Bunu kendi başıma yapabilirim.I can do this on my own.
Kendi başıma bunun üstesinden gelebilirim.I can handle this on my own.
Kendi başıma halledebilirim.I can manage on my own.
Başımın çağresine bakabilirim, bilirsin.I can take care of myself, you know.
Başıma ne geldiğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what's come over me.
Ben gözlerimi kapadım ve başımı çevirdim.I closed my eyes and turned my head.
Tek başıma gitmeye korktuğumu itiraf ediyorum.I confess I'm afraid to go by myself.
Onu kendi başıma yapmış olabilirim.I could have done it by myself.
Bunu tek başıma daha hızlı yapabilirdim.I could have done it faster by myself.
Oraya kesinlikle tek başıma gitmedim.I definitely wouldn't go there by myself.
Hepsini tek başıma yaptım.I did it all on my own.
Onu tek başıma yaptım.I did it on my own.
Kendi başıma olmayı sevmiyorum.I don't like being on my own.
Bunu kendi başıma çözdüm.I figured it out by myself.
Tom'un evini tek başıma buldum.I found Tom's house all by myself.
Ayağa kalktığımda başım dönüyor.I get dizzy when I stand up.
Başım ağrıyordu.I had a headache.
Oraya tek başıma gitmeye niyetim yoktu.I had no intention of going there by myself.
Bunu kendi başıma yapmak zorunda kaldım.I had to do it by myself.
Onu yalnız başıma yapmak zorunda kaldım.I had to do it by myself.
Dün gece içtiğim tüm votkadan dolayı başım zonkluyor.My head is throbbing because of all the vodka I had last night.
Son zamanlarda bununla başım dertte.I've been having trouble with that lately.
Son zamanlarda aklım başımda değil.I haven't been myself lately.
Son zamanlarda başıma çok işler geldi.I've been through a lot lately.
Ailemin tek başıma gitmeme izin vermeyeceğinden eminim.I'm sure my parents won't let me go by myself.
Biraz başım dönüyor.I just feel a little dizzy.
Ben sadece biraz başımın döndüğünü hissettim. Bu kadar.I just felt a little dizzy. That's all.
Ben sadece burada yalnız başıma durmak istedim.I just wanted to stand here by myself.
Kendi başımın çaresine nasıl bakacağımı biliyorum.I know how to take care of myself.
Kendi başıma olmayı seviyorum.I like being on my own.
Orada tek başıma yaşıyorum.I live there by myself.
Tek başıma asla bir şey yapmam.I never get to do anything by myself.
Bunu yalnız başıma yapmalıyım.I ought to do this by myself.
Onu tek başıma yapabilmeliydim.I should've been able to do that by myself.
Birden başım döndü.I suddenly became dizzy.
Sanırım başım ağrıyor.I think I'm getting a headache.
Sanırım başım büyük belada.I think I'm in big trouble.
Sanırım başımız belada.I think we're in trouble.
Kendi başıma Çince öğreniyorum.I'm learning Chinese on my own.
Bu neden benim başıma geldi?Why did this happen to me?
O zaman Fransızca konuşabilseydim, başımı belaya sokmazdım.If I'd been able to speak French then, I wouldn't have gotten into trouble.
Tek başıma Fransızca öğreniyorum.I'm learning French on my own.
Kendi başıma Fransızca öğreniyorum.I'm learning French on my own.
Başımı temizlemem gerekiyor.I need to clear my head.
Senin, oraya tek başıma gitmeme izin vereceğini sanmam.I don't suppose you're going to let me go there by myself.
Bugün başıma ne geldiğine inanamazsın.You wouldn't believe what happened to me today.
Her şeyi tek başıma yapmam gerekiyor.I'm supposed to do everything by myself.
Lütfen beni burada yalnız başıma bırakma.Please don't leave me here by myself.
Tek başıma üstesinden geleceğime eminim.I'm sure I'll manage on my own.
Bunu kendi başıma yapacağım.I'm going to do this by myself.
Ben o partiye tek başıma gittim.I went to that party by myself.
Zaten yeterince başım belada.I'm in enough trouble already.
Şu işi bitirip başımdan atsam iyi olacak.I'd rather get this over with.
Tek başıma gitmeyi tercih ederim.I'd much rather go by myself.
Her zaman başımızın üstünde yeriniz var.You're always welcome here.
Her zaman başımın üstünde yerin var.You're always welcome here.
Başım dertte, değil mi?I'm in trouble, aren't I?
Kendi başıma iyi olacağım.I'll be fine on my own.
Kendi başıma evdeydim.I was home by myself.
Burada başım belada.I'm in trouble here.