeki bir tankı tek başınıza yok edebilmenizi sağlar.Bubnový zásobník, který pojme 4 střely, vám neumožní zničit tank stejné úrovně bez cizí pomoci.
4 mermi doldurulabilen kasnağı, aynı kademedeki bir tankı tek başınıza yok edebilmenizi sağlar.Un cylindre contenant 4 munitions ne suffira pas à détruire un char du même rang.
4 mermi doldurulabilen kasnağı, aynı kademedeki bir tankı tek başınıza yok edebilmenizi sağlar.Un tambor con 4 proyectiles no permite destruir sin apoyo un tanque del mismo rango.
ABD basını ve ABD kongresi,"Ale, jeżeli będziesz kontynuował swoją politykę", ..."to będziesz musiał odejść."
ABD basını ve ABD kongresi,صحافة الولايات المتحدة و كونغرس ولايات المتحدة
ABD insanını ,ABD halkını ikna etmek için. ABD basını ve ABD kongresi,- for at overbevise folket, pressen og kongressen om,
ABD insanını ,ABD halkını ikna etmek için. ABD basını ve ABD kongresi,일반 시민, 미국 언론, 미국 의회에 대해서 말이죠 아르벤스는 소련 꼭두각시다
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Al mirar, él decía: --Veo a los hombres, pero los veo como árboles que andan
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››A on pohleděv, řekl: Znamenám lidi; nebo vidím, že chodí jako stromové.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››A on spojrzawszy w górę, rzekł: Widzę ludzi; bo widzę, że chodzą jako drzewa.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››A slepý pozrel hore a povedal: Vidím ľudí; lebo ich vidím chodiť ako nejaké stromy.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Az pedig föltekintvén, monda: Látom az embereket, mint valami járkáló fákat.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››De man keek om zich heen en zei: "Ja, ik zie de mensen lopen. Maar, wat raar, het lijken net bomen."
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››E, levantando ele os olhos, disse: Estou vendo os homens; porque como árvores os vejo andando.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››El s'a uitat, şi a zis: ,,Văd nişte oameni umblînd, dar mi se par ca nişte copaci.``
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Han såg då upp och svarade: »Jag kan urskilja människorna; jag ser dem gå omkring, men de likna träd.»
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Il regarda, et dit: J`aperçois les hommes, mais j`en vois comme des arbres, et qui marchent.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››In izpregleda ter reče: Vidim ljudi, kajti kakor drevesa jih vidim, da okoli hodijo.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››우러러보며 가로되 사람들이 보이나이다 나무 같은 것들의 걸어 가는 것을 보나이다 하거늘
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Người mù ngó lên rồi thưa rằng : Tôi thấy người_ta , và nhìn họ giống như cây .
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Người mù ngó lên rồi thưa rằng: Tôi thấy người ta, và nhìn họ giống như cây.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Og han så op og sagde: "Jeg ser Menneskene; thi jeg ser noget ligesom Træer gå omkring."
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Og han så op og sa: Jeg kan se mennesker; for jeg ser folk gå omkring likesom trær.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Quegli, alzando gli occhi, disse: «Vedo gli uomini, poiché vedo come degli alberi che camminano»
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Tämä katsahti ylös ja sanoi: "Näen ihmiset, sillä minä erotan käveleviä, ne ovat puiden näköisiä".
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Und er sah auf und sprach: Ich sehe Menschen gehen, als sähe ich Bäume.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Και αναβλεψας ελεγε Βλεπω τους ανθρωπους, ο, τι ως δενδρα βλεπω περιπατουντας.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››И той, като подигна очи, каза: Виждам човеците; защото виждам неща като дървета, които ходят.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››І, позирнувши вгору, каже: Бачу людей, що мов дерева ходять.
Adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹Ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››Он, взглянув, сказал: вижу проходящих людей, как деревья.