bant ile cümle

bant kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Ve böylece biraz daha yüksek frekanslı, daha geniş bantlı ve daha karmaşık sesler çıkarabilirler.Umieją wydawać dźwięki o wyższej częstotliwości, szerszym paśmie i większej złożoności.
Ve böylece biraz daha yüksek frekanslı, daha geniş bantlı ve daha karmaşık sesler çıkarabilirler.Y pueden emitir un sonido de frecuencia un poco más alta de banda más ancha y más complicado.
Ve böylece biraz daha yüksek frekanslı, daha geniş bantlı ve daha karmaşık sesler çıkarabilirler.И могат да издават звук с малко по-висока честота, по-широколентов и по-сложен.
Ve böylece biraz daha yüksek frekanslı, daha geniş bantlı ve daha karmaşık sesler çıkarabilirler.לכן הם יכולים להפיק קריאות בתדר מעט גבוה יותר, רחב פס יותר ומורכב יותר.
Ve böylece biraz daha yüksek frekanslı, daha geniş bantlı ve daha karmaşık sesler çıkarabilirler.لذا فهي تولد اصوات ذات ترددات اعلى وهي معقدة اكثر وذات نطاق اوسع
Ve böylece biraz daha yüksek frekanslı, daha geniş bantlı ve daha karmaşık sesler çıkarabilirler.複雑な音を作ります 今お聞きいただいているのは
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Ces particules d'étain se déposaient sur les têtes de lectures ce qui les endommageait.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Deze tindeeltjes werden afgezet op de koppen en deden de koppen crashen.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Diese Zinnpartikel lagerten sich auf den Köpfen der Bänder ab und zerstören sie.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Drobinki cyny gromadziły się na głowicach, uszkadzając je.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.E queste particelle si depositavano sulle testine del nastro e pian piano le mettevano fuori uso.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.És ezek a cink-részecskék lerakódtak a szalagolvasó fejekre és megsértették a fejeket.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Iar aceste particule de staniu se depuneau pe capetele de citire a benzilor şi le distrugeau.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.그리고 이 주석 분자들은 테이프 머리에 누적이 되어 테이프 머리에 충돌하고 있었습니다.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Những hạt thiếc này đã lắng trên đầu băng và phá hủy đầu băng.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Partikel seng ini terkumpul pada kepala pita kaset dan merusak kepala pita kaset.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Y estas partículas de estaño eran depositadas sobre los lectores de cinta y estaban arruinándolos.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Και αυτά τα μόρια κασσίτερου κάθονταν στις κεφαλές δισκετών καταστρέφοντάς τες.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.И тези калаени частици са се депозирали върху лентовите глави и са ги увреждали.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.І ці часточки олова осідали на магнітних головках приводів, спричиняючи їх відмову.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.Эти частицы олова оседали на головках приводов и вызывали их отказы.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.ושבבי בדיל אלו התמקמו להם על ראשי הקלטות והביאו לקריסתם של ראשי הקלטות.
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.وهذه الجزيئات تموضعت على رؤس الاقراص وكانت تصيبها بالعطب
Ve bu kalay zerreleri bant başları üzerinde kalıntı bırakıyor ve bant başlarını bozuyorlardı.堆積して ヘッドを破壊したのです 殺菌剤の調合は変更されました
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.만약에 이걸 끊어뜨리면, 내가 너한테 100달러를 주마."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.A až se ti povede tohle udělat, tak ti dám sto dolarů."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.A kiedy to się stanie, dam ci sto dolarów".
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Als je 'm laat knappen geef ik je honderd dollar."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi." Când o s-o rupi, o să-ți dau 100 de dolari. "
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Cuando la rompas, te daré cien dólares."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Keď ho zlomýš, dám ti 100 dolárov."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Khi nào cháu phá được nó, ta sẽ cho cháu một trăm đôla
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi."Quando a rebentares eu vou dar-te 100 dólares."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi."Quando la romperai, ti darò 100 dollari."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Quand tu le casseras, je te donnerai cent dollars."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Und wenn Du es schaffst, gebe ich Dir Hundert Dollar."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Όταν θα τον σπάσεις, θα σου δώσω εκατό δολάρια. "
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Если и в самом деле ты сможешь порвать, я дам тебе 100 долларов".
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Като я скъсаш, ще ти дам сто кинта."
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.Якщо розірвеш, я дам тобі сотню доларів".
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.כאשר תצליחי לעשות זאת, אני מתכוון לתת לך מאה דולר".
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.وعندما تقطعينها, سوف أعطيك مئة دولار"
Ve eğer gerçekten bu bantlardan birini kırarsan, sana 100 dolar vereceğim" dedi.もちろん これは運動を促すための
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Ils rentrent chez eux le soir; ils ont une connexion haut débit dans une hutte sans électricité.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.아이들이 저녁에 집에 돌아옵니다; 인터넷 연결을 하죠. 전기가 들어오지 않는 오두막집에서요.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Şi se întorc acasă noapte; au o conexiune de bandă largă într-o colibă ​​care nu are electricitate.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Và khi về nhà vào buổi tối, chúng lại có kết nối băng thông rộng trong căn lều không có điện.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Vanno a casa la sera, hanno una connessione a banda larga in una capanna senza l'elettricità.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.W domu mają szerokopasmowe łącze, w chatce, w której brak nawet prądu.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Y por las noches en sus casas tienen banda ancha en una choza sin electricidad.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Ze gaan 's avonds naar huis en hebben een breedbandverbinding in een hut zonder elektriciteit.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Και πάνε σπίτι το βράδι κι έχουν ευρυζωνική σύνδεση σε μια καλύβα που δεν έχει ηλεκτρικό ρεύμα.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.Вечером, дома, у них есть широкополосное подключение в хижине, где нет электричества.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.И те отиват у дома през ноща, те имат широколентова връзка в колиба в която няма електричество.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.והם הולכים הביתה בערב; יש להם חיבור מהיר בבקתה שאין בה חשמל.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.ويذهبون إلى بيوتهم في الليل. لديهم اتصال واسع النطاق في كوخ ليس فيه كهرباء.
Ve gece eve gittiklerinde, elektriği olmayan bir kulübede geniş bant bağlantıları var.電気はまだ来ていないところです 両親はラップトップが大好きです
Ve hepimiz olanları bantlara kaydetmiştikEn we hadden dat allemaal op band.
Ve hepimiz olanları bantlara kaydetmiştikEt nous avions tous tout ça sur cassette.
Ve hepimiz olanları bantlara kaydetmiştikI mieliśmy to wszystko na taśmach.

İlgili Sayfalar