1 Ağustos 1931'de, NSDAP Basın Şefi olarak atandı ve ertesi yıl SS'e katıldı.Le 1er août 1931 il est nommé chef du service de presse du parti nazi, et rejoint la SS l'année suivante.
Brugge'de William Caxton tarafından ilk İngilizce kitap basıldı.L'imprimeur anglais William Caxton publie à Bruges le premier livre imprimé en anglais.
1899 yılında katı gövde üzerindeki radyasyon basıncını ölçümleyen ilk kişi oldu.Il fut le premier à mesurer la pression de la lumière sur un corps solide, en 1899.
Esad'in askerleri evleri basıp insanları öldürmüşlerdir.Les enfants d'Esaü luttèrent contre ceux-ci et les détruisirent.
İletişim medikal tavsiyeler ve kuaförlerin tavsiyeleri ile basında yapılır.La communication se fait dans la presse par des recommandations médicales et des conseils de coiffeurs.
Atmosfer (birim) ("atm"), atmosfer basıncı birimi.L'atmosphère (atm) est une unité de pression.
Turan, basında çıkan bu haberleri yalanladı.Kellan transmet les informations reçues à la presse.
Günümüzde Nintendo yeni kartların basımı ve satışına hâlâ devam etmektedir.De nos jours, Nintendo continue de commercialiser des cartes à jouer.
Sarah Helen Whitman'ın eserlerinin bir derlemesi olan Hours of Life, and Other Poems 1853'te basıldı.Ses Hours of Life, and Other Poems paraissent en 1853.
(İlk kitabı 1920'de basılmasına rağmen).(1ère édition en 1892).
1880'de Fransız Fernand Forest ilk düşük basınç ateşleme manyetosunu bulur.En 1880, le Français Fernand Forest invente la première magnéto d'allumage basse tension.
Horae Apocalypticae III (beşinci basım). s.Apocalypsis (Apocalypse) III.
Corpus iuris civilis 529 yılında basılmıştır.Son travail monumental aboutit à la rédaction du Corpus juris civilis en 529.
Lastikteki hava basıncı izleyicisi basınç kaybını algılar ve sürücüyü uyarır.Dans le cas du pneu, un détecteur surveille la perte de pression d'air et avertit le conducteur.
Marka, çoğunlukla basınçlı hava bombaları olarak pazarlanmaktadır.Le Pliz est principalement commercialisé sous forme de bombes à air comprimé.
Basılan kopyaların birçoğu yok edildi.La plupart des copies sont détruites.
Depolardaki basınç yaklaşık 210 bar olacaktır.La pression dans la chambre de combustion est de 102 bars.
Ayla'yı Dinler misiniz? (4. Basım bas.).(Tu m’entends?), «Hallom!»
Basın toplantısı odasında 80 koltuğa sahiptir.Le musée possède une salle de conférence pour 80 personnes.
Kitabın basılması ABD’deki CIA ve FBI örgütleri için utanç verici bir durum olarak ortaya çıkar.C'est clairement une allégorie pour les CIA et FBI des États-Unis.
Çamlıca Basın Yayın. s. 144.Warmelink n° 144, Cat.
1070 basında hiç bekelenmedik bir gelişme oldu.Sa mort, postérieure à 1070, n’a pas été consignée.
Koleksiyon yazarın ölümünden birkaç ay sonra Verlag Die Schmiede tarafından basılmıştır.Publié quelques mois avant la mort de son auteur, ce livre est un succès d'édition.
İlk defa basılıp yayınlanması 1598'dedir.Il est promulgué et imprimé en 1598.
Records tarafından 7" vinyl formatında basıldı.Il est sorti au format vinyl 7".
İz modunda da aynı yöntem uygulanır fakat bu sefer klavyeden Shift tuşuna basılı tutulur.Même excuse mais, cette fois, le chat vide le pot complètement.
Öykü, Broadway Journal'ın 23 Ağustos 1845 tarihli sayısında tekrar basıldığında ufak değişikliklere uğradı.L'histoire est légèrement revue et rééditée le 23 août 1845 dans le Broadway Journal.
Bunlar arasında birçok Don Kişot basımı da vardı.Parmi ces artisans figuraient un grand nombre d'imprimeurs.
Kitaplar 1993'ten bu yana basılmıştır.Les bouteilles sont vendues depuis 2007.
Ksenon yüksek basınçlı sodyum lambalarında "starter gaz" olarak kullanılır.Le xénon est utilisé comme « gaz de démarrage » dans les lampes à vapeur de sodium haute pression.
