Uyandığında kendini bir bankın üstünde uzanırken buldu.He woke up to find himself lying on a bench in the park.
O yetenekli bir bankacı.He is an able banker.
Onlar parkta bir banka oturdular.They sat on a bench in the park.
Onlar parkta bir bankta oturdu.They sat on a park bench and began talking.
Onun bankada çalışan bir amcası var.She has an uncle who works in a bank.
Onun babası bankada çalışır.Her father works at the bank.
Onun babası bir banka memuru.Her father is a bank clerk.
O, parayı bankaya yatırdı.She put the money in the bank.
O, banka oturdu.She seated herself on the bench.
O eskiden bir banka memuruydu.She was formerly a bank clerk.
Parayı bankadan çekti.She drew out the money from the bank.
O, bankadan tüm tasarruflarını çekmek istedi.She intended to withdraw all her savings from the bank.
İşine bankada devam etti.She continued her job in the bank.
O bir bankada çalışır.She works in a bank.
O bir banka memuru ile evlendi.She married a bank clerk.
O bankaya büyük miktarda bir para yatırdı.She deposited a large sum of money in the bank.
Bankaya her ay 10.000 yen yatırıyor.She deposits 10,000 yen in the bank every month.
Babam maaşının bir bölümünü her ay bankaya yatırıyor.My father banks part of his salary every week.
Ağacın altında bir bank var.There is a bench under the tree.
O, bir bankta gözleri kapalı oturuyordu.He was sitting on a bench with his eyes closed.
Gözlerin kapalı olarak bir süre bankta uzan.Lie on the bench for a while with your eyes closed.
Postane tam bankanın karşısında.The post office is just across from the bank.
Yaşlı adam gözleri kapalı bankta oturdu.The old man sat on the bench with his eyes closed.
En yakın bank nerede?Where is the nearest bench?
Lütfen banka git.Please go to the bench.
Bir bankacının yaşamı zordur.A banker's life is difficult.
Bank orada da var, değil mi?The bank is there too, isn't it?
Altı aylığına banka kredisi almak istiyorum. Şimdi ne yapıyor olmalıyım?I want to get a bank loan in half a year's time - what should I be doing now?
O bankada çalışır.He works at the bank.
O bir bankada çalışıyor.He works at a bank.
Onun bir bankada çalışan bir amcası var.He's got an uncle who works in a bank.
Çeki alır almaz bankaya gittim.As soon as I received the cheque, I went to the bank.
Para çekmek için bankaya gittim.I went to the bank to take out money.
Bu yer bankadan uzak mı?Is this place far from the bank?
Yakınlarda bir bankamatik var mı?Is there a cash machine near here?
Banka postanenin yanındadır.The bank is next to the post office.
Banka sekizden ikiye kadar açık kalır.The bank stays open from eight until two.
O bankta oturdu.She sat on the bench.
Bank da orada, değil mi?The bench is there too, isn't it?
ATM benim banka kartımı yuttu.The ATM has swallowed my debit card.
Hiç bir dolarlık bankanotların var mı?Do you have any one dollar bills?
Bir bankada çalışıyorum.I work in a bank.
Köşe başında banka var.There's a bank on the corner.
Tom parasını bankaya yatırdı.Tom put his money in the bank.
Paranı bankaya yatırır mısın?Do you keep your money in a bank?
Banka ekonomik durgunluk sırasında çöktü.The bank collapsed during the recession.
Banka onlara daha fazla kredi vermeyi reddetti.The bank refused to give them more credit.
Mary mücevherlerini bankada kilitli tutar.Mary keeps her jewels locked up in the bank.
Tom bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.Tom took out a loan in order to buy a car.
Bankerin maaş kesintisi geçiciydi, kalıcı değil.The banker's pay cut was temporary, not permanent.
İki dolarlık banknotlar Amerika'da nadirdir.Two-dollar bills are rare in the United States.
Bankalar önümüzdeki durgunluk için nasıl hazırlanabilirler?How can banks prepare for the next recession?
Maskeler takan iki adam bankayı soydu.Two men wearing masks robbed the bank.
Banka öğrenci kredi talebimi veto etti.The bank vetoed my student loan application.
Pasaportunu bankaya götürmelisin.You must take your passport to the bank.
Lütfen bana bankaya nasıl gideceğimi söyleyin.Please tell me how to get to the bank.
Beyefendi bankanın önünde durdu.The gentleman stood in front of the bank.
O, grafiti değil, Banksy!It's not graffiti; it's Banksy!
Marge, İskoçya Kraliyet Bankası için çalışıyor.Marge works for the Royal Bank of Scotland.
Bu sabah bankaya gitmem gerek.I need to go to the bank this morning.