Bana inanmıyorsanız bırakın tek başıma beni.If you do not believe in me, leave me alone."
"Vay başıma, dedi.She said: "Woe betide me!
Hârun dedi: "Ey annemin oğlu! Sakalımı, başımı tutma!"O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
"Onların, başıma üşüşmelerinden de sana sığınırım Rabbim!"I seek refuge in You lest they come to me."
"O başıma kaktığın nimet, İsrailoğullarını köle yapmana karşılıktı."But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
Gün olur, yüzleri ateşin içinde evrilip çevrilir de şöyle derler: "Vay başımıza!The day their faces would be turned on the fire (as on a spit), they will say: "Alas!
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Kim kaldırdı bizi mezarımızdan?Saying: "Ah woe, who has roused us from our sleep?"
Şöyle derler: "Vay başımıza!And say: "Ah woe!
De ki: "İslamınızı benim başıma kakmayın!Tell them: "Do not favour me with your submission.
Hakikaten şu yolculuğumuz yüzünden başımıza (epeyce) sıkıntı geldi, dedi.I am exhausted from this journey."
"Vay başımıza gelenlere! dediler; gerçekten biz zalim insanlarmışız.""Woe, alas," they said, "we were really sinful."
O nimet diye başıma kaktığın ise, (aslında) İsrailoğullarını kendine kul köle etmendir.But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım)."O Lord," he prayed, "I have done wrong, forgive me."
Hadi, doğru söyleyenlerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.Then bring upon us what you predict for us, if you are a man of truth."
De ki: Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın.Tell them: "Do not favour me with your submission.
"Vay başıma gelene!" dedi, "Ben bir kocakarıyım, kocam da yaşlı bir adam.She said: "Woe betide me! Will I give birth when I am old and this my husband be aged?
Harun: "Ey anamın oğlu! Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma."O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
"O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır. "But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı?Saying: "Ah woe, who has roused us from our sleep?"
Zira bizim aklımız başımızdan gitmiş durumda.” diye cevap verirler.Ask the enumerators of numbers."
“O başıma kaktığın iyilik ise, İsrailoğullarını köleleştirmenin bir sonucu değil miydi?”But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
Dedi ki, "Anamın oğlu, sakalımı ve başımı çekme."O son of my mother," (Aaron cried), do not pull me by my beard or my hair!
"Başıma kaktığın bu iyilik de, İsrail oğullarını köleleştirmen yüzündendir!"But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
Onları kendi başımıza kontrol altına alamazdık."We were incapable of doing so.
De ki, "Müslümanlığınızı başıma kakmayın.Tell them: "Do not favour me with your submission.
Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır" derler.Whoever has brought this calamity upon us – double the punishment of the fire for him!”
Nedir başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene!Saying, “O our misfortune!
Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere!Saying, “O our misfortune!
Evin öbür köşesinden bunu duyan eşi, elini yüzüne vurarak: “Vay başıma gelene!So his wife came screaming, and striking her forehead cried, “What!
Öteki de: "Ben de, görüyorum ki başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor.Said the other, 'I dreamed that I was carrying on my head bread, that birds were eating of.
Öbürü: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi" dedi.Said the other, 'I dreamed that I was carrying on my head bread, that birds were eating of.
Doğru sözlülerden isen tehdit ettiğin azabı başımıza getir" dediler.Then bring us that thou promisest us, if thou speakest truly.'
"Vay başımıza gelenlere!They said, 'Alas for us!
Diğeri de: Ben de başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm.Said the other, 'I dreamed that I was carrying on my head bread, that birds were eating of.
Rabbim! dedi, benden (vücudumdan), kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı.saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness.
İçlerinden "Aman bana izin ver, başımı derde sokma" diyen de var.Some of them there are that say, 'Give me leave and do not tempt me.'
Onlar İslâm'a girdikleri için sana minnet ediyorlar. De ki: Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın.They count it as a favour to thee that they have surrendered!
İçlerinden bazıları: “Bana izin ver, beni fitneye ve isyana düşürme, başımı derde sokma!” der.Some of them there are that say, 'Give me leave and do not tempt me.'
Diğeri: "Ben de başımın üzerinde ekmek taşırken kendimi gördüm, onu kuşlar yiyordu.Said the other, 'I dreamed that I was carrying on my head bread, that birds were eating of.
"Rabbim," dedi, "Vücudumdaki kemik gevşedi, başım ağarıp tutuştu.saying, 'O my Lord, behold the bones within me are feeble and my head is all aflame with hoariness.
"Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim?She said: Oh for me shall bring forth when I am old, and this my husband is advanced in years!
"Vay başıma, dedi. Doğuracak mıyım ben?She said: Oh for me shall bring forth when I am old, and this my husband is advanced in years!
Şöyle derler: "Vay başımıza! Din günüdür bu!"And they will say: Ah! woe be Unto us! this is the Day of Requital.
Beni tek Başıma bırakma, Sen varislerin en hayırlısısın" diye nida etmişti.Leave me not single (childless), though You are the Best of the inheritors."
Sakalımı, başımı tutma!Seize (me) not by my beard, nor by my head!
Ve Zekeriyya. Hani, Rabbine yakarmıştı: "Rabbim, beni yapayalnız, bir başıma bırakma!And (remember) Zakariya (Zachariah), when he cried to his Lord: "O My Lord!
"Vay başımıza!(They will say): "Woe to us!
Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım).Verily, I have wronged myself, so forgive me."
Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma.Seize (me) not by my beard, nor by my head!
“Ey benim (sevgili) milletim, nedir bu başıma gelen?"And O my people!
İnkâr edenlerin gözleri birden donup kalmıştır. "Vay başımıza!The eyes of those who disbelieved will stare in horror: “Woe to us.
Eyyub'u da (an). Hani Rabbine: "Başıma bu dert geldi.We bestowed (the same wisdom, judgement and knowledge) upon Job.
İslam olmalarını senin başına kakıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı benim başıma kakmayın.They make it a favour unto thee (Muhammad) that they have surrendered (unto Him).
İslam'a girmelerini senin başına kakıyorlar. De ki: "İslamınızı benim başıma kakmayın!They make it a favour unto thee (Muhammad) that they have surrendered (unto Him).
Günahkârların, onun içindekilerden korkup ürpererek şöyle dediklerini görürsün: "Vay başımıza!Then you will see the guilty apprehensive of what is in it.
"Vay başımıza! Biz bundan gafil bulunuyorduk.We have certainly been oblivious of this!
Benlik şöyle diyecektir o zaman: "Allah'a karşı aşırı gitmem yüzünden başıma gelenlere bak!Lest anyone should say, ‘Alas for my negligence in the vicinage of Allah!
Onlar: "Sana verdiğimiz sözden kendi başımıza caymadık.They replied: 'We have not failed in our promise to you through our choosing.
Zekeriya da: "Rabbim! Beni tek Başıma bırakma, Sen varislerin en hayırlısısın" diye nida etmişti.Zachariah prayed, "Lord, do not leave me alone without offspring, although you are the best heir".