Benimle bir bardak şarap içmeye gel.Come have a glass of wine with me.
O, Savaş ve barış'ı 15 kere okuduHe has read War and Peace 15 times.
Bardaki o kız sana sahte bir telefon numarası verdi, değil mi ?That girl at the bar gave you a fake phone number, didn't she?
Tom içki içerek barda oturdu.Tom sat at the bar drinking.
Tom bir içki içerken barda durdu.Tom stood at the bar having a drink.
Tom barfiksini tutmayı denedi.Tom tried to keep his chin up.
Bu bir kuş barınağı.This is a bird sanctuary.
Tom çikolatalı barın yarısını kaybetti ama bir arkadaş kazandı.Tom lost half of his chocolate bar, but he gained one friend.
Bar nerede?Where is the bar?
Otursak bari?Can we at least sit down?
Tom barda oturuyor.Tom is sitting at the bar.
Bir bardak maden suyu benim susuzluğumu giderecek.A glass of mineral water is going to quench my thirst.
Tom barda kendini yalnız hissetti.Tom felt alone in the bar.
Tom bardağını aldı ve büyük bir yudum şarap aldı.Tom picked up his glass and took a big sip of wine.
Bana bardağımı ver.Hand me my mug.
Bana bir bardak bulun.Find me a glass.
Bir bardak daha şarap alabilir miyim?Can I get you another glass of wine?
Bir bardak su içebilir miyim?Can I have a drink of water?
Tom barda bir kızla flört ediyor.Tom is flirting with some girl inside the bar.
O bir barış yanlısı.He's a pacifist.
Bar kapalı.The bar is closed.
Bana bir bardak şarap doldur.Pour me a glass of wine.
Tom Mary'ye bir bardak şarap uzattı.Tom handed Mary a glass of wine.
Bu kimin bardağı?Whose glass is this?
Tom hâlâ bir barmen olarak çalışıyor, değil mi?Tom is still working as a bartender, isn't he?
Tom hâlâ bir barmen, değil mi?Tom is still a bartender, isn't he?
Tom bir barmen, değil mi?Tom is a bartender, isn't he?
Tom kırılmış bir bardağı temizliyordu.Tom was cleaning up some broken glass.
Tom bir hindili sandviç yedi ve bir bardak portakal suyu içti.Tom ate a turkey sandwich and drank a glass of orange juice.
Tom, Mary'ye bir bardak şarap verdi.Tom handed a glass of wine to Mary.
Kitabı konu üzerindeki bütün düşüncelerini barındırıyor.His book incorporates all his thinking on the subject.
Tom bardağa biraz burbon döktü.Tom poured some bourbon into the glass.
Tom bardaklara kanyak döktü.Tom poured brandy into the glasses.
Tom bariz yalan söylüyor, değil mi?Tom has been lying through his teeth, hasn't he?
İyi akşamlar. Ben bir bardak süt istiyorum.Good evening. I'd like a glass of milk.
Bütün barlar kapalı mı?Are all the bars shut?
En sevdiğim barımın küçüklere alkol sunmak nedeniyle askıya alınan alkol lisansı vardı.My favorite bar had its liquor license suspended for serving alcohol to minors.
Bu bariz bir yalan.That's a blatant lie.
Yatmadan önce bir bardak süt içeceğim.I'm going to drink a glass of milk before I go to bed.
Ben bir barmen değilim.I'm not a bartender.
Yarışı koştuktan sonra, Jane iki bardak arpa çayı içti.Having run the race, Jane had two glasses of barley tea.
Birkaç bardak getireceğim.I'll get some glasses.
Romdan hoşlanmasan bile bundan bir bardak dene.Even if you don't like rum, try a glass of this.
Bir bardak şarap daha içer misin?Will you have another glass of wine?
Bir bardak daha süt alır mısın?Will you have another cup of milk?
Bir bardak daha bira ister misin?Would you care for another glass of beer?
Bir bardak daha çay alır mısın?Would you have another cup of tea?
Garson lütfen bana bir bardak çay ver.Waiter, please give me a cup of tea.
Barışı pahası ne olursa olsun koruyacağız.We will keep the peace at all costs.
Masanın üstünde bir bardak var.There is a glass on the table.
Bardağı masanın kenarına yakın koymayın.Don't put the glass near the edge of the table.
Masanın üstünde hiç bardak var mıydı?Were there any glasses on the table?
Bu insanlar dünya barışına çok büyük katkı sağladı.Those people contributed greatly to world peace.
İki ülke bir barış antlaşması yaptı.The two countries negotiated a peace treaty.
Haydi, Joe. Sadece bir bardak bira zarar vermez.Come on, Joe. Just a glass of beer won't hurt.
Bu bardakların hepsi kırık.These cups are all broken.
Bu bardağı sütle doldurdum.I filled this glass with milk.
Bu bardakta su var.This glass contains water.
Bir bardak kakaoya ne dersin?How about a cup of cocoa?
Bir bardak çay içerken sohbet edelim, değil mi?Let's talk over a cup of tea, shall we?