bant ile cümle

bant kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Sensör, sadece burada kafabandında bulunan ufak metalden bir bant.Senzorul e doar o mică curea de metal în acea banderolă.
Sensör, sadece burada kafabandında bulunan ufak metalden bir bant.Ο αισθητήρας είναι απλά μια μεταλλική λωρίδα σε αυτήν εκεί την "κορδέλα".
Sensör, sadece burada kafabandında bulunan ufak metalden bir bant.Сензорът е само една малка ивица от метал, в тази лента за глава там.
Sensör, sadece burada kafabandında bulunan ufak metalden bir bant.Сенсор - це лиш маленька металева пластина у цій пов'язці.
Sensör, sadece burada kafabandında bulunan ufak metalden bir bant.הסנסור הוא רק רצועת מתכת ברצועת הראש שם.
Sensör, sadece burada kafabandında bulunan ufak metalden bir bant.ان المجس مجرد شريحة صغيرة توضع على عصبة رأس هنا
Sensör, sadece burada kafabandında bulunan ufak metalden bir bant.その下がベッド脇に置くコンソールです
Şu Tanrı'nın cezası elastik bant!Ce fumier d'élastique !
Şu Tanrı'nın cezası elastik bant!Dieses verdammte Gummiband.
Şu Tanrı'nın cezası elastik bant!Elasticul ãsta afurisit!
Şu Tanrı'nın cezası elastik bant!Ten przeklęty elastyczny pasek!
Şu Tanrı'nın cezası elastik bant!Αυτη η μπερδεμένη ελαστική ζώνη!
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Ada sakit di sini yang tak bisa disembuhkan oleh Band-Aids atau puisi.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.A existuje bolest, tady, kterou nespraví náplast ani poezie.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Aquí hay heridas que no pueden curarse con curitas o poesía.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Có những nỗi buồn mà cao dán hay thơ ca cũng không thể xoa dịu được
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Der er smerte, her, som ikke kan klares med plaster eller poesi.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Det finns smärta, här, som inte plåster eller poesi kan fixa.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Er is hier pijn die niet te verzachten is door pleisters of poëzie.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Es gibt hier Schmerzen, die nicht mit einem Verband oder Gedicht geheilt werden können.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Există durere aici ce nu se vindecă cu plasturi ori poezie.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Existuje bolesť, ktorú neodstráni leukoplast ani poézia.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Há mágoas que não podem ser curadas com pensos rápidos ou com poesia.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Il y a une plaie ici qui ne peut être raccommodée avec des bandages ou de la poésie.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Jest taki ból, którego nie można uleczyć plasterkiem ani poezją.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Qui ci sono ferite che non possono essere curate con cerotti o poesia.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Tu je bolečina, ki je ne moreš pozdraviti z obliži ali poezijo.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Vannak it fájdalmak amiket sem sebtapasz, sem költészet nem gyógyithat.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Υπάρχει πόνος, εδώ που δεν γιατρεύεται με επιδέσμους ή ποίηση.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.И есть боль, которая не проходит от пластыря или стихов.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Има болка, която не може да бъде спряна с левкопласт и поезия.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.Існує такий біль, який не можна зцілити перев'язками чи поезією.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.יש כאן כאב שאינו יכול להרפא בעזרת תחבושת או שירה.
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.هناك ألم في هذه الحياة يمكن معالجته بلصاقات الجراح .. او بأبيات الشعر !
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.治せない傷がある ワンダーウーマンは 来てくれないのだと
Tam burada acı var yara bantları ya da şiirin iyileştiremeyeceği.여기 이곳에도 반창고나 시(詩)로 치유가 안되는 상처가 있어요
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Browser-ul a fost tare de tot, dar era primitiv, cu lăţime de bandă foarte îngustă.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Các trình duyệt hiển nhiên rất tuyệt vời, nhưng chúng vẫn còn thô sơ, băng thông còn rất hẹp.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.De browser was geweldig. maar hij was primitief, had een kleine bandbreedte.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Der Browser war großartig, aber er war sehr primitiv, mit sehr begrenzter Bandbreite.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Fue algo grande, pero era muy primitivo, el ancho de banda muy estrecho.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Il browser era grandioso, ma era ancora primitivo, con una banda molto ristretta.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.하지만 그 때 브라우저는 매우 원시적이고 대역폭도 아주 좁았어요.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Le navigateur était bien, mais il était très primitif, avec une bande passante très étroite.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Браузер був чудовим, але дуже примітивним і повільним.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Браузер был замечательным новшеством, но очень примитивным, со слабой пропускной способностью.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.Браузърът беше чудесен, но беше много примитивен, много слабо пропусклив.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.אבל הוא היה מאד פרימיטיבי בעל רוחב פס מאד צר.
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.لكن المتصفح كان جداً بدائي، المحتويات التي يعرضها كانت محدودة
Tarayıcı güzeldi, ancak biraz ilkeldi ve çok dar bir bant genişliğine sahipti.最初は文字だけでした それから画像-
Taşıma bantlarının da durdurulmasıyla madendeki çalışma tamamen kesildi.Las operaciones en la mina se paralizaron por completo y las cintas transportadoras se detuvieron.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.버섯과 전기가 통하는 테이프와 풀 등을 이용해서 오르간을 만들었어요.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.Użyła trochę elektrycznej taśmy i gorącego kleju
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.הכינה אורגן מפטריות שגדלות בטאיוואן וקצת סרט חשמלי ודבק חם.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.صنعت اورقان عش الغراب (فطر) من اعشاش غراب من تايوان و شريط كهرباء و بعض الصمغ الساخن.
Tayvan'da yetişen bir mantar, biraz elektrik bantı ve yapıştırıcı ile bir mantar org yaptı.「キノコ・オルガン」を作りました プロのデザイナーも これを使って
Tor Norretranders adlı, ve duyuların bant genişliğini bilgisayar terimlerine çevirdi.Er überführte die Bandbreite der Sinne in Computerbegriffe.
Tor Norretranders adlı, ve duyuların bant genişliğini bilgisayar terimlerine çevirdi.작업을 접하게 되었습니다 그는 오감의 대역폭을 컴퓨터 처리 단위로 바꾸는 일을 하고 있었습니다.
Tor Norretranders adlı, ve duyuların bant genişliğini bilgisayar terimlerine çevirdi.Tora Norretrandersa, który skonwertował przepustowość zmysłów na terminy komputerowe.
Tor Norretranders adlı, ve duyuların bant genişliğini bilgisayar terimlerine çevirdi.Tor Norretranders, die de bandbreedte van de zintuigen in computertermen vertaalde.

İlgili Sayfalar