Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Rozpomeň sa, Hospodine, na to, čo sa nám udialo; pohliadni, prosím a vidz našu potupu!
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Rozpomeň se, Hospodine, co se nám děje; popatř a viz pohanění naše.
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Souviens-toi, Éternel, de ce qui nous est arrivé! Regarde, vois notre opprobre!
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Spomni se, o GOSPOD, kaj nas je zadelo, ozri se in poglej sramoto našo!
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Tänk, HERRE, på vad som har vederfarits oss skåda ned och se till vår smälek.
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Wspomnij, Panie! na to, co się nam przydało; wejrzyj a obacz pohaóbienie nasze.
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Ενθυμηθητι, Κυριε, τι εγεινεν εις ημας επιβλεψον, και ιδε τον ονειδισμον ημων.
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Вспомни, Господи, что над нами совершилось; призри и посмотри на поругание наше.
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.Спомни си, Господи, какво ни стана; Погледни и виж как ни укоряват.
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.זכר יהוה מה היה לנו הביט וראה את חרפתנו׃
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.اذكر يا رب ماذا صار لنا. اشرف وانظر الى عارنا.
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.耶 和 華 阿 、 求 你 記 念 我 們 所 遭 遇 的 事 . 觀 看 我 們 所 受 的 凌 辱
Anımsa, ya RAB, başımıza geleni, Bak da utancımızı gör.耶和華 阿 、 求 你 記念 我 們所 遭遇 的 事 . 觀看 我 們所 受 的 凌辱
Anlatici: "Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"나레이터 : 아, 어지럽다. 난 정말 장난감이 좋아!
Anlatici: "Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"אני אוהב צעצועים!
Anlatici: "Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"فيديو: "أنا أشعر بدوار شديد... أنا أعشق الألعاب!"
Anlatici: "Başım dönüyor...oyuncaklara bayılıyorum!"これが言いたかった事です 「アイ ラブ トイズ」
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.그리고 이러한 생각은 여러 면에서 봤을때 9.11사태보다 더 심각한 일이었습니다. 왜냐하면 분명 효과가 나타날 것이기 때문이었죠.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.A co bylo ještě horší, než to co se stalo, protože to nemohlo nefungovat.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.A to było nawet gorsze niż to, co się stało na wiele sposobów, ponieważ nie mogło się nie udać.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Dat was op vele manieren nog erger dan wat er zojuist gebeurd was, omdat het niet 'niet kon werken'.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Ed era anche peggio di quello che in realtà era appena successo, perché non poteva non funzionare.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.És az még rosszabb volt, mint ami addig valójában történt, mivel nem lehet hogy ne működjön.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Itu bahkan lebih buruk dari apa yang sebenarnya terjadi, karena itu tidak akan berhasil.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Y eso era aún peor que lo que ya había sucedido de muchas maneras ya que no podía no funcionar.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.И това беше още по-лошо отколкото онова, което стана по много начини, защото нищо не проработи.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.И это было ещё хуже, чем то, что только что произошло, потому что это не могло не сработать.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.Їх слова гірші за реальні події, бо вони ведуть у безвихідь.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.וזה היה אפילו גרוע יותר ממה שקרה בהרבה דרכים, מכיוון שזה לא יכול לא לעבוד.
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.وهذا كان اسوأ حتى من كل شيء حدث بعدة طرق حتى الان لانه لم يكن ممكنا تحقيقها
Aslında başıma gelen bir çok şey arasında en kötüsü de buydu, çünkü işe yaramıyor olamazdı.その批判ほどひどくはありませんでした 私の計画が上手く行かないはずはなかったのです ソマリア、ブルンジ、ガザ、ヨルダン川西岸
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Chúng ta có thể làm những việc như thắt dây giày và tự mình đi qua đường.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Conseguimos fazer coisas como atar os sapatos ou atravessar a estrada sozinhos.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Kita dapat melakukan banyak hal seperti mengikat tali sepatu dan menyebrang jalan sendiri.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.우리는 신발끈을 묶거나 스스로 길을 건널 수도 있지요.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Meg tudjuk kötni a cipőfűzőnket és át tudunk menni az úton egyedül.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Możemy robić takie rzeczy jak wiązanie sznurówek i samodzielnie przechodzić przez ulicę.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Můžeme dělat věci jako zavázat si tkaničky a přejít sami ulici.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Nous pouvons faire des choses comme nouer les lacets des chaussures, ou traverser la rue tous seuls.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Podemos atarnos los cordones y cruzar la calle solos.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Possiamo fare cose come allacciare le scarpe e attraversare la strada da soli.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Putem sa facem singuri chestii de genul: sa ne facem funda la siret si sa trecem singuri strada.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vieme si sami zaviazať šnúrky a prejsť cez ulicu.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vi kan göra saker som att knyta våra skosnören och korsa gatan själva.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vi kan gøre ting såsom at binde vores snørebånd og gå over gaden alene.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.We kunnen dingen doen zoals onze schoenveters strikken en zelfstandig de straat oversteken.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Wir können Dinge wie unsere Schnürsenkel knüpfen und die Strasse alleine überqueren.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Zmoremo stvari kot je zavezovanje vezalk in samostojno prečkanje ceste.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Μπορούμε να κάνουμε πράγματα όπως να δένουμε τα κορδόνια μας και να περνάμε μόνοι μας το δρόμο.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Ми можемо подужати такі речі, як наші шнурки, й здатні переходити вулицю самотужки.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Можем да си вързваме обувките или да пресичаме улицата сами.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Мы можем сами завязать шнурки и переходить улицу без помощи.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.אנחו יכולים לעשות דברים כמו לקשור שרוכים או לעבור את הכביש לבד.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.فيمكننا ربط أحذيتنا وعبور الطريق معتمدين على أنفسنا.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.私達が赤ちゃんに大人と同じ考え方を教えるために
Ayrıca... hayvani içgüdülerim alarm veriyor! Bu adamı yenmezsem başımın belada olacağını söylüyorlar.Pero... ...mi instinto animal me está diciendo que si no derroto a este niño corro peligro.
Bakalım, deneyimlerimiz sırasında başımıza gelen her şeyle ilişkimizi değiştirince, ne olacak.Vediamo cosa accade se cambiamo le nostre relazioni in base a ciò di cui facciamo esperienza.
Bak, özgür falan değilim, başım bağlı benim.Am un angajament.
Bak, özgür falan değilim, başım bağlı benim.Ik ben niet vrij. Ik ben gebonden.
Bak, özgür falan değilim, başım bağlı benim.Je ne suis pas une femme libre, je vais me marier.