Ana içeriğe geç
Sözlük

banyo ile cümle

banyo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
1928 yılında sit alanı kazılmış ve banyoların yeniden yapılmıştır.1921 wurde der Brunnen wieder freigelegt und ein Badehaus eingerichtet.
Norman röntgencilikten vazgeçer, Marion banyoya girer.Als Melanie wieder aus dem Bad kommt, ist Jack allerdings eingeschlafen.
Banyodan çıkarılan ürün kurutulur.Die Badewanne wird aus der Wohnung abtransportiert.
Sıcak bir banyonun içinde uzanmak kadar rahatlatıcı bir şey yoktur.Il n'y a rien d'aussi relaxant que de s'allonger dans un bain chaud.
İki kişilik, banyolu bir oda istiyorum.Je veux une chambre pour deux avec bain.
Banyoda otururken, telefon çaldı.Tandis que j'étais assis dans le bain, le téléphone sonna.
Banyo yapmaktan nefret eder.Elle déteste prendre des bains.
Otel odalarının 100%'inde duş / tuvalet veya banyo / tuvalet bulunmaktadır.100 % des chambres d’hôtel sont équipées d’une douche/toilette ou salle de bain/toilette.
Film üç banyoda geçmektedir.Le film est tourné sur trois bobines.
Whoopi Goldberg'in süt banyosu yaparken fotoğrafı.Whoopi Goldberg se prélassant dans un bain de lait.
Kaplıca yöre halkı tarafından banyo amaçlı kullanılmaktadır.C'est un endroit prisé par les gens du coin pour la baignade.
Tuğlanın kullanıldığı tek mekân banyodur.À l'intérieur, le seul WC était hors d'usage.
Genellikle banyolarda duşun altında bulunur.Il est généralement l'occasion de prendre une douche.
Banyo yapmak hobisidir.Prendre un bain quotidien est un bonne chose.
Spa ve açık hava banyosu olanaklarına sahiptir.Ces deux onsen possèdent des bains à ciel ouvert.
Ben bu banyoda yıkanacağım.Le bain dans l'eau est kąpiel.
Su banyosuna bırakılır.Séjourner au bain.
Banyoda cinsel ilişki, kişilerin banyoda veya tuvalette yaptığı cinsel ilişki türü.Was die Männer so treiben, wenn die Frauen im Badezimmer sind.
Bilinen ilk halk banyosu İndus Vadisi Uygarlığı'nın kalıntılarında bulundu.Des toilettes qui utilisaient de l'eau se trouvent dans la civilisation de la vallée de l'Indus.
Banyo nerede?¿Dónde está el baño?
Ben günde bir kez banyo yaparım.Me baño una vez al día.
Günde bir kez banyo yaparım.Me baño una vez al día.
Ben sabah banyo yapmayı tercih ederim.Prefiero bañarme por la mañana.
Ben bir banyo yapmak istiyorum.Quiero tomar un baño.
Odanın bir banyosu var mı?¿Tiene la habitación un baño?
Neden banyodasın?¿Por qué estás en el baño?
Haftada kaç kez banyo yaparsınız?¿Cuántas veces a la semana te bañas?
O her sabah banyo yapar.Él se baña cada mañana.
O, her sabah banyo yapar.Él se baña cada mañana.
Tom haftada en az üç kez banyo yapar.Tom se baña por lo menos tres veces a la semana.
Banyo yaptın mı?¿Te bañaste?
Banyo yapıyorken, telefon çaldı.Cuando me estaba bañando sonó el teléfono.
Tom şimdi banyo yapıyor.Ahora Tom se está dando un baño.
Bir banyo istiyorum.Quiero un baño.
O banyoda.Está en el cuarto de baño.
Onun bir banyosu var mı?¿Tiene cuarto de baño?
Banyoya gitmem gerekiyor.Tengo que ir al baño.
Banyo yapıyordum.Me estaba bañando.
Tom banyoda.Tom está en el baño.
Banyo yaptım.Yo me bañé.
Banyonun nerede olduğunu biliyor musun?¿Sabes dónde está el baño?
Banyoyu temizlemem gerek.Debo limpiar el baño.
Hemencecik banyoya gidiyorum.Voy al baño rapidito.
Banyodan çıkmaya çalışırlar fakat siyah şekil kapıdan geçer.Ellos tratan de salir del baño, pero una figura oscura se mueve más allá de la puerta.
Yüzme havuzunun üzerinde kurulan bir banyoda bu küvet kullanıldı.Ésta bañera fue colocada en un baño construido sobre una piscina.
Van Buren buraya kurulan banyolarda yıkanmıştır.Van Buren pidió la instalación de baños allí.
Geçmişte harici su banyoları kullanılmaktaydı fakat artık bu banyolara ihtiyaç yoktur.En el pasado, se utilizaban baños de agua externos, pero ya no se requieren.
Göreceli olarak küçük bir ücretle, genel halkın bir üyesi banyo kompleksine girebilirdi.Gracias al relativo bajo coste de la entrada, cualquier miembro del público general podía acceder al complejo.
Binada 50 öğrencinin kaldığı banyolu odalar mevcuttur.En el establecimiento habitan 50 estudiantes.
Ben bu banyoda yıkanacağım.Hoy me bañaré aquí».
Gümüş kaplanacak parçalar, anodu gümüş olan elektrolitik banyoda katoda bağlanırlar.Ambas estrellas se presentan en baño electrolítico de plata.
Genellikle banyolarda duşun altında bulunur.Se suelen instalar solo en bañeras y duchas.
Katie evde Randy ile birlikte kalır ve kızların banyosunda Kanlı Mary oyununu oynarlar.Katie se queda sola con Randy en la casa y le pide que jueguen a "Bloody Mary".
Banyo yapmak hobisidir.Predominan balnearios.
Isı banyosundan gelen enerji ısı meyiline bakılmaksızın, iş yapmak için gereklidir.Para pasar de la fase líquida a la gaseosa del agua es necesaria energía.
Bir süre sonra tekrar banyo sahnesine dönülür.Vuelve a mirar el baño, y vuelve a impresionarse.
Norman röntgencilikten vazgeçer, Marion banyoya girer.Sarah sale de la ducha y Jason entra en el baño.
Su banyosuna bırakılır.Betsabé al cuarto de baño.
Whoopi Goldberg'in süt banyosu yaparken fotoğrafı.El documental es narrado por Whoopi Goldberg.
Böyle odalara banyo denir.Aquí se ubican los baños termales.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod