Bu sorunu aşmak için ünlü banker aile olan Rothschildlere başvurmuştur.Astfel a invitat supremația familiei Rothschild in acest domeniu.
Aynı zamanda Romalı bankerler de verdikleri borçları geri istediler.Eladásából Rubikék visszafizették tartozásaikat.
Aynı zamanda Romalı bankerler de verdikleri borçları geri istediler.Samaan aikaan roomalaiset rahoittajat vaativat lainojaan maksettaviksi.
Bankers Life Fieldhouse, Indianapolis,Indiana'da yapılmış olan ABD'de bir kapalı spor salonudur.Το Bankers Life Fieldhouse είναι ένα κλειστό στάδιο που βρίσκεται στην Ιντιανάπολις, Ιντιάνα των ΗΠΑ.
Manzoni, 1808 yılında Ceneviz'li bir bankerin kızı olan Henriette Blondel ile evlendi.1808 ægtede han i Milano Enrichetta Blondel, datter af en rig bankier i Genève.
Aynı zamanda Romalı bankerler de verdikleri borçları geri istediler.Samtidig innkrevde romerske finansmenn sine lån.
1824 yılında İngiliz hükümeti, banker John Julius Angerstein'dan 36 tablo satın aldı.Det ble til da den britiske regjering kjøpte 38 malerier fra John Julius Angersteins arvinger i 1824.
Manzoni, 1808 yılında Ceneviz'li bir bankerin kızı olan Henriette Blondel ile evlendi.I 1808 giftet han seg i Milano med Enrichetta Blondel, datter av en rik bankier i Genève.
Kala kala elinde bankerlk bürosunun "kapısı" kalmıştır.«Sentralbankrollen» ble da ivaretatt av «Bankembetet» («Banking Office») i Finansdepartementet.
Yanına gönderildiği amcası çok ünlü ve başarılı bir bankerdi.Ayahnya adalah seorang bankir investasi yang sukses.
"The Blind Banker", TV dizisi Sherlock'un ikinci bölümü.Peaky Blinders adalah sebuah serial televisi Inggris dari saluran BBC Two.
Resmi adı BBA LIBOR'dur( British Bankers' Association Libor) ve BBA tarafından organize edilir.この集計・発表はかつては英国銀行協会(BBA)が実施し、「BBA LIBOR」と呼ばれていた。
Banker piyasası ve hükümet cephesinde panik başladı.株式市場が崩壊し、銀行恐慌が始まった。
Bilo artık zengindir ve Bankerdir.金持ちでモデルもしている。
O zamanlar Banker Sokağı da Rue Camondo (Kamondo Sokağı) olarak bilinmekteydi.当时的银行家街称为卡莫多街(Rue Camondo),阶梯因而得名。
Bağdat veziri kendi sermayesini Yahudi bankerlere emanet etmişti.巴格达的高官也将其资产委托给犹太银行家打理。
Kocasının ölümünden sonra onun bankerlik mesleğini devam ettirdi.在丈夫死後,她繼續做氣球飛行測試。
Bankers Life Fieldhouse, Indianapolis,Indiana'da yapılmış olan ABD'de bir kapalı spor salonudur.뱅커스 라이프 필드하우스(Bankers Life Fieldhouse)는 미국 인디애나주 인디애나폴리스에 위치한 실내 경기장이다.
Fransa'nın en büyük bankeri olduğu söylenir.כיום הבנקאי החזק ביותר בצרפת.
1824 yılında İngiliz hükümeti, banker John Julius Angerstein'dan 36 tablo satın aldı.המוזיאון נוסד כמוסד ציבורי כאשר ממשלת בריטניה רכשה 36 תמונות מהבנקאי ג'ון ג'וליוס אנגרשטין.
18 Kasım 2012 tarihinde Indianapolis'teki Bankers Life Fieldhouse'da düzenlenmiştir.Провежда се на 25 септември 2016 в Bankers Life Fieldhouse в Индианаполис, Индиана.
İlerleyen zamanlarda piyangodan büyük bir ikramiye kazanıp banker olmuştur.Накрая му писнало и предлага оферта на банка.
Fransa'nın en büyük bankeri olduğu söylenir.Prancūzija gavo didžiausią banko kapitalo kvotą.
2010 yılının Aralık ayında, The Banker kendisini Yılın "Maliye Bakanı olarak seçti.Tų pačių metų vasario 11 d. Barrow paskyrė save šalies finansų ministru.
Değil mi? Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Тогава един ден, на един луд банкер му дошла идея.
Her şey bankerler içindi.Bolo to o bankároch.
Her şey bankerler içindi.Ce n'étaient pas pour les clients. C'était pour les banquiers.
Her şey bankerler içindi.Chodziło o bankierów.
Her şey bankerler içindi.Contau bancherii.
Her şey bankerler içindi.Det handlade om bankfolket.
Her şey bankerler içindi.Det handlede om bankerne.
Her şey bankerler içindi.Es ging um die Banker.
Her şey bankerler içindi.Het ging niet om klanten. Het ging om bankiers.
Her şey bankerler içindi. Kendi işlerine yarayan bir model yarattılar.그건 은행가들을 위한 것이었죠. 단지 그들에게 맞는 걸 만들어냈던 겁니다.
Her şey bankerler içindi. Kendi işlerine yarayan bir model yarattılar.זה היה עניין שסבב סביב בנקאים. הם יצרו משהו שעבד בשבילם.
Her şey bankerler içindi. Kendi işlerine yarayan bir model yarattılar.بل يتعلّق بأصحاب البنوك. لقد جاءوا بنظام يناسبهم.
Her şey bankerler içindi. Kendi işlerine yarayan bir model yarattılar.仕事中にどうやって
Her şey bankerler içindi.Mà là các chủ ngân hàng.
Her şey bankerler içindi.Mert nem érdekelte őket. Nem a fogyasztóról szólt. Hanem a bankárokról.
Her şey bankerler içindi.Não era pelos clientes. Era pelos banqueiros.
Her şey bankerler içindi.Se trataba de los banqueros.
Her şey bankerler içindi.Si trattava dei banchieri.
Her şey bankerler içindi.Αφορούσε τους τραπεζίτες.
Her şey bankerler içindi.Главными были банкиры.
Her şey bankerler içindi.Головними були банкіри.
Her şey bankerler içindi.Те създадоха нещо, което работи за тях.
Her şey bankerler içindi.眼中只有銀行家
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Certo? Um dia, um banqueiro louco teve uma ideia.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Într-o zi, niște bancheri nebuni au avut o idee.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.어느날, 어떤 정신나간 은행가가 아이디어를 냈죠.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Mais un jour, un banquier fou a eu une idée.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Men en dag fick en galen bankperson en idé.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Men, en dag, fik en skør bankier en ide.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Nun, eines Tages hatte ein verrückter Banker eine Idee.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Op een dag had een maffe bankier een idee.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Otóż pewnego dnia, jakiś szalony bankier wpadł na pomysł.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Raz dostal jeden bláznivý bankár nápad.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Rồi một ngày nào đó, một ông chủ ngân hàng điên rồ nào đó có một ý tưởng.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Ugye? Egy nap egy őrült bankárnak egy ötlete támadt.
Ve bir gün, çılgın bir bankerin aklına bir fikir geldi.Un día, un banquero loco tuvo una idea.