Gerçekten başım dertte.I'm in real trouble.
Başım kötü belada.I'm in bad trouble.
Tek başıma buradayım.I'm here on my own.
Ben tek başımayım.I'm all by myself.
Başımız dertte mi?Are we in trouble?
Ben kendi başımayım.I'm by myself.
Seninle tek başıma altı saat zaman geçireceğimi sanmıyorum.I don't think I could spend six hours alone with you.
Bugün başıma çok güzel bir şey geldi.Something really nice happened to me today.
Onu kendi başıma anladım.I figured it out on my own.
Sanırım bu sorunu kendi başıma çözebilirim.I think I can solve this problem by myself.
Tek başıma bu sorunu çözemem.I can't solve this problem on my own.
Ben tek başıma yaşıyorum.I live by myself.
Başımın üstünde yerin var.You're more than welcome.
Başımın üstünde yeriniz var.You're more than welcome.
Bunu tek başıma yapmam imkansız.It's impossible for me to do that by myself.
Kalmak için başımın üstünde yerin var.You're more than welcome to stay.
O, başımın hemen üstünden gitti.That went right over my head.
Nasıl olur da bu asla benim başıma gelmez?How come this never happens to me?
Bugün başıma komik bir şey geldi!A funny thing happened to me today!
Benzer bir şey başıma geldi.Something similar happened to me.
Bunu tek başıma yapmamı nasıl bekliyorsun?How do you expect me to do this by myself?
Bu da benim başıma geldi!This happened to me too!
Ben çocukken, odamda yalnız başıma okuyarak vakit geçirirdim.When I was a child, I used to spend time reading alone in my room.
Sen şimdiye kadar başıma gelen en iyi şeysin.You are the best thing that has ever happened to me!
Bütün bunu tek başıma yapamam.I can't do this all on my own.
Kendi başıma oraya gitmezdim.I wouldn't go there on my own.
Vantilatör başımın üzerindedir.The fan is over my head.
Kendi başıma karar veremem.I can't make a decision on my own.
Başımın neden ağrıdığını bilmiyorum.I don't know why my head hurts.
"Kim kaptan?" "Tom." "Oh hayır, başımız belada.""Who is the captain?" "Tom." "Oh no, we're in trouble."
Aslında kendi başıma olmayı tercih ederim.I basically prefer being by myself.
Ben kendi başıma başarılı şekilde tırnak yemekten vazgeçtim.I successfully gave up nail biting on my own.
Başımızın üstünde yerin var Tom.You're welcome here anytime, Tom.
Trende seyahat ederken, ben pencereden başımı çıkardım ve benim kepim uçtu.While travelling on the train, I stuck my head out the window, and my cap flew off.
Git başımdan artık.Now get out of my hair.
Artık çekil git başımdan.Now get out of my hair.
Başım ne kadar dertte?How much trouble am I in?
Bütün bunu tek başıma yiyemeyeceğim.I won't be able to eat all that by myself.
Evlilik için başımın çaresine bakıyorum.I'm saving myself for marriage.
Oraya kendi başıma gitmek istiyorum.I want to go there by myself.
Oraya tek başıma gitmek hakkında biraz tereddütlüyüm.I'm a little hesitant about going there by myself.
Oraya tek başıma gitmeye biraz tereddütlüyüm.I'm a little hesitant to go there by myself.
Karanlıktan sonra tek başıma burada olmama izin verilmiyor.I'm not allowed to be here by myself after dark.
Daha önce tek başıma olmadım.I've never been on my own before.
Bunu tek başıma yapmam gerçekten mümkün değil.It's just not possible for me to do this by myself.
Bunu kendi başımıza yapmamız gerekiyor.We have to do this on our own.
Bunu kendi başımıza yapmalıyız.We have to do this on our own.
Bunu kendi başımıza yapmak zorundayız.We have to do this on our own.
Bunu kendi başıma yönetebilirim.I can manage that on my own.
Eğer o ne anlama geldiğini düşündüğüm anlama geliyorsa, başımız belada.If it means what I think it means, we're in trouble.
Olağanüstü hiçbir şey başıma gelmedi.Nothing extraordinary has ever happened to me.
Bağırmayı bırak. Başım ağrıyor.Stop yelling. My head hurts.
Üç gündür başım ağrıyor. Geçmedi bir türlü.I've had a headache for three days and I can't get rid of it.
Boston'a tek başıma gitmemin nesi var?What's wrong with going to Boston by myself?
Böyle bir şeyin başıma gelebileceğine asla inanmazdım.I would never have believed that such a thing could ever happen to me.
Hayır, gökyüzü başımıza düşmez.No, the sky won't fall on our heads.
Başım hala dönüyor.My head is still spinning.
Başımın üstünde yerin olacak.You'll be more than welcome.
O benim başıma asla gelemezdi.That could never happen to me.
Bu, bu sabah başıma geldi.That happened to me this morning.