1991'den bu yana Fransa basın yayın kuruluşu TF1'de görev almaktadır.À partir de 1991, il collabore à la première édition du matin sur TF1.
Durham, N.C.: Duke Üniversitesi Basın.Durham, NC : Duke University Press.
Örneğin Sınır Tanımayan Gazeteciler her yıl Basın Özgürlüğü Endeksi yayınlamaktadır.Reporters sans frontières publie un rapport annuel sur la liberté de la presse dans chaque pays.
1944, M. E. Basımevi.1944 : Mlle G. Bobin.
Basılı kitaplar 16. yy.’da Gutenberg’in matbaayı bulmasıyla ortaya çıkmıştır.Come Rope!, disponible dans le Projet Gutenberg.
Bu basınç farkı sonucunda rüzgâr doğar.La question de la pression du vent se pose alors.
Ayrıca New York Üniversitesi Basını’nda cinsiyetler ve cinsellik üzerine bir dizi editörüdür.Il est aussi éditeur d'une série sur le genre et la sexualité, publiée aux éditions New York University Press.
Bir diğer muhtıra ise, e-muhtıra olarak da bilinen 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklamasıdır.Fort de ce succès, il s'octroie le 27 avril la casquette de grand conseiller de l’AEF.
3 gün sonra bir BÇG belgesi daha basında yer aldı.Quelques jours plus tard, elle trouve une troisième lettre dans un journal.
Yayımcı şirket CHIP Holding tarafından basılan dergi Avrupa ve Asya'da 15 ülkede yayınlanmaktadır.CHIP est un magazine allemand d'informatique publié dans 15 pays d'Europe et d'Asie.
Liseler için yazılan kitap, 1892'de basıldı.Le stud-book est ouvert en 1892.
Basın, bu "canavar" kullanan "çılgınları" topa tutar.La presse d'abord se fustige de ces « forcenés » conduisant des « monstres ».
Toplantı sonrası yaptığı basın açıklaması sosyal medya Twitter'da bazı kesimin tepkisini toplamıştır.Quelques heures plus tard, il s'excuse sur le réseau social Twitter.
Şebekeye verilen suyun yarısı cazibeye bırakılmakta, yarısı ise terfili olarak basılmaktadır.L'eau que tu boiras aura la mesure d'un sixième de hin; tu boiras de temps à autre.
Bunlar 19 Haziran 1878 yılında basıldı.Elle est incorporée le 19 juin 1878.
Bu basılım 1916 yılına kadar tüm pullarda yatay, dikey ve örgü kâğıtlarda uygulandı.Elle y vend des tapis et des tissus en porte-à-porte ou sur les marchés jusqu'en 1984.
İlk iki sayısı 2.500 adet basılmıştır.Ce premier numéro est tiré à 2 500 exemplaires.
Sadece bir adet basılmış olmasıyla dikkate değerdir.Or il n'y a d'intuition que si un objet nous est donné.
V Basım, III Kitap.La bibliographie, III.
Eserlerinden hiçbiri basılmamıştır.Cependant, aucune de leurs œuvres n'est conservée.
Hemen Ana Ekran düğmesine basıp bırakın.Pointez le grand rectangle au centre de l'écran.
Atmosfer basıncı 5 km'de yaklaşık %50 azalır.50 % de l'atmosphère est située en dessous de 5 km d'altitude.
2015 yılından itibaren basılı olarak çıkmaya başlamıştır.Elle devenue depuis 2015 la matinée pas banale.
Albümün resmi basın duyurusu 26 Ekim 2010'da yapıldı.L'album est officiellement annoncé dans un communiqué de presse le 26 octobre 2010.
1988-1989: Batman: A Death in the Family basıldı.2016 : Batman : Un deuil dans la famille.
Yazılarının toplam 550 milyon kopyası basıldı.Les tirages cumulés de ses livres atteignent 550 millions d’exemplaires.
1901'de basımına başlanan yat dizisi ise "DEUTSCH-NEU-GUINEA" yazısını taşıyordu.En 1901, une nouvelle série est émise avec pour légende DEUTSCH-NEU-GUINEA.
Millî Eğitim Basımevi.Maudite éducation.
İlk on dans, dört el piyano için yazılmış ve 1869'da basılmıştır.Les dix premières parurent en 1869 dans leur version pour piano à quatre mains.
Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak.Diffuser de manière efficace les ressources d'information et les services disponibles.