Ana içeriğe geç
Sözlük

barı ile cümle

barı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu antlaşma barışı garantiye alır.This treaty ensures peace.
Biz barış içinde geliriz.We come in peace.
Terörizm dünya barışının en büyük düşmanlarından biridir.Terrorism is one of the biggest enemies of world peace.
Mutlu ve kendimle barışık hissediyorum.I feel happy and at peace with myself.
Daha bariz bir açıklama olduğunu düşünüyorum.I think there is a more obvious explanation.
Tom bariz acı içinde değil.Tom is in no apparent pain.
Tom bariz acı içindeydi.Tom was in obvious pain.
Sonsuz korku, sonsuz barış.Everlasting fear, everlasting peace.
Tom açıkça bariz yalan söylüyor.Tom is obviously lying through his teeth.
Tom içkinin kalanını çabucak içti ve barı terk etti.Tom downed the rest of his drink and left the bar.
O, Savaş ve barış'ı 15 kere okuduHe has read War and Peace 15 times.
Barışın zıddı savaştır.The opposite of peace is war.
Barışı korumak için resmi bir kuruma ihtiyacımız yok.We don't need a formal institution for preserving peace.
Bu bir kuş barınağı.This is a bird sanctuary.
Tom çikolatalı barın yarısını kaybetti ama bir arkadaş kazandı.Tom lost half of his chocolate bar, but he gained one friend.
Otursak bari?Can we at least sit down?
Bari tadını çıkarayım.I might as well make the most of it.
O bir barış yanlısı.He's a pacifist.
Şimdi ihtiyacımız olan şey biraz barış biraz sessizlik.What we need now is a little peace and quiet.
İsimsiz bir hayırsever bir hayvan barınağı için birkaç yüz bin dolar bağışladı.An anonymous benefactor bequeathed several hundred thousand dollars to an animal shelter.
Sana selam teklif ediyorum ve aramızdaki arkadaşlık yoluyla barış olabilir mi.I bid you greetings and may there be peace through fellowship between us.
Kitabı konu üzerindeki bütün düşüncelerini barındırıyor.His book incorporates all his thinking on the subject.
Dinler arasındaki uzlaşma dünya barışının temelidir.Reconciliation among religions is the foundation of world peace.
Tom bariz yalan söylüyor, değil mi?Tom has been lying through his teeth, hasn't he?
Dünyada mutluluk yoktur ama barış ve özgürlük vardır.There is no happiness in the world, but there is peace and freedom.
Herkes barış içinde yaşayabilir.Everyone can live peacefully.
En sevdiğim barımın küçüklere alkol sunmak nedeniyle askıya alınan alkol lisansı vardı.My favorite bar had its liquor license suspended for serving alcohol to minors.
İç barış tehlikeye girer mi?Would domestic peace be plunged into jeopardy?
Bugün, Güneydoğu'da göreceli bir barış havası vardır.Today, there is a climate of relative peace in the south-east.
Bu bariz bir yalan.That's a blatant lie.
Bariz şeyleri söyleme.Don't state the obvious.
İzak Rabin 1994 yılı Nobel Barış Ödülü sahibiydi.Itzhak Rabin was the Nobel Peace Prize laureate for the year 1994.
Barış savaştan daha iyidir.Peace is preferable to war.
Biz dünya ile barıştayız.We're at peace with the world.
Ben sadece barış isteyen biriyim.I'm just someone who wants peace.
Bu bariz yanlış.That's just plain wrong.
Tom ve Mary odada kendilerine barikat kurdular.Tom and Mary barricaded themselves in the room.
Seninle barış yapmaya geldim.I've come to make my peace with you.
Tom artık barışta.Tom is at peace now.
Tom sanki barış içinde uyuyor gibi görünüyor.Tom looks as if he's sleeping peacefully.
Tom, Mary ile barış yaptı.Tom made peace with Mary.
Bari eve gidelim.We may as well just go on home.
Bari Tom gitsin.Tom might as well go.
Bir zeytin dalı barışı simgeler.An olive branch symbolises peace.
Mary bir evsiz barınağında kalıyor.Mary is staying in a homeless shelter.
Onlar barış yanlısı mı?Are they pacifists?
Onlar barışseverdi.They were pacifists.
Oldukça bariz görünüyor.It seems pretty obvious.
Bana bariz görünüyor.It seems obvious to me.
Başka her şeyden daha çok istediğim şey barıştır.What I want more than anything else is peace.
Tom, Mary'ye yunusların barışçıl hayvanlar olduklarını açıkladı.Tom explained to Mary that dolphins were peaceful animals.
Tom bir evsizler barınağında kalıyor.Tom is staying at a homeless shelter.
Dan'ın arabası polis barikatını çökertti.Dan's car smashed through the police barricade.
Çavuş Dan Anderson polis karakolunun etrafına barikat dikilmesini emretti.Sergeant Dan Anderson ordered a barricade erected around the police station.
O, Birleşmiş Milletler altın barış madalyası aldı.She received the United Nations Gold Medal of Peace.
Dünyanın barışa ve sevgiye ihtiyacı var, savaşa ve nefrete değil.The world needs peace and love; it doesn't need war and hate.
Shakespeare "Hamlet"'i yazdı ve Tolstoi "Savaş ve Barış"'ı yazdı.Shakespeare wrote "Hamlet" and Tolstói wrote "War and Peace".
Barış için yol yoktur. Barış yoldur.There is no path to peace. Peace is the path.
Herkes sürekli barış istiyor.Everyone wants continuous peace.
Şiddete son ver; barışın peşinden koş.End violence; pursue peace.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod