Ana içeriğe geç
Sözlük

barda ile cümle

barda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Temiz bir bardak bulamayan Beth, ağlamaya başlar.Después de no poder encontrar un vaso limpio, Beth comienza a romper en llanto.
Köylüler köydeki barda bir içki içmelerini teklif ederler.Los pueblerinos sugieren beber en la taberna.
Bardağın yarısı boş mu yoksa yarısı dolu mu?Un vaso que está medio lleno es considerado medio vacío.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Según la tradición, Krum recubrió de plata el cráneo de Nicéforo y lo utilizó como copa.
Buzlu çay veya ice tea, genellikle bir bardakta buzlu olarak servis edilen soğuk çay türü.El té helado (en inglés iced tea) consiste en una forma helada de té, servida a menudo en un vaso con hielo.
Sonra bardağına içki koyar.Suelta esa copa.
Bardakçı Necati yalan söylüyor dedi.Trata de la antinomia del mentiroso.
En az bir tanesi bardan çıkarılınca bile kan içinde idi (Carter, s.Al menos una mujer ya estaba sangrando cuando fue sacada del bar (Carter, pp. 152–153).
Şarkının klibinde grup bir barda sahne almaktadır.Al final, todos cantan en el escenario en un bar.
Nedda'ın sevgilisi olan Silvio bardan geri doner; Beppe ve Canio'yu orada birakmistir.Silvio, que es el amante de Nedda, viene de la taberna, donde ha dejado a Canio y Beppe bebiendo.
Çayan ve Bardakçı'nın tutuklanmasından sonra THKP-C eylemleri durmuştur.Çayan fue capturado.​ Después del arresto de los guerrilleros del THKP-C, comienzan los juicios.
Florestan içecek bir damla su ister ve Rocco Leonore'ye tutukluya bir bardak su vermesini emreder.Florestán le ruega una gota para beber, y Rocco le dice a Fidelio que se la dé.
Bardağı taşıran son damla gibi idi.Era la gota que colmaba el vaso.
Bardakilere göz gezdirirken birini fark eder ve ona gülümser.Siempre te recordaremos con ese brillo en tu mirada y tu sonrisa...
Düşen damlalar bir bardakta toplanır.Seis niñas ahogadas en una gota de agua.
Bardanes'ın erken dönem hayatı hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Nada se sabe de los primeros años de Bardanes.
Üzerine bardağı dolduracak şekilde kırık buzlar koyulur.Luego se llena el vaso con hielo hasta el borde.
Dolayısıyla bu modernleşme hamlesi bardağı taşıran son damlaydı.Esta fue la última gota que rebasó el vaso de mi tristeza.
İki bardak portakal suyu, lütfen.Due bicchieri di succo d'arancia, per favore.
Bardakta biraz su var.C'è un po' d'acqua nel bicchiere.
Bir bardak daha bira istemez misiniz?Non volete un altro bicchiere di birra?
Tom bardağının içindekileri lavaboya döktü.Tom versò il contenuto del suo bicchiere nel lavandino.
Bana suyla dolu bir bardak getirin.Portami un bicchiere d'acqua.
Bizim için bardak alacak mısın?Comprerai dei bicchieri per noi?
Tom bir bardak kırmızı şarap içti.Tom bevve un bicchiere di vino rosso.
Ben bu bardakları sevmiyorum, onları masada tercih ederim.Non mi piacciono queste tazze, preferisco quelle che sono sul tavolo.
Highball bardak, Old Fashioned bardaktan daha uzun olup, Collins bardağından daha kısa ve geniştir. ^Il bicchiere highball è più alto dell'old fashioned ma più basso e più largo del Collins.
Fakat kadın padişaha bir bardak ayran getirir.Un cameriere le offre un bicchiere d'acqua.
Bu gecede dört krallığı simgeleyen dört bardak şarap içilir.La sera si bevevano quattro bicchieri di vino, a simboleggiare i quattro regni terreni.
İlhan Bardakçı ilk evliliğini Nemika Hanım'la yaptı.Erode il Grande sposa la prima moglie Doride.
Porno sektörüne girmeden önce, Zen bir barda barmen ve garson olarak çalışmıştır.Prima di entrare nel mondo dello spettacolo, Ken lavorava come cameriere in un piccolo ristorante a Taiwan.
Vehbi Bardakçı - Öykü-Roman yazarı.Black Beauty - Il narratore della storia.
Bu durumun anlaşılması bardağı taşıran son damla oldu.Quella è stata davvero la goccia che ha fatto traboccare il vaso.
İnce belli çay bardaklarında servis edilir.Va conservata in bottiglie di vetro scuro.
922: Haldia valisi Bardas Boilas'ın isyanı. ca.922 circa: Rivolta di Barda Boila, strategos del thema di Creta.
Holden barda karşılaşmıştır.Si è iscritto al bar di Bruxelles.
Kahve türleri listesi Mazagran – genellikle kahve için kullanılan bir tür bardak.La tazzina da caffè, detta anche demitasse, è un tipo di tazza che si usa per il caffè.
Cinayet gecesi iki erkekle bardan ayrıldı.Furono uccisi al bar Two.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Il logo viene citato sistematicamente sul bicchiere.
Angel ile bir barda karşılaşmıştır.Ethan è in un bar con Rosa.
Berliner Weisse’ler ise schooner denen bardaklarla servis edilir.Casa Coleman intanto viene visitata dai ladri che rubano delle bottiglie di porto.
Bu bira Maß denen bir litrelik özel bardaklarda sunulur ve ilk Maß Bavyera Başkanına ikram edilir.Questa birra è particolarmente celebre per essere venduta al pubblico anche in lattine da un litro.
Oraya vardığında ikisi birer bardak şampanya içti ve Lana Enzo'yu kandırdı.Quando incontrò Dylan, i due vendettero harmonica licks, bevevano vino rosso e giocavano a croquet.
Kuponu getiren müşteriye bir bardak Cola parasız veriliyordu.Il giocatore che commetteva un errore veniva costretto a bere un altro bicchiere.
29 Ekim Cuma günü Challis bir barda yalnız başına oturmaktadır.Il 29 settembre, batte Tyler Cook in singolo.
Kaynarken içine 1.5 su bardağı toz şeker ilave edilip 5 dakika daha kaynatılır ve ocak söndürülür.Montate poi gli albumi a neve per 5 minuti e poi aggiungete lo sciroppo di zucchero.
Savaşın ardından Krum, Nikiforos’un kafatasını gümüşle kaplattı ve onu şarap bardağı olarak kullandı.Secondo la tradizione, Krum fece decorare il cranio di Niceforo in argento e lo usò come coppa per libagioni.
O ve çetedeki arkadaşları genelde şehir merkezindeki bir barda takılır.Allora lui e i suoi amici si ritrovano al centro commerciale.
Bardakçı Necati yalan söylüyor dedi.Secondo i giudici, infatti, la madre dell' uomo ucciso ha mentito.
Bunlardan en bilineni, bardağa adını veren Old Fashioned kokteylidir.Famosi restano i suoi cocktail che preparava personalmente.
Bardak süt doludur.Стакан полон молока.
Tom Mary'ye kağıt bir bardakta nasıl su kaynatacağını gösterdi.Том показал Мэри, как вскипятить воду в бумажном стаканчике.
Bardağım dolu.Мой стакан полон.
O bardağı bir dikişde bitirdi.Он залпом осушил стакан.
Tom bira bardağından bir yudum daha aldı.Том ещё отпил пива из своего стакана.
Kirli bardaktan su içmeyin!Не пейте воду из грязного стакана!
O gece barda aşağı yukarı 200 kişi vardı.В тот вечер в баре находилось около 200 человек.
Max, New Jersey'deki bir barda onunla karşılaşır.Застрелен Максом в баре в Нью-Джерси.
Bir barda çalışmaya başlamıştır.Начинает работать в салоне.
Bir haloklin kolayca oluşturulabilir ve bir içme bardağı veya başka bir kap içinde görülebilir.Галоклин легко можно воспроизвести и наблюдать в стакане или другом прозрачном сосуде.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod