Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Noi singurii suntem şi maşini genetice şi memetice.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Nous seuls sommes à la fois des machines à gènes et des machines à mèmes.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Solo noi siamo macchine genetiche e anche macchine memetiche.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Sólo nosotros somos máquinas de genes al igual que máquinas de memes.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Tylko my jesteśmy maszynami zarówno genowymi jak i memowymi.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Wij alleen zijn tegelijkertijd genmachines en mememachines.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Wir sind die einzigen Gen- und Mem-Maschinen.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Μόνο εμείς είμαστε μηχανές γονιδίων και μιμιδίων ταυτόχρονα.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Само ние сме генни машини и машини за меми.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.Только люди являются одновременно ген-машинами и мем-машинами.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.רק אנחנו הננו מכונות גנים וגם מכונות ממים.
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.نحن وحدنا آلات جينية و آلات ميمية ايضاً
Ama biz, tek başımıza hem gen hem de mim makineleriyiz.ミームは遺伝子マシーンを拾い上げミームマシーンに変換しました
Ama Bradley komutayı tamamen eline geçirdiğinde... Derhal başımız ezilebilir mi?Men om Bradley tar kontrollen... ...kan vi bli krossade direkt.
Ama bu çok havalı Nasıl desem Su kayağında tek başımaانه لشيء رائع ! ذات مرة، كنت لوحدي، و كنت أنتظر دوري للإنزلاق على مزلقة.
Ama bu, kesinlikle başıma gelmiyor. Kürek makinesindeyken bile kameramanımızla flört etmeye fırsat buldu.Sie ist nicht aufzuhalten und selbst an dem Rudergerät findet sie noch Zeit mit unserem Kameramann zu flirten.
Ama bunu rastgele seçilen başka bir kelimeyle sunduğunuzda, kötü şeyler olabilir. Başımıza bu geliyor.Pero si se la presenta con otra palabra elegida al azar pueden pasar cosas malas como esta.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.A karcolást, a nyomtatást, a ragasztás helyét, a tinta regisztrációs jelét.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.Detalii calitative, imprimarea ei, unde bucăţile sunt lipite, ştiţi, semnele de înregistrare pentru cerneală.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.Fascynuje mnie papier, bigowanie, klejenie, znaczniki drukarskie. I uwielbiam skrzynki i pudełka.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.하지만 이 안엔 절단면이나 인쇄된 부분이나 접착된 부분들, 또 등록 상표가 있죠. 전 그냥 상자들이 좋습니다.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri. Kutuları seviyorum.Но, белязването и, принтирането и където нещото се залепя, сещате ли се, опоменателните знаци за мастилото.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.le pliage, l'impression, là où on colle le truc, les traces de calibrage pour l'encre...
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.Mas a dobragem, a impressão, o local da cola, as marcas para a tinta...
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.Men selve udformningen af det, trykket på det, hvordan tingene bliver limet, I ved, markeringerne til blækket.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.Nhưng kiểu như, cách rạch khía nó, cách in nó, nơi dán keo, bạn biết đấy, dấu mực bảo đảm.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.Pero con, como, la hechura, la impresión, dónde va el pegamento, ya saben, los codigos para las tintas.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.Sen taittaminen, painaminen, mistä kohtaa se liimataan, tiedättehän, painovärien kohdistusmerkit.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.To nařezávání, tisk, nanášení lepidla, vyznačování míst pro inkoust.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.Με την τσάκισή του, την εκτύπωσή του, το πού κολλάει το κάθε κομμάτι, ξέρετε, το πού αποτυπώνεται το μελάνι.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.То есть, вырубка, печать, места для склейки, вот, отметки о чернилах.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.זאת אומרת, החריצים שבו, ההדפסה שלו, איפה מדביקים אותו אתם יודעים, הסימונים בשביל הדיו. אני פשוט אוהב קופסאות
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.و لكن مثل , كيف تُطوى و تطبع و من أى أجزاء تلصق, و تعلم,علامات التسجيل الخاصة بالحبر. أنا شخص يحب الصناديق.
Ama daha ziyade çizimi, basımı, yapışan yerleri, işte mürekkep işaretleri.会社の登録商標があります 本当に箱が好きなんです そうして私の祖父は
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Aber aus praktischer Sicht könnten uns andere Netze Probleme bereiten.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z praktického hľadiska nám iné siete môžu spôsobiť problémy.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z praktického hlediska nám mohou jiné sítě způsobit problémy.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ale z punktu widzenia praktyki, inne sieci mogłyby sprawiać nam kłopoty.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Ma da un punto di vista pratico, altre reti potrebbero darci dei problemi.
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.Но с практической точки зрения другие сети могут доставить нам неприятности
Ama pratik bir bakış açısıyla bakıldığında, diğer ağlar başımıza iş açabilir.自動車保険を選択するための ベイジアンネットワークで考えてみましょう
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.(3:4) Mais toi, ô Éternel! tu es mon bouclier, Tu es ma gloire, et tu relèves ma tête.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.(3:4) Но Ты, Господи, щит предо мною, слава моя, и Ты возносишь голову мою.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Aber du, HERR, bist der Schild für mich und der mich zu Ehren setzt und mein Haupt aufrichtet.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Dar, Tu, Domane, Tu eşti scutul meu, Tu eşti slava mea, şi Tu îmi înalţi capul!
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.여호와여 주는 나의 방패시요 나의 영광이시요 나의 머리를 드시는 자니이다
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Många säga om mig: »Det finnes ingen frälsning för honom hos Gud.»
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Mange sier til min sjel: Det er ingen frelse for ham hos Gud. Sela*. / {* et musikalsk uttrykk.}
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Mas tu, Senhor, és um escudo ao redor de mim, a minha glória, e aquele que exulta a minha cabeça.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Men, HERRE, du er et Skjold for mig, min Ære og den, der løfter mit Hoved.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Menigeen zegt dat God mij toch niet zal helpen.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Mnohí hovoria o mojej duši: Nemá záchrany v Bohu. Sélah.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Mnozí mluví o duši mé: Nemáť tento žádné pomoci v Bohu.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Molti di me vanno dicendo: «Neppure Dio lo salva!»
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Monet sanovat minusta: "Ei ole hänellä pelastusta Jumalassa". Sela.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Pero tú, oh Jehovah, eres escudo alrededor de mí; eres mi gloria y el que levanta mi cabeza
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Sokan mondják az én lelkem felõl: Nincs számára segítség Istennél, Szela.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Tetapi Engkau, ya TUHAN, adalah perisai yang melindungi aku. Kauberi aku kemenangan, dan Kaubesarkan hatiku
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Ti pa, o GOSPOD, ščit si meni, slava moja, in ti povzdiguješ glavo mojo.
Ama sen, ya RAB, çevremde kalkansın, Onurum, başımı yukarı kaldıran sensin.Wiele ich mówią o duszy mojej: Niemać ten ratunku od Boga. Sela.