Ana içeriğe geç
Sözlük

bar ile cümle

bar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sana bir bardak su alacağım.I'll get you a glass of water.
Tom Mary ile barda oturdu.Tom sat at the bar with Mary.
Tom bir bardak süt içti.Tom drank a glass of milk.
Sana bir bardak çay yapacağım.I'll fix you a cup of tea.
Tom barda oturdu.Tom sat at the bar.
Tom bir barışsever.Tom is a pacifist.
Ben bir barda çalışıyorum.I work at a bar.
Bar biraz sonra kapanıyor.The bar is closing soon.
Bu barda çocuklara izin verilmez.Children aren't allowed in this bar.
Bardağım dolu.My glass is full.
"Savaş ve Barışı" ben de okumadım.I haven't read "War and Peace" either.
Japon dünyada barışın desteklenmesinde önemli bir rol oynar.Japanese plays an important role in promoting peace in the world.
Japon dili dünyada barışı teşvik etmede önemli bir rol oynar.The Japanese language plays an important role in promoting peace in the world.
Japon dili dünya barışının teşvik etmede önemli bir rol oynar.The Japanese language plays an important role in promoting world peace.
Japonlar dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynamaktadır.Japanese plays an important role in promoting world peace.
Bana bir bardak süt ver!Give me a glass of milk!
Bana bir bardak süt verin!Give me a glass of milk!
Onlar bir bara gittiler.They went to a bar.
Tom boş bardağını uzattı, Mary de onu portakal suyuyla doldurdu.Tom held out his empty glass and Mary filled it with orange juice.
Barmen, kavgayı durdurmak için tezgahın arkasından çıktı.The bartender came out from behind the counter to stop the fight.
Tom Mary'nin boş bardağını elinden aldı ve onu yeniden doldurdu.Tom took Mary's empty glass from her hand and refilled it.
Tom bardağını doldurdu ve sonra Bir tane de Mary için doldurdu.Tom filled his glass and then filled one for Mary.
Tom bir bardak meyve suyu aldı ve bir yudum içti.Tom picked up the glass of juice and took a sip.
Tom üç bardağı portakal suyu ile doldurdu.Tom filled the three glasses with orange juice.
Şarap bardağında hiç parmak izi buldun mu?Did you find any fingerprints on the wineglass?
Barmen bana senin burada devamlı bir müşteri olduğunu söyledi.The bartender told me you were a regular here.
Tom üç bardak espresso taşıyarak içeri geldi.Tom came in carrying three cups of espresso.
Tom ve Mary bardaklarını birlikte tokuşturdu.Tom and Mary clinked their glasses together.
Tom Mary için bir bardak su almaya gitti.Tom went to get a glass of water for Mary.
Tom barda boş bardağa işaret etti.Tom pointed at the empty glass on the bar.
Tom bardağı aldı ve bir içki aldı.Tom picked up the glass and took a drink.
Tom kırık bardağı dikkatle aldı.Tom carefully picked up the broken glass.
Tom barda kendi başına içki içiyordu.Tom was in the bar drinking by himself.
Tom kırık bardakla parmağını kesti.Tom cut his finger on the broken glass.
Barmenden bir bira daha istedim.I asked the bartender for another beer.
Onlar 2.30'da bizi bardan kovdu.They kicked us out of the bar at 2:30.
Tom bardağı bir bulaşık beziyle sildi.Tom wiped the glass with a dishcloth.
Tom bar taburelerinden birine oturdu.Tom sat down on one of the barstools.
Tom ve Mary barda içiyor.Tom and Mary are at the bar drinking.
Tom boş bardağı buzla doldurdu.Tom filled the empty glass with ice.
Tom, Mary'ye bir bardak süt uzattı.Tom passed a glass of milk to Mary.
Tom, Mary'yle bardakları tokuşturdu.Tom clinked his glass with Mary's.
Tom bardağından bir yudum aldı.Tom took a drink from his glass.
Tom üç bardak şarap içti.Tom drank three glasses of wine.
Tom süt bardağını bitirdi.Tom finished his glass of milk.
Tom, Mary'nin şarap bardağını aldı.Tom took Mary's glass of wine.
Tom, Mary'ye bir bardak su getirdi.Tom got Mary a glass of water.
Tom şarap bardağını düşürdü.Tom downed the glass of wine.
Tom bir barda Mary'yi aldı.Tom picked Mary up at a bar.
Tom bir bardağı suyla doldurdu.Tom filled a cup with water.
Tom bara girdi.Tom walked into the bar.
Tom bardağını yeniden doldurdu.Tom refilled his glass.
Biz birkaç bardak sangria içtik.We had a few glasses of sangria.
Lütfen bana bir bardak pirinç verir misin?Please give me a cupful of rice.
Laurie bardağı kırdı.Laurie broke the glass.
Bira, bira bardağında sunulur.The beer is served in a beer stein.
Bira bardağı neredeyse senden daha büyüktür.The beer glass is almost bigger than you are.
Tom Mary'ye bir bardak su ve iki aspirin verdi.Tom handed Mary a glass of water and two aspirins.
Tom ayağa kalktı ve bardan çıktı.Tom got up and walked out of the bar.
Sen gerçekten kötü bir barmensin.You're a really bad bartender.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod