Kemp, etrafına bakındı ve zorlama Boş oda bir bardak.Kemp-am trezit, sa uitat despre el, şi au luat un pahar din camera lui de schimb.
Kemp, etrafına bakındı ve zorlama Boş oda bir bardak.Kemp đã lên, nhìn về anh ấy, và lấy một ly từ phòng rảnh rỗi của mình.
Kemp, etrafına bakındı ve zorlama Boş oda bir bardak.Kemp fölkelt, körülnézett, és letöltött egy pohár az ő albérleti szoba.
Kemp, etrafına bakındı ve zorlama Boş oda bir bardak.Kemp se levantó, miró a su alrededor, y tomó un vaso de su habitación de invitados.
Kemp, etrafına bakındı ve zorlama Boş oda bir bardak.Kemp se levantou, olhou ao seu redor, e tomaram um vidro de seu quarto de reposição.
Kemp, etrafına bakındı ve zorlama Boş oda bir bardak.Kemp si alzò, si guardò attorno, a prendere un bicchiere dalla sua stanza degli ospiti.
Kemp, etrafına bakındı ve zorlama Boş oda bir bardak.Kemp σηκώθηκε, κοίταξε γύρω του, και απέφερε ένα ποτήρι από το εφεδρικό δωμάτιο του.
Kemp, etrafına bakındı ve zorlama Boş oda bir bardak.Кемп встал, осмотрелся кругом, и взяли стекло из свободное помещение.
Kore Cumhuriyeti Prenses'i sana bir bardak sıcak süt sunuyor.Korea királyi hercegnője ezt a meleg tejet ajándékozza neked.
Kore Cumhuriyeti Prenses'i sana bir bardak sıcak süt sunuyor.La princesse impériale de Corée vous propose ce lait chaud.
Kore Cumhuriyeti Prenses'i sana bir bardak sıcak süt sunuyor.انه فنجان حليب مقدم اليك من طرف اميرة كوريا
Mars'ın yüzeyine bir bardak su dökerseniz anında buharlaşır.Se despejarmos um copo de água na superfície de Marte, ela evapora-se instantaneamente.
Mars'ın yüzeyine bir bardak su dökerseniz anında buharlaşır.Se versassi un bicchiere d'acqua sulla superficie di Marte evaporerebbe immediatamente.
Mars'ın yüzeyine bir bardak su dökerseniz anında buharlaşır.Si se derramara un vaso de agua en la superficie de Marte, se evaporaría instantáneamente.
Masaru Emoto bir bardak suyun yanına kelimeler koydu.Még egy dologról szeretnék beszélni, mielőtt kifutok az időből.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm. Biraz da ailesi için aldım.それに なによりも 彼女が悪いなんて思いもしませんでした
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Hoztam neki meleg plédet, és egy csésze kávét.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Ich holte ihr eine warme Decke und eine Tasse Kaffee.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Ik bracht haar een warme deken en een kop koffie.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Jag ordnade en varm filt och en kopp kaffe åt henne.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Je lui avais apporté une couverture et une tasse de café.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.저는 그녀에게 따뜻한 담요와 커피 한 잔을 가져다 주었습니다.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Le ho portato una coperta calda e una tazza di caffè.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Levei-lhe um cobertor quente e uma chávena de café.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Přinesl jsem jí teplou přikrývku a hrnek kávy.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Przyniosłem jej ciepły koc i kawę.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Tôi mang cho cô chăn ấm và một tách cà phê.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Της έφερα μια ζεστή κουβέρτα και μία κούπα καφέ.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Донесох й топло одеало и чаша кафе.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Я принес ей теплый плед и чашку кофе.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.Я приніс їй теплий плед і чашку кави.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.שיכולתי לעשות כל דבר אפשרי לגרום לה להרגיש נוח יותר. הבאתי לה, שמיכה חמה
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.تشعر بالراحة. جلبت لها بطانية وفنجان من القهوة.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.我帶咗佢一張毯同一杯咖啡
Öncelikle 9 bardak yulaf ezmesi kullandığımız noktaya gidiyoruz.Agora vamos para uma situação onde estamos usando 9 xícaras de farinha de aveia.
Öncelikle 9 bardak yulaf ezmesi kullandığımız noktaya gidiyoruz. Bir kaç farklı yolla çözmenize imkan var.We krijgen nu dus een situatie waarin we 9 kopjes havermeel nodig hebben.
Öncelikle 9 bardak yulaf ezmesi kullandığımız noktaya gidiyoruz.I vores tilfælde skal vi nu bruge 9 kopper havregryn.
Öncelikle 9 bardak yulaf ezmesi kullandığımız noktaya gidiyoruz.Kolik mouky je potřeba na velkou dávku sušenek, kde použijeme 9 hrnků ovesné kaše?
Öncelikle 9 bardak yulaf ezmesi kullandığımız noktaya gidiyoruz.Ora andiamo verso una situazione in cui usiamo 9 tazze di avena.
Öncelikle 9 bardak yulaf ezmesi kullandığımız noktaya gidiyoruz.Сега отиваме на ситуация, в която използваме 9 чаши каша.
Öncelikle 9 bardak yulaf ezmesi kullandığımız noktaya gidiyoruz.ألآن سننتقل الى وضع حيث نستعمل فيه
Öncelikle 9 bardak yulaf ezmesi kullandığımız noktaya gidiyoruz.オートミールの 9 カップを使用します。
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Annoin heidän istuutua ja hain lasit vettä --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--En ik liet ze zitten, en haalde glazen water voor ze --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--I-am așezat și le-am oferit câte-un pahar de apă --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Ich ließ sie sich hinsetzen und brachte ihnen ein Glas Wasser ...
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Ils se sont assis, et je leur ai offert de l'eau --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--그들을 의자로 안내하고 물을 대접했습니다
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Leültettem őket, megkínáltam őket vízzel --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Li feci sedere, offrii loro un bicchier d'acqua
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Los senté y les di vasos con agua --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Mandei-os sentar e levei-lhes copos de água.
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Posadila jsem je a donesla jim sklenice vody.
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Posadziłam ich i podałam im po szklance wody.
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Saya duduk dan menyuguhkan segelas air --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim-- Tamam, hallettim.水を差しだした部分からね
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Và tôi mời họ ngồi, và tôi lấy cho họ nước uống --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Έκατσα μαζί τους, τους πρόσφερα ένα ποτήρι νερό
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--И я их усадила, и принесла им два стакана воды --
Onları koltuğa buyur ettim ve bir bardak su ikram ettim--Поканих ги да влязат, донесох им чаши с вода...