İyi bari.Good.
Bunun en bariz örneği intihar.The most obvious example is suicide.
Haydi artık, insanlar barışa hazır değil diyemezsiniz.Come on, don't tell me that people aren't ready for peace out there.
Tamam mı?.Güçlü kalın.Barış.All right. Stay strong. Peace.
Savaştan sonra... Arap Birliği tüm barış çabalarını reddetti.After the war... the Arab League rejected all attempts at peace.
"Barışa hayır"..."No to peace"...
İsrail on yıllarca "Evet" demiştir... ve bunu Ürdün ve Mısır ile barış imzalayarak kanıtlamıştır.Israel has said "Yes" for decades.... and has proven that... by signing peace with Jordan and Egypt.
Barışı nasıl sağlayacağız?How do we achieve peace?
Tabi ki onlarda başkalarının uğraşlarını barındırıyorlar.But of course they too contain the work of others
Aşktan ve barıştan bahsedildi.Love and peace were mentioned.
Aşktan ve barıştan bahsedildi dedin, çeşitli alıntılar yapılarak bahsedildi değil mi?Love and peace were mentioned, kind of with quote marks around them, right?
Dünya barışından bahsediyoruz.We talk about world peace.
Farklı diller ve farklı kültürlerle, dünya barışına nasıl sahip olabiliriz?How can we have world peace with different cultures, different languages?
Sanki bunlar bariz gerçeklermiş gibi görünüyor, ama şimdi ufak bir öykü anlatacağım.There's a sense in which it's obvious, and yet, let me tell you a little story.
İnsanların mesleklerini bu şekilde icra etmek istemedikleri bariz.It is obvious that this is not the way people want to do their work.
Sizde basitçe bir ülke ne kadar zenginse o kadar yaşlı nüfus barındırdığını görebilirsiniz.And you can basically see that the richer a country is, the older the people are within it.
Ve eğer akşam yemeği çok bariz değilse, seksi düşünün.And if dinner isn't entirely obvious, think of sex.
Şimdi bir nefes alın ve alırken, nefesinizde nelerin barındığını düşünün.Take a breath now. And as you breathe, think about what is in your breath.
"Tamirci bariz birşey göremedi, ve arabayı parça parça ayırması gerektiğini söyledi.""He didn't see anything obvious, and he said he'd have to take the car apart piece by piece."
Bariz bir şekilde, uzaylılardan.Obviously, from extraterrestrials.
Yakın zamandaki başarısızlıklarına rağmen Avrupa dünyanın en başarılı sınır ötesi barış deneyi.Europe, despite its recent failures, is the world's most successful cross-border peace experiment.
"Eğitim", "Adalet", "Demokrasi", "İş", "Barış", "Bağımsızlık", "Toprak"[dial tone]
Piskopos, bir dizi barış mesajı verdi.The bishop started mediating a fitful series of peace talks.
İki yıl sonra, sorunlu bir barış vardı.For two years afterwards, there has been a troubled peace.
Eğer bu konuşmadan hiçbir şey öğrenmediyseniz, bari bu aklınızda kalsın:If you hear nothing else today, please hear this:
- Lev, en azından yalan söyle bari.- I don't know. - Lev, you know what, just lie to me.
Bari çözün de manzarayı seyredereyim.I had a great spot picked out there.
Yani bu zor ve kolay zamanlardan geçti, savaş ve barış'tan, gelişme ve gerileme dönemlerinden.I mean this went through thick and thin, through war and peace, through boom times and recessions.
O kadar bariz ve göz önünde ki bu fikri birisinin aklına getirmemesi imkansızdı...It's so obvious, straight in your face, and somebody must have thought of it.
HIV vücudun mukoza bariyerini geçtikten sonra immun hücreleri etkileyerek çoğalmaya başlar.After HlV penetrates the body's mucosal barriers, it infects immune cells to replicate.
Hukuk / Adalet / Tüketim / Barış ve Özgürlük / Savaşlar / Kölelik /Law/ Justice/ Consumption/ Peace and Freedom/ Wars/ Slavery]
Çok farklı alanları içinde barındırıyor.It really involves many different areas.
Barış ve ÖzgürlükPeace and freedom
Burada,Alcedoda beş bin tanesi barınır. Bu Galapagos'ta herhangi bir adada bulunan en yoğun nüfusturAround 5000 live here on Alcedo it's the greatest concentration found anywhere in Galapagos
Bu 3 numaralı kromozom, belki saç rengi özelliğini barındırıyor diyelim.This chromosome 3, maybe it contains this trait for hair color.
[DUYGUSAL MÜZÝK BÝTER] Ezel rahat býrak beni, bari burada rahat býrak.Why can't you look me in the eye? why are you trying to go?
Ezel'le. Beni almýyorsan onunla git bari... ...içim rahat etsin, tamam mý?If you really want to go, go for it.. but not alone!
Tek gidiţ. Bir gün daha verseydiniz bari.I did nothing but help you
Daha az bariz durumlarda, çoğunlukla devam eden bir uzlaşma şekli vardır.In less blatant cases, there's still a kind of negotiation that often goes on.
Kafede çay iç bari, çýkýnca birlikte yeriz.Drink some tea in coffe,after ı came we eat.
(Müzeyyen) Emekli maaţým bile yok. Bari siz kurtulun istiyorum. (Müzik)Even İ don't have retirement pension... ...So i want to save oneselfies. .
Barışçıl, düzenli sivil areketten bahsediyorum, bu da pasif hareket anlamına gelmiyor.It's pacific, coordinated civil action, which doesn't mean passive action.
Globalizm her zaman iki ülke için tek yol olarak satılır dünya barış getir.Globalism is always sold two nations as the only way to bring world peace.
Ve her biri büyük olasılıkla merkezinde süper kütleli bir kara delik barındırır.And each one probably harbors a super-massive black hole at its core.
Barınak olarak nereleri kullanıyorlardı?Where do they get their shelter?
Dolayısıyla bu, bir barış devletine yönlendirecektir.And therefore, it would lead to a state of peace.
Bu bizi sadece "Neden savaş var?" sorusuna değil, "Neden barış var?" sorusuna da itmeli.It should force us to ask not just, why is there war? But also, why is there peace?
İnanıyorum ki bunlar gelecekteki barışın yapı taşları.I believe these are the building blocks for future peace.
Buna rağmen barışı sağlamak bir koşu değildir.After all, peacemaking is not a sprint.
Ve bence mimarinin barındırdığı unsurlardan biri bu, mimari radikal.And I think that is what architecture is, it's radical.
Ve "Selam" bir çok Etiyopya dilinde "barış" anlamına gelir.And Selam means peace in many Ethiopian languages.
Bu ismi bölgede ve gezegende barışı yüceltmek için kullandık.We use that name to celebrate peace in the region and in the planet.
"Herkesi insanlık için barınacak küresel bir yer tasarlamak için nasıl birleştirebilirim?""How do I get everyone to collaborate on design globally to do housing for humanity?"
Ve ilki çok bariz.And the first is pretty obvious.
Üçüncüsü biraz daha az bariz.And the third is a little bit less obvious.
"Ben barış getiren önderim."[I am] the shepherd who brings peace.
Dördüncüsü, anlaşmalı bir barışı sağlamaya çaılışıyoruz.Fourth, we are pursuing a negotiated peace.
Barışa giden bir yol şu an onların önünde kuruldu.A path to peace is now set before them.
Uzun süreli bir barış yolunda,In pursuit of a durable peace,
Afgan halkı kendi egemenliklerini ilan etmek ve kalıcı bir barış inşa etmek istiyorlar.Afghans want to assert their sovereignty and build a lasting peace.