Ana içeriğe geç
Sözlük

basım ile cümle

basım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Başımın belada olduğunu düşünüyorum.I think I'm in trouble.
Şimdi başımın belada olduğunu biliyorum.I know I'm in trouble now.
Onu yaparsam başım derde girebilir.I could get in trouble if I did that.
Bu başımız belada demek mi?Does that mean we're in trouble?
Bu, başımın belada olduğu anlamına mı geliyor?Does that mean I'm in trouble?
Başım belada mı?Am I in trouble?
Tom'u başımızdan savalım.Let's ditch Tom.
Bunu kendi başıma yapmak istiyorum.I want to do this on my own.
Gerçekten tek başıma olmak istemiyorum.I don't really want to be all by myself.
Gerçekten oraya tek başıma gitmek istemiyorum.I don't really want to go there by myself.
Oraya tek başıma gitmek istediğimden emin değilim.I'm not sure I want to go there by myself.
Başımın belaya girmesini istemezsin değil mi?You don't want to get me in trouble, do you?
Burada tek başıma tamamen mutlu olacağım.I'll be perfectly happy here by myself.
Bir süre kendi başıma bir şey yapacağım.I'm going to do something by myself for a while.
Bunu tek başıma yapamayacağım. Bana yardım etmelisin.I can't do it alone. You have to help me.
Bunu yalnız başıma yapmam mümkün değil. Bana yardım etmen gerekiyor.I can't do it alone. You have to help me.
Başıma gelen en güzel şeysin.You're the best thing that ever happened to me.
Başıma gelen en güzel şey sensin.You're the best thing that ever happened to me.
Başıma geleceğini düşünmemiştim.I didn't think it could happen to me.
Başımı belaya sokmak istemiyorum.I don't want to get into trouble.
Tek başıma hayatta kalabilirim.I can survive alone.
Bunu tek başıma yapabilirim.I can do this alone.
Tek başıma ders çalışıyordum.I was alone, studying.
Tom'u tek başıma yetiştirmeye çalıştım.I tried to raise Tom alone.
Bunu tek başıma ele almalıyım.I need to handle this alone.
Tek başıma daha iyi bir şansım var.I stand a better chance alone.
Tom'la tek başıma konuşmalıyım.I need to speak with Tom alone.
Hol boyunca tek başıma yürüdüm.Tom walked down the hall alone.
Tom'la tek başıma konuşabilir miyim, lütfen?Can I speak to Tom alone, please?
Tom'la tek başıma mı tanışmalıyım?Do I need to meet with Tom alone?
Tom'la tek başıma bir an istiyorum.I'd like a moment alone with Tom.
Tom evde tek başıma kalamam diyor.Tom says I can't stay home alone.
Tek başıma birkaç gün kulanabilirim.I could use a couple of days alone.
Bu tek başıma baş edebileceğimden çok daha fazla.That's more than I can handle alone.
Bu tek başıma yüzleşmem gereken bir şey.This is something I must face alone.
Tom'la tek başıma birkaç dakikaya ihtiyacım olacak.I'll need a few moments alone with Tom.
Bunu tek başıma yapacağımı hiç düşünmedim.I never thought I'd be doing this alone.
Yalnız başıma bütün bunları yapmamı nasıl beklersin?How do you expect me to do all this alone?
Tom'la tek başıma yüz yüze gelmemi beklemiyorsun, değil mi?You don't expect me to face Tom alone, do you?
Tom'la yalnız başıma birkaç saniye geçirmek istiyorum.I'd like to spend a few moments with Tom alone.
Henüz Tom'la yalnız başıma olmak için bir fırsatım olmadı.I haven't had a chance to be alone with Tom yet.
Tom'la yalnız başıma biraz zaman harcamayı gerçekten istiyorum.I really want to spend some time alone with Tom.
Tom'la tek başıma bir an geçirebilip geçiremiyeceğimi merak ediyorum.I wonder if I might have a moment alone with Tom.
Belki Tom'la yalnız başıma birkaç dakika harcamam gerekir.Maybe I should spend a few minutes with Tom alone.
Ben cesaret verecek şekilde başımı salladım.I nodded encouragingly.
Başım döndü.I got dizzy.
Kendi başıma çalışırım.I work alone.
Bugün başıma gelenleri tahmin edemeyeceğine bahse girerim.I'll bet you can't guess what happened to me today.
O kadar çok dans ettim ki başım dönüyor.I've danced so much that I'm dizzy.
O rock grubu benim başımı ağrıtıyor.That rock band gives me a headache.
Bunu tek başıma yapmadım.I couldn't do this all alone.
Dünden beri başım ağrıyor.I've had a headache since yesterday.
Tek başıma iki çocuğu getirdim.I brought up two kids all on my own.
Her zaman başımın etini yiyorsun.You're always nagging me.
Her şeyi kendi başıma yaptım.I did everything by myself.
Ben kendi başıma yardım edemem.I couldn't help myself.
Eve gece geç saatte kendi başıma gitmemeliydim.I shouldn't have gone home late at night by myself.
Buraya kendi başıma geldim.I came here on my own.
Tek başıma daha hızlı yapabilirim.I can do it faster on my own.
Kendi başıma daha hızlı yapabilirim.I can do it faster on my own.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod