bankalar ile cümle
bankalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O zamanlar Fed dış ulusal bankalara toplamda 300 Milyar ABD Doları swap-lines vermiştir.Pagaron 40 millones de Reichmarcks a las SS por ello.
Ancak alacaklı bankalar "hileli iflas" olduğunu öne sürdü.Pero se sabe que está involucrado en los "Bajos Fondos".
Kıbrıs Cumhuriyeti'nde bulunan bankaların listelendiği maddedir.Establece las normas de establecimiento de bancos en la República de Abjasia.
11 Haziran 1948 tarihinde, tüm bankalar ve büyük işletmeler millileştirildi.Il 11 giugno 1948 tutte le banche e le maggiori imprese vennero nazionalizzate.
İzlanda, savaş esnasında, yabancı bankaların hesaplarında hatırı sayılır miktarda para biriktirdi.L'Islanda prosperò nel corso della guerra, ammassando considerevoli riserve di valuta in banche estere.
Finlandiya Bankası, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Eurosystem'in bir üyesidir.Fa capo al Sistema europeo delle banche centrali e fa parte dell'Eurosistema.
Estonya’daki en büyük bankalar Swedbank, SEB Bank ve Nordea’dır.Swedbank è una delle banche principali in Svezia, insieme a Nordea, Handelsbanken e SEB.
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Ovviamente i depositi creati attraverso l'attività bancaria del prestito aumentano la disponibilità di moneta.
Bunlar Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin kontrolündedir.Fa parte integrante del sistema europeo delle banche centrali.
Merkez bankalarının amacı gelir artışını ve iş imkânını artırmaktı.Il compito delle banche centrali si estese alla domanda di occupazione e di crescita dei redditi.
Komşu ülke İsviçre'nin bankaları ise aynı dönemde yaklaşık 3‚550 milyar İsviçre Frangı yönetmiştir.Nel 2009 le banche svizzere hanno gestito 5.400 miliardi di franchi svizzeri.
Banka, 2007 yılında Banca Intesa ve Sanpaolo IMI bankalarının birleşmesi sonucu kurulmuştur.2007 – Avviene la fusione tra Banca Intesa e Sanpaolo IMI in Intesa Sanpaolo.
Bankalar, farklı bankalardaki veya merkez bankasındaki vadesiz hesapları bünyesinde bulundururlar.Esempio i conti correnti passivi presso istituti bancari o altri organismi finanziari.
Çeşitli bankaların yönetim kurulu üyesi oldu.Был членом правления различных банков.
Kanada dolarını rezerv para birimi olarak kullanan bankalar da bulunmaktadır.Вроде бы то же самое сейчас делают все правительства, у которых есть хоть какие-нибудь денежные запасы.
Dünyanın en büyük bankalarından ikisi (UBS ve Credit Suisse) İsviçre merkezlidir.Крупнейшими швейцарскими банками являются UBS и Credit Suisse.
Bunlar Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin kontrolündedir.Он является членом Европейской системы центральных банков.
Yine ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da mevcut değildi.Во-вторых, еще не существовало законодательной базы, регулирующей отношения в банковской сфере.
Bu bankalardan biri 100.000$ bağışta bulundu fakat Arazi, bu bankaların ismini vermeyi reddetti.Один из них выделил сумму в $100 000, но Арази отказался оглашать какой именно.
Büyük sanayi kuruluşları ve bankalar ulusallaştırıldı.Здесь располагаются важные офисные центры и банки.
Finlandiya Bankası, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Eurosystem'in bir üyesidir.Является членом Европейской системы Центральных банков, однако не входит в Еврозону.
Bankalar, bu teknolojiye ilgi duyuyor çünkü arka ofis yerleşim sistemlerini hızlandırma potansiyeli var.البنوك مهتمة بهذه التكنولوجيا لأن لديها القدرة على تسريع أنظمة المكاتب الخلفية.
Bankalar çöktü, ticari kuruluşlar başarısızlığa uğradı, fiyatlar düştü ve binlerce çalışan işini kaybetti.انهارت المصارف وفشلت الأعمال التجارية وانخفضت الأسعار وفقد آلاف العمال وظائفهم.
Türkiye'nin en büyük şirket ve bankalarının önemli bir kısmı bu bölgede bulunmaktadır.كذلك تقع مراكز أكبر وأهم الشركات والمصارف التركية في هذه المنطقة.
Büyük sanayi kuruluşları ve bankalar ulusallaştırıldı.تم خصخصة معظم البنوك الحكومية الكبيرة والشركات الصناعية.
Örgütlenmiş para piyasası bir bankalar sistemidir.البنك التجاري هو ببساطة بنك.
Türkiye’de Hükûmet, kamu bankaları eliyle İslamî bankacılığı güçlendirmek üzere harekete geçiyor.حسب صندوق النقد الدولي فإن هذه الصفقة، من شأنها أن تسرع القروض لدعو الإصلاح المصرفي في تركيا.
1947 - Amerika Birleşik Devletleri özel bankaları, Türkiye'ye kredi vermeyi reddetti.في عام 1919 طالبت الولايات المتحدة بسداد القروض.
Bankalar grubuna en son 1989 yılında Amerikalı bankaları da katılınca banka büyümüştür.ونتج عن ذلك أنه عندما رفع بنك إنجلترا أسعار الفائدة، اضطرت المصارف الكبرى في الولايات المتحدة لفعل الشيء نفسه.
11 Haziran 1948 tarihinde, tüm bankalar ve büyük işletmeler millileştirildi.Em 11 de junho de 1948, todos os bancos e grandes negócios foram nacionalizados.
Bankalar çöktü, ticari kuruluşlar başarısızlığa uğradı, fiyatlar düştü ve binlerce çalışan işini kaybetti.Bancos faliram, negócios falharam, cotações declinaram e milhares de trabalhadores perderam seus empregos.
İzlanda, savaş esnasında, yabancı bankaların hesaplarında hatırı sayılır miktarda para biriktirdi.A Islândia prosperou durante a guerra, reunindo reservas financeiras consideráveis em bancos estrangeiros.
Bu banka diğer merkezî ve ticari bankaların işlevlerinin çoğunu yerine getirir.O banco cumpre muitas funções de outros bancos centrais e comerciais.
Hemen hemen tüm sanayi, bankalar ve işletmeler kamulaştırıldı.Quase toda a indústria, bancos e empresas foram nacionalizadas.
Çeşitli bankalarda çalıştı.Ela trabalhou em bancos em vários locais.
Bu varlıklar daha sonra Deutsche ve Dresdner bankaları dahil çeşitli Avrupa bankalarına yatırıldı.Os ativos foram então canalizados para os bancos europeus, incluindo Deutsche Bank e Dresdner Bank.
En büyük sarakinler halka açık ticarettedir ve sıklıkla büyük bankalar ile işbirliği içerisindedir.Os maiores sarakin são conhecidos publicamente e muitas vezes aliados com os grandes bancos.
Fakat çoğu ülkede merkez bankaları "Ülke Bankası" olarak adlandırılır.Muitos bancos centrais têm uma taxa primária que é chamada de "taxa do banco central".
Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.Traduz a capacidade dos bancos de ampliar a base monetária através do crédito.
Merkez bankalarının amacı gelir artışını ve iş imkânını artırmaktı.Sua fusão ocorreu a fim de aumentar a altura e o poder do membro.
Bankalar, sınırsız altın üretir.Gerando uma fusão de auras sem problemas.
Çeşitli bankaların yönetim kurulu üyesi oldu.Hij zetelde in de raad van bestuur van verschillende banken.
Ailesi 1919 yılında Coca Cola Company’i 25 milyon dolara Atlanta’nın bir bankalar konsorsiyumuna sattı.De familie Candler verkocht het bedrijf in 1919 voor 25 miljoen dollar aan een bankgroep.
Bankalar çöktü, ticari kuruluşlar başarısızlığa uğradı, fiyatlar düştü ve binlerce çalışan işini kaybetti.Minder tickets werden verkocht, de bedrijfsresultaten verslechterden en veel banen gingen verloren.
Bâzı bankalar tarafından müşterilerin doğal gaz, elektrik, su gibi ödemelerini finanse etmede kullanılır.Vastrecht is het bedrag dat gebruikers van gas, water en elektra betalen ongeacht hun verbruik.
Monte dei Paschi di Siena MPS İtalya’nın en büyük bankası ve dünyanın en eski bankalarından birisidir.De Banca Monte dei Paschi di Siena (MPS) is de oudste bank ter wereld.
Bunlar Avrupa Merkez Bankaları Sisteminin kontrolündedir.De bank maakt deel uit van het Europees Stelsel van Centrale Banken.
Mağazalara ve bankalara zarar verildi.Banken en pandhuizen werden leeggeroofd.
Eyaletler tarafından imtiyazlanan bankalar Federal Rezerv Sistemi'ne üye olup olmama hakkına da sahiptirler.De Federal Funds zijn de verplichte reserves die banken aanhouden bij de Federal Reserve.
Estonya’daki en büyük bankalar Swedbank, SEB Bank ve Nordea’dır.Tegenwoordig zijn belangrijkste rivalen in de Letse bancaire markt Swedbanka en Citadele banka.
O gün bankalar, postaneler, restoran ve barlar kapalı olur.Op deze dag zijn de winkels, banken, postkantoren en andere openbare diensten zodoende gesloten.
Bankacılık sektörü, Avrupa bankalarının varışı sayesinde genişlemiş ve otomobil satışları yükselmiştir.De omzet van UCB is toegenomen door de afzet van nieuwe geneesmiddelen.
Toplantıları düzenleyenlere göre çiftçiler umutlarını bankalara bağlamış.Volgens degenen die de bijeenkomsten organiseren, zouden de boeren hun hoop op de banken hebben gevestigd.
Fakat çoğu ülkede merkez bankaları "Ülke Bankası" olarak adlandırılır.Z tego powodu większość krajów Ameryki Środkowej nazwanych jest „republikami bananowymi”.
Finlandiya Bankası, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Eurosystem'in bir üyesidir.Bank należy do Europejskiego Systemu Banków Centralnych i do Eurosystemu.
Kentte ayrıca bankalar, sigorta şirketleri, iletişim şirketleri ve atölyeler bulunmaktadır.W mieście swoje siedziby i oddziały ma wiele banków, towarzystw ubezpieczeniowych oraz spółek wydawniczych.
Reserve Bank of India gibi bazı bankalar bile kamulaştırıldı.Bank Rezerw (centralny bank Indii) wydał podobne oświadczenie dla banków.
Kimi merkez bankaları "ulusal banka" olarak adlandırılır; örneğin Ukrayna Ulusal Bankası...Wciąż ich nazwa brzmiała: „złoty”. Osobny artykuł: Narodowy Bank Polski.
Mevduat, ticaret bankalarının en önemli kaynağıdır.Powyższe napoje są głównymi artykułami handlowymi mężczyzn.
Bu durumda merkez bankalarının ticaret bankalarına borç vermesi söz konusudur.Jest to powszechny sposób udzielania przez banki centralne krótkoterminowych pożyczek dla banków komercyjnych.
İlgili Sayfalar