Ana içeriğe geç
Sözlük

barda ile cümle

barda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bardakçı Necati yalan söylüyor dedi.Der var ei gjente på Lanjei som narra han.
Viyana kahvelerinde garson kahvenin yanında bir bardak da musluk suyu servisi yapar.Her er det kafe med servering av vafler o.a.
Ted, eski çıktığı kız arkadaşı Cindy'yi barda görür.Ted møter tilfeldigvis på sin tidligere kjæreste Cindy på trikken.
Vehbi Bardakçı - Öykü-Roman yazarı.Klovnens store kjærlighet : roman.
Shot bardağı, alkollü içecekleri ölçmek için dizayn edilmiş küçük bardaklardır.Et drammeglass er et lite drikkeglass, beregnet til å inneholde en brennevinsdram.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?Apakah gelasnya setengah kosong atau setengah penuh?
O gece barda aşağı yukarı 200 kişi vardı.Kira-kira 200 orang berada di bar malam itu.
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.Gunung Du (独山), Gunung Jin (巾山) dan Gunung Ming (明山) mewakili tiga dewa.
Erişim tarihi Ocak 2006. ^ Matt & Andrej Koymasky Famous GLTB biography of Jean-Pierre Barda.Diakses Januari 2006. ^ Matt & Andrej Koymasky Famous GLTB biography of Jean-Pierre Barda.
Bardas, İmparator III. Mihail'in (842-867 arası hükümdar) dayısı ve etkin naibi.Bardas, paman dan wali Kaisar Mikhael III (berkuasa 842–867).
Onun çıkardığı kargaşadan yararlanan Kleinman bardağı çalar.Tanpa sengaja Mina memecahkan gelas yang dibawanya.
Bardanes'ın başarısızlığından sonra Thomas, kaynaklarda yaklaşık on yıl görülmemişti.Setelah kegagalan Vardanis, Tomaž menghilang dari sumber selama sepuluh tahun.
Bardanes'ın erken dönem hayatı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Tidak ada yang diketahui tentang kehidupan awal Vardanis.
Van Gogh Müzesi, Amsterdam Absint Bardaklı ve Su Şişeli Natürmort, 1887.Museum Van Gogh, Amsterdam Alam benda dengan Segelas Absinthe dan sebuah Botol Anggur Kaca, 1887.
Yani, kırmızılık; parmakla veya su bardağı gibi bir cisimle bastırıldığında kaybolmaz.Ruam biasanya tidak memucat; warna merahnya tidak memudar saat ditekan dengan jari atau batang gelas.
Bardanes'ın kendisinin motivasyonu ise daha az belirgindir.Untuk motif Vardanis sendiri, situasinya kurang jelas.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Sesudah tali sampannya lepas, dikayuhnya sampannya perlahan.
Sevdiği kadının öldürülmesi ise bardağı taşıran son damla olmuştur.Hal itulah yang menyebabkan wanita yang ia cintai tewas dengan cara terjun dari jurang.
Barda içmek, masalardan birinde daha ucuzdur.Minumannya tidak selengkap di bar.
Thomas, tek başına Bardanes teslim olana kadar ona sadık kaldı.Tomaž sendiri tetap setia kepada Vardanis sampai dia menyerah.
Bu bardaklar genellikle kısa ve kalın bir ayağa sahiptir.Bak mandi ini biasanya panjang dan agak dangkal.
Temiz bir bardak bulamayan Beth, ağlamaya başlar.Sau khi không tìm được một cái cốc sạch, Beth bắt đầu bật khóc.
Theodora, Bardas ve Patrici Petronas'ın kızkardeşleridir.Theodora là một người em gái của Bardas và Petronas.
Escobar, 2 Temmuz 1994'te Kolombiya'nın Medellin kentindeki bir barda vurularak öldürüldü.Ngày 2 tháng 7 năm 1994, Escobar bị bắn bên ngoài quán bar El Indio ở ngoại ô Medellín.
Vehbi Bardakçı, öykücü, roman yazarı.Ông chuyên sáng tác manga, tiểu thuyết.
Bilgisayarın oradan geçince içki koyduğu bardak çatlar ve içinden içki bilgisayarın içine dökülür.Cô uống ly rượu vodka đó khi cô bước vào phòng máy vi tính.
Bir bardak su ver.Cốc uống nước.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Giữ lại một bát con nước luộc, để nguội.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?これは英語ではGlass Half Empty or Half Full?
Bir bardak su ver.水をくれ。
Florestan içecek bir damla su ister ve Rocco Leonore'ye tutukluya bir bardak su vermesini emreder.フロレスタンは一滴でいいから飲み物が欲しいと乞い、ロッコはレオノーレに飲み物をやるように言う。
Bardanes 803 yılında I. Nikeforos'a (802-811 arası hükümdar) karşı ayaklanmıştı.バルダネスは803年に皇帝ニケフォロス1世(在位:802年-811年)に対して反乱を起こした。
Bir bardak buzlu su..アイスコーヒー用もある。
Holden barda karşılaşmıştır.バーで出会った。
Sonra bardağına içki koyar.そしてコップの中に餌を入れておく。
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.当寺には花山法皇が禅衣(笈摺)、杖、及び三首の御詠歌を奉納したとされる。
Bir barda çalışmaya başlamıştır.バーに勤めている。
Daha sonra 2-3 bardak süt içilir.コーヒー・紅茶一杯当たり2-3個を入れることが多い。
Bardanes gerçekten isyanı başlattığında geniş tabanlı bir destek bulamadı.バルダネスが実際に反乱を起こした時、彼はいかなる意味においても広範な支持を得ることに失敗した。
Thomas, tek başına Bardanes teslim olana kadar ona sadık kaldı.トマスはただ一人バルダネスが降伏するまで彼への忠誠を維持した。
Çay bardakları hazırlandı.お茶室が完成。
Serbet içince bardak kirilir.酒を飲むと泣き上戸になる。
Fakat Sonora bunu kabul etmedikten sonra Nick barda oturmayı tercih eder.それでも引き下がらないジャックに対して、キャランはバーで会うことを伝える。
Birisinde Hisa çay bardağı tutar, birisinde yelpaze tutar.坂口が乾杯の音頭をとり、リング上で酒盛りを行う。
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.カクテルグラスに注ぐ。
Ernie: Ernie New York'ta bir barda piyano çalan kişi.ニューヨークのゲイバーで働く女装芸人のアーノルド。
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.ガラス玉やコップに入った色水など。
Bana birkaç bardak getirir misin lütfen.コップをいくつか持ってきて下さい。
O gece barda aşağı yukarı 200 kişi vardı.当时约有200人在酒吧内。
Bir bardak su ver.喝酒一杯倒。
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.饮用时慢慢倾斜将酒倒入杯中。
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.昔者,三苗之居,左彭蠡之波,右有洞庭之水,文山在其南,而衡山在其北。
Bir barda çalışmaya başlamıştır.他先在酒吧找了份工作。
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.找一口大鍋,裝滿冷水。
İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır.一般情况下,每次清洗需要8盎司的水。
Bardanes ise bir Ermeni ismidir.也是民謠的曲名。
Kral da suyu içtikten sonra bardağı Raynald'a uzattı ve o da susuzluğunu geçirdi.国王喝了,把剩下的递给了雷纳德,雷纳德也喝下去缓解口渴。
Buffy onu barda yakalar ve kavga ederler.他就抓波菲在店裡打雜和賠償。
Highball bardak, Old Fashioned bardaktan daha uzun olup, Collins bardağından daha kısa ve geniştir. ^高球杯比喝威士忌的老式酒杯高,但是又比可林斯杯矮,而且較寬。
Matthew, Abbey adı verilen barda Pete'in arkadaşlarıyla tanışır.帕克(Parker)是菲比在乾洗店遇到的男朋友。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod