Bardanes'ın kendisinin motivasyonu ise daha az belirgindir.Также роль Барагона стала менее значимой.
Bardakilere göz gezdirirken birini fark eder ve ona gülümser.Он смотрит через стекло внутрь и улыбается.
Kokteyl bardağı, ters koni şeklinde ayaklı bir bardak çeşididir.Желательно, чтобы бокал был из тонкого стекла на высокой ножке.
Serbet içince bardak kirilir.Без этой чаши он — изгой.
Bardakiler Charlie'yi fark etmez fakat diğer grubu beğenir.Ученики его терпеть не могут, и Чарли тоже.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?Чашечка закрытая или полуоткрытая.
Anlatım esnasında, dört bardak şarap tüketilir.Я видела всего два раза, как папа пригубил бокал вина.
İlk cinsel ilişkisini ise 16 altı yaşındayken yerel bir barda yaşadı.Однако свои первые 16 недель он будет жить в материнской сумке.
Özel likörlü kahve bardağında genellikle krema ve şekerle servis edilir.Такой кофе подается в специальном бокале, часто — с добавлением сливок и сахара.
Bir bardak buzlu su..Будто на меня вылили стакан ледяной воды.
Misafirin bardağı boşaldıkça çayını tazelemek yaygın bir gelenektir.Сохранившейся традицией остается традиция наливать гостю полную чашку чая.
Fakat kadın padişaha bir bardak ayran getirir.Жена подносит мужу бокал с вином.
Temiz bir bardak bulamayan Beth, ağlamaya başlar.Жена Василия, не в силах пережить утрату, начинает пить.
Ayrıca, geleneklere göre her Belçika birası kendi özel bardağında servis yapılır.Кроме этого, каждая пивоварня разливает пиво в собственные бутылки, также каждому сорту положен особый бокал.
Bu sayede bardağın üstünde kolayca yok olmayan bir köpük tabakası oluşturulur.Поэтому не ставят на стол лишние рюмки и стаканы.
Bir gün barda tanıştığı bir adamla birlikte olur ve ondan hamile kalır.Однажды она знакомится в баре с состоятельным мужчиной и проводит с ним ночь.
Yolları bir dövüş sonrasına bir barda kesişir.Оказывается, из Выручай-Комнаты проделан ход в бар.
Maya, bir su bardağı ılık suda eritilir.Буря в чаша вода бел.
Ekmeklik un bir bardak soğuk suda sulandırılır.Капнуть кипящий сироп в холодную воду.
Silikondan imal edilmiş menstrual bardaklar genellikle 1-5 yıl sürecek şekilde tasarlanmıştır.كؤوس الحيض المصنوعة من السيليكون تصمم عمومًا لتدوم من 1-5 سنوات.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?فهم ينظرون إلى الكأس نصف الممتلئ باعتباره نصف فارغ.
İnsanın günde sekiz bardak suya ihtiyacı vardır.كما ينصح بشرب ثمان اكواب على الأقل من الماء يومياً.
"Murat Bardakçı: Ben tarihçi değil gazeteciyim".أعتقد أنه فوضوي، إلا أنه ليس صحفيًا."
Buzlu çay veya ice tea, genellikle bir bardakta buzlu olarak servis edilen soğuk çay türü.الشاي المثلج (بالإنجليزية: Iced tea) هو نوع من الشاي البارد، يحفظ عادة في الزجاج فوق الثلج.
1954 yılında bir barda şarkı söylemeye başladı.بدأ الغناء في مقهى في عام 1971.
Anektod olarak, Glaser'ın bir bardak bira içindeki kabarcıklardan esinlendiği iddia edilidi.بعد قليل، يعود فينس ثملاً يلقي بزجاجات البيرة في المنزل.
Menstrual bardaklar ayrıca ped ve tamponlardan daha pratik ve çevre dostu olarak tanıtılmaktadır.كذلك يتم الترويج لكؤوس الحيض بإعتبارها أكثر عملية وصديقة للبيئة من السدادات والفوط.
15 yaşında iken Bevis, ailesi'nin işlettiği barda çalışmıştır.في سن السابعة اضطر محمد للعمل في متجر عمه الذي كان يعامله بقسوة.
O her sabah bir bardak su içer.إنه يشرب كأساً من الماء كل صباح.
Bardağı taşıran son damla.القشة التي قصمت ظهر البعير.
Türk çayı genellikle "ince belli" cam bardak ve özel tabağıyla servis edilir.عادة ما يتم تقديم الشاي التركي في أكواب زجاجية ذات "خصر رفيع" وطبق خاص.
Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Quando chegou lá, os dois beberam um copo de champanhe e Lana forçou Enzo a tirar sua roupa.
Thomas, tek başına Bardanes teslim olana kadar ona sadık kaldı.Tomás continuou leal a Bardanes até este se render.
Bardas, Küçük Asya'nın doğu eteklerinde çok büyük mülkleri olan köklü Skleros ailesinden gelmektedir.Bardas pertencia à grande família Esclero, que tinha enormes propriedades na fronteira oriental da Ásia Menor.
Bardanes'ın kendisinin motivasyonu ise daha az belirgindir.As motivações de Bardanes são menos claras.
En az bir tanesi bardan çıkarılınca bile kan içinde idi (Carter, s.Pelo menos uma já estava sangrando quando foi tirada do bar (Carter, pp. 152-153).
922: Haldia valisi Bardas Boilas'ın isyanı. ca.922: Revolta de Bardas Boilas, governador da Cáldia. ca.
Diğer şarapların aksine bardak son noktasına kadar doldurulur.O copo deve estar cheio até um terço.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Após a batalha, Crum banhou o crânio de Nicéforo em prata e o utilizou como copo de vinho.
Bardağı taşıran son damla gibi idi.Era como a última gota d'água.
Bir barda çalışmaya başlamıştır.Ela trabalha em um bar.
Sonra bardağına içki koyar.Quem me voltará a encher a taça?
Ayrıca, geleneklere göre her Belçika birası kendi özel bardağında servis yapılır.Cada variedade da cerveja belga é servida em um copo específico.
Bir bardak su ver.Bebi apenas um copo de água.
Bardakçı Necati yalan söylüyor dedi.O Wikcionário tem o verbete mentiroso.
"Murat Bardakçı: Ben tarihçi değil gazeteciyim"."Eu pensei que era um erro, pessoalmente, não como jornalista.
Bardaki bütün müşteriler ölmediklerini anladıktan sonra birbirlerine ateş etmeye başlar.Todos os patronos do bar começam a atirar um nos outros e riem ao descobrir que ainda estão vivos.
Pek çok barda limon dilimiyle servis edilir.Servem-se com limão partido em quartos.
Bir gey barda David (Scott Bailey) adında bir erkek arkadaş bulur.Cheio de culpa, Bobby encontra um namorado, David (Scott Bailey), em um bar gay.
Bardanes gerçekten isyanı başlattığında geniş tabanlı bir destek bulamadı.Bardanes fracassou na obtenção de apoio generalizado quando se revoltou.
Yaklaşık 855 yılında, Bardas tarafından yeniden kurulan Magnaura okulunun başına geçirildi.Cerca de 855 foi apontado como o chefe de uma escola recém-estabelecida em Magnaura por Bardas.
Fakat kadın padişaha bir bardak ayran getirir.Nisto chega Eliza com uma tarte de presente.
İlhan Bardakçı ilk evliliğini Nemika Hanım'la yaptı.Quem terminasse primeiro casaria com a princesa.
Theodora, Bardas ve Patrici Petronas'ın kızkardeşleridir.Teodora era irmã de Bardas e de Petronas.
Annesi Gregoria, I. Basileios'un kardeşi Bardas'ın soyunda gelmektedir.Sua mãe, Gregória, descendia do irmão de Basílio II, Bardas.
987-989: Bardas Fokas'ın II. Basileios'a karşı isyanı.987–989: Revolta de Bardas Focas, o Jovem, contra Basílio II Bulgaróctono.
İnce belli çay bardaklarında servis edilir.Deve ser servido quente em uma xícara de café.
Anektod olarak, Glaser'ın bir bardak bira içindeki kabarcıklardan esinlendiği iddia edilidi.Segundo a tradição, a kriek é uma cerveja de Verão, que deve ser bebida num copo balão.
Yarım çay bardağı badem 18 gram yağ içerir.Para cada litro de álcool produz-se por volta de 8 litros de efluentes.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Coloca-se uma caneca vazia de cabeça para baixo em cima da taça.