banyo ile cümle
banyo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Згодом колекція поповнилась спальними і ванними кімнатами.
Banyo nerede?Де прибиральня?
Gül yapraklarıyla banyo yapmayı sever.Вона любить приймати ванни з пелюстками троянд.
Ben bir banyo yapmak istiyorum.Я хочу прийняти ванну.
Babam banyoda tıraş oluyor.Мій батько голиться у ванні.
Babam banyoda tıraş oluyor.Батько голиться у ванні.
O banyo yapıyorken o onu gözetledi.Вона шпигувала за ним, поки він приймав ванну.
Banyo yapmak üzereydim.Я якраз збирався помитися.
Çoğu evde bir banyonun yanı sıra bir de tuvalet bulunur.V mnoha bytech bývá v koupelně umístěna i pračka.
Arzu edilirse stop banyosu kullanılır.Pro koupel se využívá i nať.
Huruşovkalar birleşik banyolara sahipti.Borboriáni měli mít společné ženy.
Banyo yapmaktan nefret eder.Nesnáší vodu a nerad se koupe.
Bunun başlıca örneği olan A. niger, nemli duvarlar üzerinde büyür, banyolardaki küfü oluşturur.A. niger způsobuje černou plíseň na cibuli.
Van Buren buraya kurulan banyolarda yıkanmıştır.Pan Burns se málem utopí ve vaně.
Bir gece topluca karar verip banyodaki kızları gizlice izlemeye karar verirler.Musí přikročit k radikálnímu řešení, ukrýt dívku v koupelně.
Banyodan çıkarılan ürün kurutulur.A… pili vodu z pračky.
Okuldaki diğer banyolar sadece duş özelliğine sahiptir.(Ostatní koupelny ve škole mají pouze vanu.)
Bir süre sonra tekrar banyo sahnesine dönülür.Do lázní se pak v pozdějších letech vracela.
Evet: sí Hayır: no Anlamıyorum: no ho entenc Banyo nerede?: on és el bany?Komunak – Toalety Non dago komuna? – Kde jsou toalety?
Hasta olduklarında bile, sert karyolalarda, yastıksız uyur, sabahları soğuk banyolar yaparlardı.Byli hladoví, nemocní, v otrhaných uniformách se třásli zimou.
Çıkışta, yine tam karşıda küçük bir tuvalet ve banyo vardır.V koupelně je místo na svlečení, malá sprcha a malý bazén.
Ben bu banyoda yıkanacağım.Îmi doresc o baie.
Bir süre sonra tekrar banyo sahnesine dönülür.Un an mai târziu se reîntoarce la Bacău.
O hiç hayatında banyoda duş yapmamıştır ama hayatının ilk zamanlarında duş almak için Crampler'e gitmiştir.El nu a făcut în viața lui un duș, până ce s-a mutat într-un episod la familia Cramp.Joe este galben.
Klor yararlı banyo, içme suyu dezenfeksiyonu için ve yüzüyor.Ablutofobia se extinde la evitarea de a face baie, duș sau de a înota.
Banyo holün sonundadır.Toaleta este la capătul culoarului.
Lütfen alt kattaki banyoyu kullan.Te rog să folosești baia de la parter.
Evet: sí Hayır: no Anlamıyorum: no ho entenc Banyo nerede?: on és el bany?Igen: sí Nem: no Nem értem: No ho entenc Hol van a fürdő?: on és el bany? ; on és el lavabo?
Banyo yapmaktan nefret eder.Szívesen fürdenek.
Geçmişte harici su banyoları kullanılmaktaydı fakat artık bu banyolara ihtiyaç yoktur.Külső vízfürdőket használtak a múltban, de már nem szükségesek.
Tuğlanın kullanıldığı tek mekân banyodur.Ez az egyetlen medence, ahol kötelező a fürdősapka használata.
Su banyosuna bırakılır.Ne tárolja fürdőszobában.
Charlie de banyo küvetinde uyumaya karar verir.Kate egy zuhanykabin mellett ébred fel.
Böyle odalara banyo denir.Ma már csak fürdőhelyként nevezetes.
Bir süre sonra tekrar banyo sahnesine dönülür.Később a lány immár odahaza fürdeni készül.
Film üç banyoda geçmektedir.A film három szálon fut tovább.
Her katta tuvalet ve banyo bulunmaktadır.Minden állomáson van férfi és női WC, mosdó.
Farklılık, banyo işlemlerinden ileri gelir.A melegítés másik módja a fürdők alkalmazása.
Banya (Rusça: Баня), Rus dilinde "buhar banyosu" anlamındaki sözcük.Román nevében a Băi 'fürdők'-et jelent.
Toplumlar değiştikçe halk banyolarına olan gereksinim azaldı.Az alacsony áraknak köszönhetően igazi népfürdővé vált.
Huruşovkalar birleşik banyolara sahipti.A keresztfejek egyvezetékesek voltak.
Norman röntgencilikten vazgeçer, Marion banyoya girer.Sondra lezuhanyozik, majd Richard megy zuhanyozni.
Sözcük olarak banya Bulgarcada banyo ya da yıkanma, Sırpçada da içme (içmece) tesisleri anlamına gelir.A rendes, nem ikes igék a tárgyra vonatkoznak, vö. fürdet, vagyis valakit pl. kádban mosdat.
Banyo nerede?Hol van a klozett?
Banyo penceresi açık.Nyitva van a fürdőszoba ablaka.
Banyo yapmaktan nefret eder.Hän pitää uimisesta.
Genellikle banyolarda duşun altında bulunur.Pesuhuoneessa on yleensä vähintään suihku.
Banyo yapmak hobisidir.Suihkulähde on iltavalaistu.
Robin kendini banyoya kilitler.Brody määrää uimarannat suljettaviksi.
Roma dönemine ait bir mermer banyo kuveti.Vesiallas on roomalaisajan kylpylästä.
Arzu edilirse stop banyosu kullanılır.Sitten sen päätyyn suunnataan vesisuihku.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Sisällä oli usein kylpyhuone ja käymälä.
Tom haftada en az üç kez banyo yapar.Tom kylpee ainakin kolme kertaa viikossa.
Tom üç hafta öncesinden beri banyo yapmadı.Tom ei ole kylpenyt kolmeen viikkoon.
Huruşovkalar birleşik banyolara sahipti.Για νομισματική μονάδα είχε τα Ρούπια.
Su banyosuna bırakılır.Εδρεύει στο Κουμάσι.
"İki kere vur" "Banyodan uzak dur!"Μόνο ένα πράγμα: ξεφορτώσου την πάπια.»
Banyo yapmak istiyorum.Θέλω να κάνω ένα μπάνιο.
Bu evin üç banyosu var.Αυτό το σπίτι έχει τρία μπάνια.
Bu evin üç banyosu var.Το σπίτι αυτό έχει τρία μπάνια.