Ana içeriğe geç
Sözlük

bari ile cümle

bari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Suçlular tarafından dikilmiş duvarı ve barikatları görmekten utanç duyuyorum.I feel ashamed to see the wall and the barricades put up by criminals.
Ledra Caddesi'ndeki barikat 40 yıldır duruyordu.The roadblock on Ledra Street has existed for more than 40 years now.
Kıbrıs Türkleri bölünmüş Lefkoşe'de barikatları yıktılarTurkish Cypriots dismantle roadblock in divided Nicosia
Kıbrıs Türk tarafındaki Ledra Caddesi'ndeki barikatı kaldıran buldozerler görülüyor.Bulldozers clearing the roadblock on Ledra Street in Turkish Cyprus.
Barikatlar kaldırılmalı." dedi.The barricades must be removed," Jugovic said.
Tadiç'ten Kosovalı Sırplara barikatları kaldırma çağrısıTadic urges Kosovo Serbs to take down barricades
Milos, "Dört aydır barikatlardayız.We have been at the barricades for four months.
Barikatlardan çekilmemiz gerektiğini düşünüyorsa neden bize bu yönde daha önce çağrıda bulunmadı?Why hasn't he urged us to move from the barricades sooner, if he feels that way?
Polis varlığı barizdi.Police were visible.
Her türlü fikir noksanlığı, oyunculardaki bariz korku.The lack of any idea, the obvious fear in the players.
Toplantıda, İtalya'nın Bari kentinde bir Koridor 8 Sekreterliği açılması kararlastirildi.The meeting launched an initiative to open a Secretariat of Corridor 8 in Bari, Italy.
Liel, "İsrail-Türkiye ikili ilişkilerinin gördüğü zarar bariz ve kaçınılmaz." diye ekledi."The damage to the Israeli-Turkish bilateral link is obvious and unavoidable," he adds.
Barikatların arkasında durup kendimizi bu konudan soyutlamamalıyız,” diyor.We must not stay behind our barricades and divide ourselves about this."
"Kosova devletinin perspektifi barikatlarda değil, entegrasyondadır.""The perspective of the state of Kosovo is in integration and not in the barricade."
Polis derhal Zagreb'in dört bir yanında yollara barikat kurdu.Police immediately set up roadblocks throughout Zagreb.
"Sınır kapılarındaki bu barikatlar ve gecikmeler, bu eğilimin kötü bir yansıması.""These blockades and delays at the border crossings are a poor reflection of that tendency."
KFOR: Barikatlar zorla değil, siyasi süreçle kaldırılmalıKFOR: barricades should be removed by political process, not force
Barikatların zorla değil, siyasi bir sürecin sonucu olarak kaldırılmasını isterim.I would like barricades to be removed as a result of a political process, not by force.
Bu yüzden, Sırbistan'a erişimi kesen NATO değildir, barikatları kuranlardır.So it is not NATO which is cutting off access to Serbia: it is those who built the roadblocks.
SETimes: KFOR kuzeydeki barikatları kaldırmak için ek tedbirler alacak mı?SETimes: Will KFOR take future steps to remove the barricades in the north?
7. Barikat Film Festivali, Yarışma Filmleri Gösterim Seçkisi.7th Barikat Film Festival, Competition Films Screening Selection.
Barish bu bilimsel işbirliği için ilk sözcü olarak Weiss'i atadı.[9][14]Barish appointed Weiss as the first spokesperson for this scientific collaboration.[9][14]
Otis Williams (d. Otis Miles, Jr.; 30 Ekim, 1941) bir Amerikalı bariton[1][2] şarkıcı.Otis Williams (born Otis Miles, Jr.; October 30, 1941) is an American baritone[1][2] singer.
Aleksandra Naumov - Sasha Nada Đurevska - Nada Lana Barić Drazen Kuhn Anita MatkovicAleksandra Naumov as Sasha Nada Đurevska as Nada Lana Barić Drazen Kuhn Anita Matkovic
Bariyer kelimesinin en genel anlamları aşağıda sıralanmıştır:Barrier may also refer to:
bariyer, AT yarışlarında başlangıç ve koşu esnasında pistten taşmayı engelleyicibarrier, what a horse comes out of at a start of a race
Bu bariz gerçeklik, artık bilimsel gerçekliğe dönüşmüştür.That plain garden variety fact has now become a scientific fact.
Abu Dis ve Doğu Kudüs arasındaki bariyer, Haziran 2004The barrier between Abu Dis and East Jerusalem, June 2004
Sonunda, üç domuz da tuğla eve barikat kuruyorlar ve domuz 9-1-1'i çağırıyor.In the end, with all three pigs barricaded in the brick house, the third pig calls 9-1-1.
Barikatlar kuruldu, otobüsler ve arabalar devrildi.Barricades were raised, buses and cars overturned.
Aksi yönde bariz kanıtlar olmasına rağmen Charles, karısını kusursuz bulur ve ona tapar.Charles adores his wife and finds her faultless, despite obvious evidence to the contrary.
Rosalina Manželství na druhou aneb Barillonova svatba . . . .Rosalina Manželství na druhou aneb Barillonova svatba ....
Arabat Körfezi Arabat Kalesi Bariyer adaBay of Arabat Arabat Fortress Barrier island
904) daha sonra taksi yaptığı esnada bariyerlere çarparak yok oldu. [2]904) was later destroyed when it crashed into a barrier during its taxi runs.[2]
Glover's Resifi ve Deniz Feneri Resifi ile birlikte Belize Bariyer Resifi'nin üç atolünden biridir.It is one of three atolls of the Belize Barrier Reef, along with Glover's Reef and Lighthouse Reef.
Barisentrik koordinatları kullanmaUsing barycentric coordinates
Teorem, barisentrik koordinatlar kullanılarak daha yüksek boyutlu simplekslere genelleştirilebilir.The theorem can be generalized to higher-dimensional simplexes using barycentric coordinates.
871: Bari Emirliği'ni sona erdiren İtalya Kralı II. Louis tarafından ele geçirilir.871: Bari is captured by Louis II of Italy, ending the Emirate of Bari.
Doğal yaşam alanları, bariyer adalar, tuzlu bataklıkların kenarları ve çalılıklardır. [1]Its natural habitats are thickets on barrier islands, the edges of salt marshes, and in hammocks.[1]
9 Ekim'de İtalya'nın Bari şehrine taşındı; sonraki günlerde ise Fransa'ya geldi.[1]He relocated to Bari, Italy, on October 9; his next arrival was in France in the following days.[15]
Barisantrik koordinatları [1] ise,Its barycentric coordinates are[1]
Bariloche'nin turizm merkezi gölün güney kıyısında bulunur.The tourist center of Bariloche is on the southern shore of the lake.
4 Aralık 1941'de bariz ruhsal bozukluk nedeniyle Burgos Hastanesine gönderildi.On December 4, 1941, he was sent to the Burgos Hospital due to apparent mental disorder.
O ayrıca bir baritondur.He is a baritone.
Bariyerlerde, Amsterdam armasındaki üç Aziz Andrew Haçı bulunmaktadır.The bollards bear the three Saint Andrew's Crosses from the coat of arms of Amsterdam.
Bu tür şu anda şehirde kullanılmaktadır; tüm 1915 tipi bariyerler değiştirildi veya kaldırıldı.This type is currently used in the city; all 1915 type bollards have been replaced or removed.
Hücre zarları dış bariyerdir.The cell membranes are the outer barrier.
En bariz örnek, Amarna Dönemi olacaktır.Akhenaten's Amarna Period hosted great changes in artistic style.
1946'da film endüstrisiyle bariz bir bağlantısı olmayan Harriette Levin ile tekrar evlendi.In 1946 he married again, to Harriette Levin, who had no apparent connection to the film industry.
Cyclo-cross yarışçıları, Pennsylvania'daki Ludwig's Corner'da iki bariyeri aşarken.Cyclo-cross racers take on two barriers and a run-up at Ludwig's Corner in Pennsylvania
Çinliler her iki pozisyona da giderek daha yakın barikatlar inşa ederek ilerlediler.The Chinese advanced toward both positions by building barricades ever-closer.
1991 yılında Djamolidine Abdoujaparov tekerleklerini bariyerlere taktı.In 1991, Djamolidine Abdoujaparov clipped his wheels on barriers.
Endüstriyel ölçekte, baritten (baryum sülfat ) iki aşamalı bir işlemle hazırlanır:[1]On an industrial scale, it is prepared via a two step process from barite (barium sulfate):[10]
Barisentrik koordinat sisteminin tanıtımıyla tanınır.[2]He is recognized for the introduction of the Barycentric coordinate system.[4]
Gürültü bariyerleri ahşap, duvar, toprak veya bunların bir kombinasyonundan yapılabilir.Noise barriers may be constructed of wood, masonry, earth or a combination thereof.
Son perdede sahne dışında, bariz bir şekilde intihar ederek ölür,She dies off-stage in the last act, an apparent suicide.
ABD İç Savaşı sırasında, kuyruktan doldurmalı tüfeklerin avantajı bariz hale geldi.During the U.S. Civil War, the advantage of breech-loading rifles became obvious.
7'nci Yunan Tümeni saat 11:00'de şehrin önündeki son su bariyeri olan Gallikos nehrini geçti.At 11 a.m., the 7th Greek Division crossed Gallikos river, the last aquatic barrier before the city.
Basit / bariz/ aşikâr alan "bilinen bilinenleri" temsil eder.The simple/obvious/clear domain represents the "known knowns".
Kan-beyin bariyerini geçer ve merkezi sinir sisteminde etkiler gösterir.It crosses the blood–brain barrier and exerts effects in the central nervous system.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod