barış ile cümle
barış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben de "Savaş ve Barış"ı hiç okumadım.I have never read "War and Peace" either.
O, Savaş ve barış'ı 15 kez okudu.She has read War and Peace 15 times.
İran halkı barışseverdir.Iranian people are peace loving.
Barış hakkında konuştu.He spoke about peace.
Tom bir barışsever.Tom is a pacifist.
"Savaş ve Barışı" ben de okumadım.I haven't read "War and Peace" either.
Japon dünyada barışın desteklenmesinde önemli bir rol oynar.Japanese plays an important role in promoting peace in the world.
Japon dili dünyada barışı teşvik etmede önemli bir rol oynar.The Japanese language plays an important role in promoting peace in the world.
Japon dili dünya barışının teşvik etmede önemli bir rol oynar.The Japanese language plays an important role in promoting world peace.
Japonlar dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynamaktadır.Japanese plays an important role in promoting world peace.
Bu yeni plan kalıcı bir barış getirebilir.This new plan may bring a lasting peace.
İki erkek kardeş asla barışmadılar.The two brothers never reconciled.
İngiliz İmparatorluğu'nun dağılması nispeten barışçıldı.The dismantling of the British Empire was relatively peaceful.
Barış ve aşk.Peace and love...
O ülkeler yirmi yıldır barışı koruyorlar.Those countries have maintained peace for twenty years.
Bu antlaşma barışı garantiye alır.This treaty ensures peace.
Biz barış içinde geliriz.We come in peace.
Terörizm dünya barışının en büyük düşmanlarından biridir.Terrorism is one of the biggest enemies of world peace.
Mutlu ve kendimle barışık hissediyorum.I feel happy and at peace with myself.
Sonsuz korku, sonsuz barış.Everlasting fear, everlasting peace.
O, Savaş ve barış'ı 15 kere okuduHe has read War and Peace 15 times.
Barışın zıddı savaştır.The opposite of peace is war.
Barışı korumak için resmi bir kuruma ihtiyacımız yok.We don't need a formal institution for preserving peace.
O bir barış yanlısı.He's a pacifist.
Şimdi ihtiyacımız olan şey biraz barış biraz sessizlik.What we need now is a little peace and quiet.
Sana selam teklif ediyorum ve aramızdaki arkadaşlık yoluyla barış olabilir mi.I bid you greetings and may there be peace through fellowship between us.
Dinler arasındaki uzlaşma dünya barışının temelidir.Reconciliation among religions is the foundation of world peace.
Dünyada mutluluk yoktur ama barış ve özgürlük vardır.There is no happiness in the world, but there is peace and freedom.
Herkes barış içinde yaşayabilir.Everyone can live peacefully.
İç barış tehlikeye girer mi?Would domestic peace be plunged into jeopardy?
Bugün, Güneydoğu'da göreceli bir barış havası vardır.Today, there is a climate of relative peace in the south-east.
İzak Rabin 1994 yılı Nobel Barış Ödülü sahibiydi.Itzhak Rabin was the Nobel Peace Prize laureate for the year 1994.
Barış savaştan daha iyidir.Peace is preferable to war.
Biz dünya ile barıştayız.We're at peace with the world.
Ben sadece barış isteyen biriyim.I'm just someone who wants peace.
Seninle barış yapmaya geldim.I've come to make my peace with you.
Tom artık barışta.Tom is at peace now.
Tom sanki barış içinde uyuyor gibi görünüyor.Tom looks as if he's sleeping peacefully.
Tom, Mary ile barış yaptı.Tom made peace with Mary.
Bir zeytin dalı barışı simgeler.An olive branch symbolises peace.
Onlar barış yanlısı mı?Are they pacifists?
Onlar barışseverdi.They were pacifists.
Başka her şeyden daha çok istediğim şey barıştır.What I want more than anything else is peace.
Tom, Mary'ye yunusların barışçıl hayvanlar olduklarını açıkladı.Tom explained to Mary that dolphins were peaceful animals.
O, Birleşmiş Milletler altın barış madalyası aldı.She received the United Nations Gold Medal of Peace.
Dünyanın barışa ve sevgiye ihtiyacı var, savaşa ve nefrete değil.The world needs peace and love; it doesn't need war and hate.
Shakespeare "Hamlet"'i yazdı ve Tolstoi "Savaş ve Barış"'ı yazdı.Shakespeare wrote "Hamlet" and Tolstói wrote "War and Peace".
Barış için yol yoktur. Barış yoldur.There is no path to peace. Peace is the path.
Herkes sürekli barış istiyor.Everyone wants continuous peace.
Şiddete son ver; barışın peşinden koş.End violence; pursue peace.
Barışla refah gelir.With peace comes prosperity.
Biz barış için dua ediyoruz.We pray for peace.
Dünyada barış olsun.Let there be peace in the world.
Siyasette barış var mı?Is there peace in politics?
Savaş bir iştir. Barış olmaması hiçte şaşırtıcı değil.War is a business. It's no wonder there has never been peace.
Biz barışçıl bir şekilde gösterdik.We demonstrated peacefully.
Önümüzdeki dönem, barış ve esenlik dönemi olacaktır.In the period to come, there will be a time of peace and tranquility.
"Savaş ve Barış"'ta en sevdiğin kadın karakter kimdir?Who is your favorite female character in "War and Peace"?
Barış mı yoksa savaş mı getirirsin?Do you bring peace, or warfare?
Barış yemek masasında başlar.Peace begins at the dinner table.