Ana içeriğe geç
Sözlük

bank ile cümle

bank kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
-nakit veya Merkez Bankası rezerv--hakkında.-- cash or central bank reserve -- about.
KISMİ REZERV BANKACILIKFRACTlONAL RESERVE BANKlNG
Zaman içinde banka tarafından gerekli paranın toplam miktarı pek değişmez.Over time, the total amount of money needed by the bank doesn't change much.
Bunlar 'hesapları rezerv' nakit--saklamak yok sadece elektronik Merkez Bankası hakkını saklı tutar.These 'reserve accounts' don't store cash -- just electronic central bank reserves.
Brüt yerleşme ne kadar net farklılıklar borçlu bankalar arasında işlemci gerekir olabilir.Gross Settlement Processor how much the net differences owed between the banks should be.
Birkaç dakika içinde ne aslında ne kadar para bankalar oluşturabilirsiniz sınırlar görürsünüz.In a few minutes, we'll see what actually limits how much money the banks can create.
Ve dünyanın en büyük tohum bankası.And it's the largest seed bank in the world.
Ancak gördüğümüz üzere Çin Merkez Bankası bunun olmasını istemiyor.We saw that the people's bank of china does not want that happen.
Tabi ki bankalarımız ve hükümetimiz de.And of course our banks did as well, as did our federal government.
Visa, insanların artık kredi kartından daha çok bankamatik kartı kullandıklarını açıkladı.Visa now reports that more people are using debit cards than they're using credit cards.
O zaman burada biz mali sektör, bizim taraftar Bankası tarafından lobi var,Then here we have got lobbying by the financial sector, our supporter base,
Bankacıları getirdiHe even brought the bankers.
Diyelim ki bankanın 60 lira borcu ve 40 lira özsermayesi var. -Let's say it has $60 liability. $40 of equity.
Şuan, bankanın tek bir aktife sahip olduğunu varsayıyoruz. -We're just assuming a world that only has one set of assets.
Çünkü eğer bu aktifi 60 liranın altına satarlarsa, banka iflas eder. -Because obviously if they sell this for anything less than $60, the bank is bankrupt.
Böylece banka iflas edecek.And the bank is bankrupt.
Şimdi bu 60 lirayı bankaya verebilirler. -And what they can now do, is they can give that $60 to the banks.
Yani, bankanın elindeki aktifi elden çıkarmak için istediği fiyatı ödemiş olacaklar. -Essentially paying a price that the banks are willing to part with the assets for.
Banka da onlara aktifi verecek.And then the banks are going to give them the assets.
Şimdi bankanın, borçlarını likit tutmak için kullanabileceği 60 liralık nakdi var. -So now the bank has $60 of cash that it can use to keep its liabilities liquid.
Bu bankanın bilanço tablosu.So this is the bank's balance sheet.
Bu bir uydurmaca değil, şuan devlet bankaya borç veriyor. -This isn't fiction.
Bu bankalar buradaki 7 liralık nakdi alıyor. -And they'll get $7 of cash right here.
Şimdi ise bankalar ayrı bir kurum oluşturuyor.Now what the bank does is, they create a separate entity. They can call it whatever they want.
Bankalar mükemmel; özel amaçlı kurumlar sürekli oluşturuluyor. -I mean, banks are great. Special purpose entities happen all the time.
Banka bu katılımı gerçekleştiriyor.So they do that there.
Bu durumda banka aslında özel yatırımcı, değil mi? -They're controlling this entity here.
Fark etmez. Fakat bu kurumun bankanın aktifi için ödeyeceği parayı bankanın kendisi belirliyor. -But they essentially set the price for which this entity is going to pay for its own assets.
Banka, aktif için 100 lira ödetiyor ve aktifi bilanço tablosundan çıkartıyor. -Take it off their balance sheet. And then they're sitting with $100 cash.
Peki banka bunu neden yapıyor?Well, think about it.
Böylece banka ödeme gücü olan bir halde kalacak.So this investment right here is going to be wiped out.
Bankanın yaptığı yatırım mahvolacak ama gene de ellerinde 100 liralık nakit olacak. -But still, the bank got $100 in cash.
Kaldıraç konusunu bir banka örneği ile ele alalım. .We'll talk about it in a lot of different contexts.
Diyelim ki bankamızdan farklı projeler için kredi veriyoruz. .Let's say I make out some loans for different projects.
Yani bankamız battı. .So essentially I'm broke. This bank is out of business.
Zorunlu karşılıklar ile bankacılık sektörünün likiditesi düzenleniyor dedik.But if by chance, people ask for more gold than you had, it doesn't mean you're out of business.
Bu kız... Erkeğinin bankada ne kadar parası var onu bile bilmiyor musun?This girl... getting all mad because I am interrogating her boyfriend...
Ve daha sonra bankalarını suçluyorlar kendilerine krediyi veren kötü adamlar oldukları için.And then they blame the banks for being the bad guys who gave them the mortgages.
Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz.We certainly can't trust the bankers, and we certainly can't trust the brokers.
Ve Ken (Sharpe) ve ben kesinlikle biliyoruz ki bankacılara hükmetmeniz gerekir.And Ken [Sharpe] and I certainly know that you need to reign in the bankers.
Çünkü bankacılar akıllı insanlar.Because bankers are smart people.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.The bank helped finance the rebuilding of what was otherwise a dying community.
Banka kazançlıydı.The bank was profitable.
Bankacılar kredi alanlarla birlikte kaldılar.The bankers stayed with their loan recipients.
Bankacılık her zaman bizim şimdi gazetelerde okuduğumuz gibi değildi.Banking hasn't always been the way we read about it now in the newspapers.
Bankacılık her zaman bu şekilde değildi, ve bu şekilde olmak zorunda değil.Banking wasn't always this way, and it doesn't have to be this way.
Hepsinin bir banka hesabı var.They all have bank accounts.
Ve Ağustos Londra ve Ülke Bankacılık bile o semt hakkındaki tümAnd all about that neighbourhood, even from the august London and Country Banking
Banka veznedarlarının yerini ATM'ler aldı.ATM machines to replace bank tellers, bar code scanning to cut down on labor in the retail sector.
This deal will certainly save us from bankruptcy.Don't worry, I won't let you down.
Colorado'da Aurora'da bir bank var.So in Aurora, Colorado it's a bench.
Bu bankın şöyle bir artısı var.But you have a bonus with this bench.
Bu havalimanındaki alışılmışın dışında yapılmış bir bank.This is an unusual installation of airport seating.
Bu Bank Müzesi.This is the Museum of the Bench.
Mavi renkle işaretlediğim de bankanın borçları. .What I'm squaring off in blue, that's the
Örneğimizdeki bankanın 4 milyar $ borcu var.liabilities of the bank. And what I wrote here is, it has $4 billion of liabilities.
Her bankanın elinde bulunan CDO tutarı farklıdır. .This isn't always the case, different banks have different exposures to CDOs.
Örneğimizdeki bankalardan bunun ismi A Bankası ve bunun ismi de B bankası olsun.For example, let's say this is Bank A, this is Bank B.
Diyelim ki bunun 1 milyar $'lık kısmı, B bankasından almış oldukları kredi olsun.Maybe a billion of these are a loan from bank B.
Vermiş oldukları bu kredi, B bankasının aktifleri arasında.This is one of its assets.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod