basını ile cümle
basını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kimsenin başının etini yemiyorum.Je ne harcèle personne.
(Rusya'da İşçi Basınının Tarihinden) Nasıl Yapmalı?Comment fonctionne la Russie ?
John Dewey’in başını çektiği birçok aydın kendisine yapılan muameleyi protesto etti.De nombreux intellectuels, dirigés par John Dewey, ont protesté contre son traitement.
Ama hayat siz plan yaparken başınıza gelen şeymiş.La vie se passe entre les projets que vous faites.
1974 yılında Michel Rocard'ın başını çektiği akıma dahil olmuştur.En 1974, elle rejoignit le courant guidé par Michel Rocard.
Başının görüntüsü bir fili bile korkutmak için yeterlidir.Son simple regard suffit à effrayer des bêtes féroces.
Ayrıca New York Üniversitesi Basını’nda cinsiyetler ve cinsellik üzerine bir dizi editörüdür.Il est aussi éditeur d'une série sur le genre et la sexualité, publiée aux éditions New York University Press.
Yolda bir taşa başını yaslayıp uykuya daldı.Prenant une des pierres de l'endroit, il la mit sous sa tête et s'allongea pour dormir.
Başını Kosovalı Arnavutların çektiği Kosovalılar, Kosova için büyük özerklik talebinde bulunurlar.Leur clémence à l’égard des juifs entraîne une immigration forte dans la région.
Başının iki yanına düşük küçük kulakları vardır.Ils ont deux petites oreilles au sommet de leur tête.
Burun delikleri başının üstünde yer alır.Les cheveux tombent sur les épaules.
Çünkü Marion’un başının derde girmesini istemez.Mais Marion n'est pas femme à se laisser faire.
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.Il était une fermière Qui allait au marché, Elle portait sur sa tête Trois pomme dans un panier.
Yerel basın ve ulusal gey basını kapsamlı bir şekilde bu hadiseler hakkında röportaj yaptı.La presse locale et nationale s'empare immédiatement de l'affaire.
Ulusal bir tarz oluşturabilmek için sürecin başını çekti.Il contribue à fonder un style national.
Başının ortasında tek bir gözü vardır.Il n'a qu'un seul cheveu sur le crâne.
Stephen başını sallar ve "Hayır.La statue hoche la tête et répond « Oui ».
"Sin" ile başını saadet tarafında koydu.Le mari était déposé sur l’âne la tête du côté de la queue.
Bunun için Roads Untraveled şarkısı kimsenin başını ağrıtmayacak şekilde dizayn edildi.La chanson du générique d'entrée est Nobody Does It Better.
Sık sık başını derde sokmaktan da alıkoyamıyor kendini.Il est aussi souvent difficile de garder les mains au chaud.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!Il n'est donc pas toléré de travailler seul.
Hayat siz başka planlar yapmakla meşgulken başınıza gelen şeydir.La vida es lo que te pasa mientras estás ocupado haciendo otros planes.
Başını kaşıma alışkanlığı var.Él tiene la costumbre de rascarse la cabeza.
Hayat siz plan yaparken başınıza gelenlerdir.La vida es lo que se os echa encima mientras estáis haciendo planes.
Britanya basını, buna rağmen, Jameson'u bir felaketin ortasındaki kahraman olarak göstermiştir.La prensa británica, sin embargo, retrató a Jameson como un héroe en medio del desastre.
Robert Venturi bu hareketin başını çekenlerdendir.Robert Venturi, estuvo a la vanguardia de este movimiento.
Grup Alman basını tarafından hemen "Baader-Meinhof Çetesi" olarak adlandırıldı.La prensa alemana denominó al grupo rápidamente «grupo de Baader-Meinhof».
(Rusya'da İşçi Basınının Tarihinden) Nasıl Yapmalı?Periodista: ¿Cómo resultó la experiencia en Rusia?
Teresia fildişlerini Tina'nın başının ve gövdesinin önünün altına koyarak onu kaldırmaya çalışmıştır.Teresia luego puso sus colmillos debajo de la cabeza de Tina y trató de levantarla.
Başının ortasında tek bir gözü vardır.En su cabeza tiene un millón de ojos.
Afgan İslam BasınıPrensa Islámica Afgana
Gözleri başının iki yanında yer alır.Los ojos están situados a ambos lados de su cabeza.
Doktor Himmler'in ağız içini incelemeye çalıştı, ama Himmler isteksiz bir şekilde başını geriye salladı.El doctor intentó examinar la boca de Himmler, pero el prisionero se negó a abrirla y apartó la cabeza.
Marburg virüsü, 1967'de tespit edildi, 2005'te Angola'da meydana gelen salgın basının dikkatini çekmişti.El virus de Marburg atrajo la atención de la prensa en abril de 2005 por un brote en Angola.
Bu açıklamaları Harry'nin başının belaya girmesine neden olmuştur.Esto le lleva a Harry a tener un montón de problemas.
Basinio Basini, (1425; Tizzano Val Parma, İtalya - 1457; Rimini, İtalya), İtalyan hümanist yazar.Basinio Basini (Tizzano Val Parma 1425 – Rimini 1457) humanista italiano.
Japon basını kendisine büyük ilgi gösterdi.La inteligencia japonesa estaba encantada de tenerlo en sus manos.
"Ben bu oyunu bitirmeye ant içtim, Dünyanızı başınıza yıkacağım." diyerek sahalara geri dönmüştür.Juradme que en el futuro no os ocuparéis más que en reparar los males que hayáis causado...».
Suyun başını kim ya da kimler tutar?¿Quién o quienes apretaron el gatillo?
Muhalif ekibin başını Nihat Erim çekiyordu.El guardia civil nos daba la espalda.
"İspanyol Basını: Beşiktaş Bir Adim Önde".«Razón Española sigue en vanguardia».
Neredeyse her şey onun başının altından çıkar.Y lo levanta por encima de la cabeza de todos.
İrlanda yerel basınında karar Cromwell'in İrlanda seferi nedeniyle şiddetle eleştirilir.El alcance de la brutalidad de que se acusa a Cromwell en Irlanda ha sido largamente debatido.
Otello yine basının ağrıdığını söyler ve eşinden başına mendilini sramasını ister.Otelo le dice que todavía tiene dolor de cabeza, y le pide que envuelva su pañuelo alrededor de su cabeza.
Düz hat üzerinde olmıyan bir cisme bakmak istediği zaman, gözünü değil, başını çevirmesi gerekir.Cuando ella posee a alguien, conserva su voz pero no sus ojos.
Başını bıçakla yarar, ayaklarına çekiçle vurur, gözlerini sürekli parmakları ile açık tutmaya çalışır.Usar golpes de mano abierta, o meter los dedos a los ojos.
Bazı açıklamalarda Pavlik'in öldürülme yöntemi testereyle başının kesilmesi olarak geçer.En algunas versiones, el método del asesinato de Pávlik fue la decapitación con una sierra.
Illinois eyaletinin ortak üniversite sisteminin başını çeken en büyük kurumdur.La mayor institución de educación superior del estado es el Sistema de Universidades de Illinois.
Bu olay kısa sürede uluslararası basını tarafından duyuruldu.La noticia fue ruidosamente comentada por la prensa internacional.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!Pero no se enfrentará sola a su destino.
Erişim tarihi: August 20, 2014. ^ "IŞİD, ABD'li gazeteci James Foley'nin 'başını kesti'".Consultado el 20 de agosto de 2014. «Video shows ISIS beheading U.S. journalist James Foley» (en inglés).
Tom Mary'nin başının belada olduğunu anladı ve ona yardım etmek için gitti.Tom seppe che Mary era nei guai e andò ad aiutarla.
Tom cesaret verecek şekilde başını salladı.Tom annuì in modo incoraggiante.
Tom'un başının belada olduğunu hepimiz biliyorduk fakat hiçbirimiz yardım etmek için bir şey yapmadı.Tutti noi sapevamo che Tom era nei guai, ma nessuno ha fatto niente per aiutarlo.
1. Özel Servis Kuvveti sahil başını korumak için iki adayı ele geçirmişti (Sitka Operasyonu).La 1ª forza servizi speciali occupò due isole per proteggere la testa di sbarco (operazione Sitka).
Dardanus bir süre sonra Sebastianus'u idam ettirmiş ve başını Honorius'un Ravenna'daki sarayına göndermiştir.Dardano fece giustiziare Sebastiano e mandò la sua testa alla corte di Onorio a Ravenna.
Bu sırada bir bebek, başını büyük belaya sokar.Una piccola bugia lo caccerà in grossi guai.
Bu sayede tek başınıza savaşmak zorunda kalmazsınız!Stavolta però non combatterà da solo.
Gazete bağımsız basını, insan haklarına saygıyı, siyasi çoğulculuğu ve demokrasiyi destekler.Supporta la libertà di stampa, il rispetto per i diritti umani, il pluralismo politico e la democrazia.
Genelde insanlara karşı aşırı dürüsttür ve bu da başını belaya sokar.A volte ha la tendenza ad essere troppo onesta con le persone, il che le causa dei problemi.