Lisedeyken, başımdan kötü yaralanmıştım.I suffered a major head injury when I was in high school.
Başım suyun altında,Head under water
Bizler gezegeni kurtarabiliriz ama bunu tek başımıza yapamayız--birbirimize muhtacız.We can save the planet, but we can't do it alone -- we need each other.
Moralim bozulmuş, başım eğik olarak ayrılırdım.I would leave demoralized, staring at my feet.
Boney, başımız fena belada !Boney, we have rest trouble!
Ama ben filme tek başıma gittim!" dedi Dr. Robiscek."I went to the movie all by myself." (Laughter) (Applause)
Ve biz bunu tek başımıza yapamayız.And we know we can't do this by ourselves.
Kendi başımın çaresine kendim bakmak istiyorum.As I overcome what needs to be overcome.
Teşekkürler, fakat Lig'in gözü üstümde. Bunu tek başıma yapmam lazım.I gotta go this alone.
Dergi basımevi şirketiydi.It's called Future; it was a magazine publishing company.
Tek başıma yaşamam için bir neden yokThere is no reason for living alone anymore
Elbette, bir olay olduktan ve başımıza geldikten sonra ders alarak daha akıllı davranırız.Of course, after the event one can be wise.
Kendi basimiza nasil yasariz?How can we make it all by ourselves?
"Bu benim bir kere başıma geldi ve düzeltirken çok zorlandım" diyor.It happened to me once and I struggled in fixing it.
Başımız bu kadar beladayken ne diye kavgaya tutuşuyorsunuz ?!How could you two fight each other in the face of our enemy?!
TED'de başıma gelen bir olaya bağlayacağım.And I'd like to relate an experience I had here at TED.
Acaba bu davaya tek başıma... baka bilir miyim ?May I be allowed to... handle this case alone
Eğer görülürse, başımız derde girerlf he is seen we're in big trouble
Doğru ! en çok da benim başım derde girerYes, I'll be in big trouble
Başımdan geçenleri anlatmayacağım, çünkü bu konuşma benimle ilgili değil.And I'm not going to talk about my experience, because this is not about me.
Onların başına gelen, bizim de başımıza gelmek zorunda değil.This happened to them. It doesn't have to happen to us.
Tek başıma ve yayaydım.I was alone on foot.
Ben başıma CAN merak ediyorum!I do wonder what CAN have happened to me!
Ama sonunda kendi başıma dert sardımBut finally, I got myself involved.
"Tanrım, başım dertte."Oh God, I'm in such trouble.
Ben elimi tutuklandı, başımı aşağı kaldı.I remained with my head down, with my hand arrested.
Ben başımı yükselterek olmadan kutusuna bir itme verdi.I gave a push to the box without raising my head.
Bunu gördüğümde aklım başımdan gitti.I was blown away when I saw it.
- Olur, başımın belası.- Okay, pest.
Doktor bana bunları anlatırken, benim başımdan aşağı kaynar sular dökülüyordu.I felt the very center of my being pouring out onto the floor.
Bütün bunlar çok garipti ve başımın ağrısı da giderek kötüleşiyordu.And it was all very peculiar, and my headache was just getting worse.
Geçen yıl tek başımıza İsrail'de 207.000 insana müdahale ettik.Last year alone, we treated in Israel 207,000 people.
Mayıs 2006'da, başıma korkunç bir şey geldi.In May 2006, something horrible happened to me.
Tek başıma meditasyon yapmayı, yalnız dua etmeyi, Tanrı ile yalnız iletişime geçmeyi sevmiyorum.I don't like to meditate alone, to pray alone, to communicate with God alone. [Laughter]
Ueda'da tek başıma?Alone in Ueda?
Başım dönüyor.I feel dizzy
Hatırlarsın, aşk aklımızı başımızdan almıştı.You may remember, we fell head over heels in love.
Tanrım diyeceksiniz, neden? Neden bu benim başıma geliyor?The moment when you're going to doubt yourself.
O, parlak melek tekrar konuşmak! bu gece gibi şanlı isen, başımı o'er,O, speak again, bright angel! for thou art As glorious to this night, being o'er my head,
BENVOLIO başımı, burada Capulet ailesini geliyor.BENVOLlO By my head, here come the Capulets.
Sen bir altın balta ile başımı cutt'st, Ve bu cinayetlerin bana inme üzerine smil'st.Thou cutt'st my head off with a golden axe, And smil'st upon the stroke that murders me.
Tek başıma indirebileceğimi sanmıyorum.I don't think I can do this alone.
Kısacası... ..işimi bitirip her şeyi hazırladıktan sonra... ..üstümü başımı yıkadım.In short, when I was finished and everything was ready...
Cunku benim basima geldi.And I can tell you this happens, because it happened to me.
Soyledikleri dogruymus, fakat kendi basima gelinceye kadar inanmiyordum.It's true what they say, and I didn't believe it until it happened to me.
Size söylüyorum, son iki sene içinde iki olay başıma geldi.Just to tell you, two stories happened in the last two years.
Su kayağında tek başımaWhat it's like all by myself
Başımı eğiyor ve özür diliyorum.I bow my head and apologize.
Başım büyük belaya girecek.I'm going to get in a lot of trouble.
Gün doğarken... ...aklım başıma geldi.As the sun came up... A thought crossed my mind.
Eğer başımla şunu yapsaydım, kuşkusuz böyle düşünürdünüz.If I'd done this with my head you certainly would have thought it.
Elbette emin olamam. Fakat başıma gelen bir olayı anlatayım.Of course, I can't be sure.
Onlarla savaşmalıyım... tek başıma.I must fight them... alone.
Yorgun başımı, omzuna koymama izin verdiğinde,Oh, when he lets me lean my, my weary head on his shoulder
tek başıma olmak istemiyorum.a room by myself.
Başım dönüyor, Sun Ah.I'm faint from going in circles, Sun Ah.
Ama, tam tersi, her şeyi bir yerden bakmamız gerekirse, başımız belada olabilir.If, on the other hand, we need to look them all up, we may be in trouble.
Kendi başımın çaresine bakarım.I'll manage on my own.
Çok müsaidim, bu başımı döndürüyor.I'm so available, it makes me dizzy.
Ben kendi başıma çalıştım.I tried on my own.