Ana içeriğe geç
Sözlük

bara ile cümle

bara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kunduz setleri, evet. Hoover Barajı, hayır.人間の知恵の産物が、それ自身
Limanda çok sıkı çalışıyordu. Ben de barakada kalmasına müsaade ettim.Он очень много работал в порту, и я разрешил ему жить в подсобке.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.A márciusban csak 20%-os telítettségű víztározók májusra már majdnem félig (44%-ra) feltöltődtek.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.As reservas que estavam a 20% da sua capacidade em Março estão agora a 44%.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Bassinerne, som lå på 20% af deres kapacitet i marts, er nu 44% fyldt.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.I bacini idrici, che erano al 20% della loro capacità nel mese di marzo, avevano raggiunto ora il 44%.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Les lacs de barrage qui étaient à 20% de leur capacité en mars sont maintenant à 44%.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Los embalses, que en marzo estaban al 20 % de su capacidad, están ahora al 44 % de su nivel máximo.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Nádrže, které byly v březnu naplněny jen z 20 %, jsou nyní naplněny ze 44 %.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Nádrže, ktoré boli v marci naplnené vodou len na 20 % svojej kapacity, teraz sú na 44 %.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Reservoarerna, som var fyllda till 20 procent av sin kapacitet i mars, var nu fyllda till 44 procent.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Reservoirs die in maart 20 % van hun capaciteit bevatten, waren nu voor 44 % vol.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Rezervoarele care erau umplute la 20% din capacitatea lor sunt acum umplute până la 44% din capacitate.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Rezervoarji, ki so bili marca polni 20-odstotno, so se napolnili do 44%.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Veden määrä vesivarastoissa kapasiteetti on kasvanut maaliskuun 20 prosentista 44 prosenttiin tilavuudesta.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Zbiorniki, które w marcu były w 20 % wypełnione wodą, są obecnie wypełnione w 44 %.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Οι ταμιευτήρες, που είχε καλυφθεί 20% της χωρητικότητάς τους τον Μάρτιο, σήμερα είναι γεμάτοι κατά 44%.
Mart’ta kapasitelerinin %20’si kalmış olan barajlardaki doluluk oranı şu anda %44’tür.Водохранилищата, които бяха 20% пълни през март, сега са пълни 44%.
Neden bara gidelim ki, seni hemen buracıkta sikmek varmak?Perche' dovremmo andarci, quando posso scoparti qui e adesso?
Neden bara gidelim ki, seni hemen buracıkta sikmek varmak?Po co iść do baru, kiedy możemy to zrobić tutaj?
Neden bara gidelim ki, seni hemen buracıkta sikmek varmak?Pourquoi aller dans un bar alors qu'on peut baiser juste ici ?
Neden bara gidelim ki, seni hemen buracıkta sikmek varmak?Waarom naar een bar gaan, als ik je hier ter plaatse kan platneuken?
Neden bara gidelim ki, seni hemen buracıkta sikmek varmak?Warum in eine Bar gehen, wenn ich dich gleich hier ficken kann?
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Aber die Hohenpriester reizten das Volk, das er ihnen viel lieber den Barabbas losgäbe.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.A fõpapok azonban felindíták a sokaságot, hogy inkább Barabbást bocsássa el nékik.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Ale najvyšší kňazi pobúrili zástup, aby si žiadal, žeby im radšej prepustil Barabáša.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Ale přední kněží ponukli zástupu, aby jim raději propustil Barabbáše.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Ale przedniejsi kapłani podburzali lud, iżby im raczej Barabbasza wypuścił.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Dar preoţii cei mai de seamă au aţîţat norodul să ceară lui Pilat să le slobozească mai bine pe Baraba.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.그러나 대제사장들이 무리를 충동하여 도리어 바라바를 놓아 달라 하게 하니
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Mais les chefs des sacrificateurs excitèrent la foule, afin que Pilate leur relâchât plutôt Barabbas.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Ma i sommi sacerdoti sobillarono la folla perché egli rilasciasse loro piuttosto Barabba
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Mas os principais sacerdotes incitaram a multidão a pedir que lhes soltasse antes a Barrabás.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Men översteprästerna uppeggade folket till att begära att han hellre skulle giva dem Barabbas lös.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Men Ypperstepræsterne ophidsede Mængden til at bede om, at han hellere skulde løslade dem Barabbas.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Men yppersteprestene egget folket op til å be om at han heller skulde gi dem Barabbas fri.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Mutta ylipapit kiihoittivat kansaa anomaan, että hän ennemmin päästäisi heille Barabbaan.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Nhưng các thầy tế lễ cả xui dân xin người tha tên Ba-ra-ba cho mình thì hơn.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Nhưng các thầy tế_lễ cả xui dân xin người tha tên Ba-ra-ba cho mình thì hơn .
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Pero los principales sacerdotes incitaron a la multitud para que les soltase más bien a Barrabás
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Tetapi imam-imam kepala menghasut orang banyak supaya meminta Pilatus melepaskan Barabas untuk mereka
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Višji duhovniki pa podpihajo ljudstvo, naj jim rajši izpusti Baraba.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Zij stookten de mensen op om de vrijlating van Barabbas te eisen.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Οι αρχιερεις ομως διηγειραν τον οχλον να ζητησωσι να απολυση εις αυτους μαλλον τον Βαραββαν.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Архиєреї ж напустили народ, щоб лучче Вараву відпустив їм.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Но первосвященники возбудили народ просить , чтобы отпустил им лучше Варавву.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.(понеже видя, че главните свещеници от завист бяха Го предали).
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.וראשי הכהנים הסיתו את ההמון לבלתי פטר להם כי אם בר אבא׃
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.فهيج رؤساء الكهنة الجمع لكي يطلق لهم بالحري باراباس.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.只 是 祭 司 長 挑 唆 眾 人 、 寧 可 釋 放 巴 拉 巴 給 他 們
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.只是 祭司 長 挑唆 眾人 、 寧可釋 放 巴拉巴 給他們
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Felizmente, o mês de Maio foi chuvoso, as reservas encheram-se o suficiente e os planos foram arquivados.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Heldigvis blev maj måned våd, reservoirerne blev fyldt op og planerne lagt på hylden.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Květen byl naštěstí deštivý, nádrže se dostatečně naplnily a plány byly odloženy.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Lyckligtvis blev maj månad regnig, reservoarerna fylldes på tillräckligt och planerna kunde skrinläggas.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Na srečo je bilo deževja v maju veliko, zato so se rezervoarji dovolj napolnili in načrti ustavili.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Našťastie máj bol daždivý, nádrže sa dostatočne naplnili a plány odložili.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Onneksi toukokuussa satoi paljon, joten vesivarastot täyttyivät riittävästi ja suunnitelmat hyllytettiin.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.Rezervoarele care asigură apa potabilă pentru oraşul Istanbul erau umplute la 28% din capacitate.
Neyse ki, Mayıs yağışlı geçti ve barajlar yeterince dolduğundan, planlar rafa kaldırıldı.За щастие месец май бе дъждовен, водохранилищата се напълниха достатъчно и тези планове бяха отложени.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod